Yunanistan'a da bir Kemal Derviş bulalım!

Perşembe, 06 Mayıs 2010 - 05:00

Yunanistan’da ekonomik krizin tetiklediği sokak gösterileri dalga dalga yayılıyor. Atina’da dün çok endişe verici görüntüler vardı. Gösterilerde 3 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) bir aracı da yakıldı ancak bu olay Türk düşmanlığıyla ilgili değildi. Yunanlılar ülkedeki basın kuruluşları grevde olmasına rağmen çalışmaya devam eden İHA muhabirlerini ve canlı yayın aracını muhtemelen grev kırıcısı gibi görüp kundakladılar.
Olaylar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta Atina’ya gidişini engelleyecek boyuta varacak mı bilmiyorum ama komşunun başına gelenler tam ibretlik.
Yunanistan kelimenin tam anlamıyla ekonomik iflas yaşıyor. Ekonomi reel olarak yüzde 3 küçülmüş durumda. Ülkenin dış borcu 100 milyar doları aşıyor. Almanya, Fransa gibi Avrupa Birliği’nin güçlü ülkelerinin ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yaptığı yardımlar çok ağır şartlara bağlı. Kimi Yunan gazeteciler bu şartları “Ölmeden canlı canlı mezara girmek” şeklinde tanımlıyor.
Avrupa’daki basın yayın organlarında Yunanistan’la ilgili olarak çıkan haber ve yorumlar da ülkeyi küçük düşürecek nitelikte. Halkın öfkesi de biraz bundan kaynaklanıyor. Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi yayınladığı bir karikatürde Yunanistan kültür mirasının en önemli sembolü Akropolis’in tepesine bir Türk bayrağı yerleştirmiş ve “Türkler satın aldı da kurtulduk” gibi bir başlık kullanmıştı. Alman Focus dergisi de Yunan antik döneminin güzellik tanrıçası Afrodit’i dilenci şeklinde resmetmişti.
Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu’nun tek başına bu sorunların altından kalkabilmesi neredeyse imkansız. Çünkü eski Başbakan Kostas Karamanlis döneminde büyük boyutlara varan rüşvet ve yolsuzluklar Yunan ekonomisinde ağır bir gedik açtı.
Kemal Derviş, Kasım 2000 ve Şubat 2001’de yaşanan büyük ekonomik krizin ardından Türkiye’ye davet edilmişti. O dönemde görev yaptığı Dünya Bankası’ndan ayrılarak Türkiye’ye gelen Derviş, Bülent Ecevit hükümetinde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevine getirilmişti. Mali disiplini sağlamak konusunda çok radikal kararlar almıştı. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile müzakereleri yürüterek ekonomik krizin asgari hasarla atlatılmasını sağlamıştı. Benzer sorunlarla boğuşan Yunanistan’a da bir Kemal Derviş bulmak gerekecek gibi görünüyor.

İngiltere gündemden düştü
Türkiye kamuoyu genellikle Almanya, Fransa ve Yunanistan gibi ülkelerdeki seçimlere ilgi gösterir. Fakat İngiltere seçimleri hiçbir zaman Türkiye’de çok yakından izlenmemiştir. İngilizler oy kullanmak üzere bugün sandığa gidecek ama Türkiye’de yayınlanan dünkü gazetelerde İngiltere hakkında tek tük haberler vardı. Margaret Thatcher ve Tony Blair gibi daha karizmatik başbakanların görev yaptıkları dönemde İngiltere’de olup bitenlerle daha fazla ilgiliydik.
İngiltere’nin şimdiki Başbakanı Gordon Brown o kadar silik bir başbakanlık yaptı ki ülkesini dünyanın gündemine sokmayı hiç başaramadı. İngiltere’nin Avrupa Birliği içinde Türkiye’ye öteden beri yakın bir duruşu vardır. Fakat bu hiçbir zaman Türk kamuoyunda algılanacak düzeyde elle tutulur sonuçlar vermemiştir. Kıbrıs konusunda da Türk tarafı açısından İngiltere’nin tutumu tam bir kafa karışıklığıdır. Diplomatik ve yeşil pasaport sahibi Türklerden bile vize isteyen İngiltere son yıllarda uyguladığı katı vize politikalarıyla Türk vatandaşlarına adeta “Benim ülkeme gelme” diyen bir ülke görünümüne büründü. Londra hükümeti son olarak İngilizceyi başlangıç seviyesinde bilmeyenlerin İngiltere’deki dil okullarına erişimini kısıtladı. İngiltere’nin son dönemde Türkiye konusunda izlediği pasif ve kişiliksiz politikalar Türk vatandaşları açısından tam bir hayal kırıklığı yarattı.