Yunanistan'ın Türkiye politikası değişmez

Cumartesi, 03 Ekim 2009 - 00:05

Komşumuz Yunanistan, erken genel
seçimler için yarın sandık başına
gidiyor. Seçime katılan çok parti var ama
bu ülkede geleneksel olarak yarış hep iki
parti arasında geçer. Bunlar; sol kanattaki
PASOK ve muhafazakar görüşlü Yeni
Demokrasi Partisi (YDP). Eski Dışişleri
Bakanı Yorgo Papandreu PASOK’u,
şimdiki Başbakan Kostas Karamanlis
ise YDP’yi temsil ederek seçime giriyor.

Yunanistan’da seçimlerin her dönemde
en önemli konusu daima Türkiye olmuştur. 
Ancak bu kez öncekilerden farklı olarak Türkiye
hakkında çok fazla tartışılacak konu yoktu. 

Evet, Kıbrıs’ta, Ege’de ve bir dizi
başka konuda iki ülke arasında kalıcı
çözüm bulunamadığı doğru.
Ama öyle çatışmacı bir hava da yok.

Yunanlılar bu kez seçim
kampanyasında işsizliği, orman
yangınlarıyla mücadeledeki başarısızlıkları
ve yasa dışı göç gibi konuları tartıştı.

Yunanistan Başbakanı Kostas
Karamanlis ile Başbakan Tayyip
Erdoğan arasında oluşan dostluk
havasından ötürü Ankara, Karamanlis’in
kazanmasını biraz daha fazla istiyor
olabilir. Fakat son anketlerde Yorgo
Papandreu önde görünüyordu. Seçim
öncesinde orta sertlikte çıkışlar yapmış
olsa da Türkiye’nin Papandreu’dan
korkmasına gerek yok. Çünkü Papandreu
dışişleri bakanlığı yaptığı dönemde
Türkiye’ye güçlü bir destek vermişti.
Türkiye’nin uluslararası arenada nispeten
daha yalnız olduğu o yıllarda merhum
Türk Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile
etkileri bugün de devam eden kalıcı
dostluğun temellerini atmıştı.

Özetle söylemek gerekirse,
Yunanistan’da bu seçimi kimin kazandığı
çok önemli değil. Seçimin sonucu
ne olursa olsun Atina’nın Türkiye’ye
bakışı çok değişmez. Türkiye’nin
Avrupa Birliği çizgisinde yoluna
devam etmesi Yunanistan’ın çıkarınadır.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora
Bakoyanni Türkiye’nin AB’ye
katılmasını stratejik bir tercih olarak
gördüklerini defalarca tekrarlamıştı.

Bu seçimlerin ardından iki ülke de
buzdolabında bekleyen sorunları çözmek
için güçlü bir irade göstermek zorunda.
Dünyada neredeyse bütün ihtilafların
belli oranda çözüm yoluna girdiği bir
dönemde Kıbrıs’taki mevcut statüko
kabul edilemez. Diğer taraftan medyaya
çok yansımasa da zaman zaman
Türk ve Yunan savaş uçakları tehlikeli
şekilde karşı karşıya gelmeye devam
ediyor. Üstelik sivil yolcu uçaklarına
yönelik taciz ihlalleri hiç bitmiyor.

Dış politikada görülmemiş bir atağa
kalkan Türkiye’nin Yunanistan’la
ilgili konuları ise biraz ihmal etmeye
başladığı gibi bir hisse kapılıyorum. Seçim
sonrası dönemde, uzun süredir rafta
bekleyen konuları bir an önce masaya
koyup çözme gayreti göstermeliyiz.