Zaman olur ki...

Çarşamba, 07 Şubat 2018 - 05:00

Başkanlık Sistemi için Özal ve Demirel epey tartıştılar, birbirlerine kaç kere hodri meydan çektiler:

- Halk’a gidelim.

- Yürü, gidelim. E ne oldu?

Aradan 25 yıl geçtikten sonra, sistem değişikliği henüz gündeme geldi.

Madem geldi, geri dönmek de artık kolay değil. Geçmiş ola.



Fakat milletvekiliğinin bir önemi kalmadığını söyleyenler yanılıyorlar.

“Meclis artık bir şey ifade etmezmiş.” Bu da yanlış.

Seçim vakti gelsin, milletvekili olmak için binlerce aday’ın ortalara döküldüğünü görünce anlarsınız milletvekilliğinin önemi kalmış mı kalmamış mı?

Kurultay’da bile listelerde yarışanların asıl hedefi nedir ki? İnsanlar niye şimdiden mevzilendi ki? Demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerden vazgeçmek kimin haddine ki?



Kimse kendini kandırmasın. Meclis’in bir anlamı kalmadıysa niye hâlâ yüzde 10 barajını tartışıyorsunuz?

Cumhurbaşkanlığı seçimine gelince. Yahu, milli hakimiyet’i 1200 kişilik kongre delegasyonu’nun iradesine teslim ediyorsunuz da, 60 milyon seçmenin iradesini niye beğenmiyorsunuz?

- Efendim, sandık her şey değildir.

Bunu demeyin. Öyle diyeceğinize bari deyin ki: sayısal ağırlık yetmez, siyasal ağırlık da lazım.

Tamam. Şimdi mutabıkız.