Zeki insanlar

Cuma, 16 Nisan 2010 - 05:00

Herşey bitti, şimdi de bu çıktı.
Emek Sineması yıkılsın mı, yıkılmasın mı?
Niye yıkılsın, niye yıkılmasın, pek bilen yok ama ağzı olan konuşuyor
- Emek Sineması’na hiç gittin mi?
- Gitmedim.
- Yeri nerede?
-Bilmiyorum.
- Öyleyse ne istiyorsun?
- Emek’e saygı istiyorum.
Buyurun.
Konuşma aynen böyle.
Beyoğlu’nda bir referandum yapsalar, kimin niçin evet, kimin niçin hayır diyeceği belli değil.
*
Park Otel rezil bir şekilde öylece bekliyor.
Yüz karası.
- Yıkalım şunu.
- Hayır.
- Oteli eski haline getirelim.
- Hayır.
- Peki, öyleyse tamamlayalım.
Hayır, hayır, hayır.
Acaba orada da bir referandum mu yapsak?
Yapsak ama soruyu nasıl soracağız? Ne diyeceğiz?
En iyisi bırakın böyle kalsın.
İstemezükçü bir zihniyetin utanç abidesi olarak.
Ve de ibret-i âlem için.
*
Deprem terörü estirerek Yeşilköy ve Florya evlerini ucuza kapatan açıkgözler yetmiyor, şimdi de şunu uydurmuşlar:
- Üsküdar’dan ta Çubuklu’ya kadar, sahilde kazıklı yol yapacaklarmış.
Yalan.
Bir kere teknik olarak imkân yok.
İkincisi, böyle bir para kaynağı yok.
Üçüncüsü, İstanbul’un tarihi yapısından dolayı buna geçit yok.
- Velhasıl, ihtimal yok.
Ama bu haberi sürekli olarak yayıyorlar ki, sahil evlerinin fiyatı düşsün.
Yâni âhlaksızlık öyle noktalara gelmiş ki, 3. Boğaz Köprüsü’nün güzergâhı için, hergün bir şaşırtmaca verilmektedir. Vallahi kaçıp dağbaşında bir kulübeye yerleşmek istiyorum.