Zifiri karanlık

Perşembe, 05 Ağustos 2010 - 05:00

İlk maç sonrası yorumumun başlığı şöyleydi: “Turu geçer de...” Bu başlığı atarken Fenerbahçe’nin bir hafta içinde olumlu yönde müthiş bir değişim geçiremeyeceğini tabii ki biliyordum. Fakat taraftarının da desteğiyle Avrupa’nın orta sınıf takımlarından Young Boys’u yenemese de en azından yenilmeden eleyeceğini düşünüyordum. Ama Fenerbahçe öyle kötü oynuyor ki Young Boys gibi bir takım bile iki maçta abartmıyorum en az 15 net gol pozisyonu buldu. Bunların çoğunda kaleci Volkan başarılıydı.

Tamam yenilen golde büyük hatası var ama iki maçta da hezimeti önledi. Buna karşın Fenerbahçe’nin bulduğu pozisyon sayısı dün gece için hemen hemen yok gibi. Sadece Semih son anlarda kaleciyle karşı karşıya kaldı iyi vuramayınca tur da gitmiş oldu. Yeni transferlerden Stoch hiç gereği yokken iki sarıdan kırmızı kart görüp takımını çok zor durumda bıraktı. Tıpkı bir hafta önce Kazım’ın yaptığı gibi.

Bir diğer yeni transfer Dia iyi futbolcu ama uyum sorunu yaşadığı açık bir biçimde görüldü. Yönetim transferleri geç yaparsa olacağı bu. Bu takımın hala santrforu yok. (Geçen sezon başında Trabzon’da, sezonun ikinci yarısında Fenerbahçe’de ilk 11’e giremeyen Gökhün Ünal şimdi yoklukta takımın değişmez santrforu. Güler misin ağlar mısın?) O geldi bu geliyor diye diye Şampiyonlar Ligi defteri daha ilk maçta kapandı. Bugün itibariyle Fenerbahçe’deki görüntü KOCAMAN bir karanlık. Bu zifiri karanlığı YILDIRIM aydınlatabilecek mi göreceğiz. Ama bu takım, bu görüntüsüyle Avrupa Ligi’ne de erkenden havlu atar.