Büyücü Jose Mourinho Uzaylı Messi'ye karşı

a
a
Pazartesi, 29 Kasım 2010 - 01:00

El Classico'dan Kral'ı yok

Dünya futbolunun en büyük rekabetlerinden biri olarak kabul edilen El Classico'ya sadece saatler kaldı. 700 milyon kişinin izlemesini beklediği dünyanın en büyük maçında Barcelona ve Real Madrid kozlarını Nou Camp'ta paylaşacak. Şampiyonluk yarışını yakından ilgilendiren derbide tıkır tıkır işleyen Barcelona mı yoksa futbolun iletişim dahisi Jose Mourinho yönetiminde kabuk değiştiren Real Madrid mi sahadan zaferle ayrılacak?

Büyücü Mourinho başarabilecek mi?
 
Tarihinde ilk defa pazartesi günü oynanacak El Clasico istatistiklerine göre Real Madrid'in 68, Barcelona'nın 62 galibiyeti bulunuyor. Takımlar 30 kez berabere kalırken Barcelona 2008-2009 sezonundan bu yana 4 maçta da Real Madrid'i mağlup etmeyi başardı. 2 Mayıs 2009'da Barcelona'nın
6-2'lik tarihi zaferi belki de Jose Mourinho'nun oyuncularını motive etmek için kullanabileceği en önemli unsurlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.
 
Sahaya domuz kafası attılar
 
Jose Mourinho döneminde La Liga tarihinin en iyi başlangıcını yapan Real Madrid, ezeli rakibine sahasında bir şok yaşatmayı amaçlarken Barcelona son dönemde yakaladığı üstünlüğü kaybetmemek adına sahadan mutlaka zaferle çıkmak istiyor. Futbolseverlere günler önceden planlar yaptırıp içlerindeki futbol ateşini körükleyen El Clasico'nun geçmişinde ise futbol tarihine geçmiş birbirinden ilginç olaylar yatıyor. 23 Kasım 2002'de Barcelona'dan Real Madrid'e geçen Luis Figo Nou Camp'ta ilk kez Katalanların karşısına çıkıyor. Bu maçta sahaya atılan yabancı maddelerde bir çığır açılıyor.
Luis Figo sahaya çıkarken atılan domuz kafası karşısında yorumcular ne anlatacaklarını şaşırıyor.
 
Kral'ı hasta eden yenilgi
 
Oynandığı günden bu yana aynı heyecanla izlenen derbi bir Kral'ı yatağı bile düşürmüş. İspanya'yı yıllarca demir yumrukla yöneten General Franco sıkı bir Real Madrid taraftarı. 17 Şubat 1974'e gelindiğinde faşist Franco hayatının son dönemlerini yaşıyor. Rinus Michels ile Johan Cruyff'un ortaklığıyla fişek gibi bir takım olan Barcelona, Real Madrid'i 5-0 yendikten bir süre sonra hastalanan General Franco bir türlü iyileşemiyor. Krallığı Juan Carlos'a bırakıp kenara çekildikten 1 yıl sonra ölen Franco'nun yatağa düşmesinde alınan yenilginin ne kadar payı olduğu hala tartışılıyor.
 
El Clasico'da bir Türk
 
Real Madrid'in tecrübeli defans oyuncusu Sergio Ramos, Barcelona'nın süper yıldızı Lionel Messi'nin bu karşılaşmada oynamamasını dilerken Barcelona'nın Arjantinli orta saha oyuncusu Javier Mascherano takım arkadaşlarını sakin olmaları için uyarıyor. El Clasico'yu çarpıcı hale getirebilecek bir nokta da Ronaldo'nun Barcelona'ya şimdiye kadar gol atamaması. Ayrıca Messi'nin de Mourinho'nun yönettiği takımlara karşı fileleri sarsamaması maçı çok daha heyecanlı hale getiriyor. Ayrıca Mourinho görev verdiği takdirde Mesut Özil'in sahada yer alması bizim için El Clasico'ya farklı bir değer katıyor.
 
Değişim istikrara karşı
 
Dünyanın en iyi iki futbol ordusunun karşı karşıya geleceği maçın kaderini her iki ordunun kumandanı belirleyecek. Bir yanda Portekizli futbol dahisi Jose Mourinho bir yanda sessiz güç Pep Guardiola. Ayrıca futbol gezegeninin benzersiz yeteneği Lionel Messi'ye de mutlaka bir paragraf açmak gerek. Bana kalırsa bu maç istikarla, değişimi karşı karşıya getirecek. Yeni bir kimliğe bürünüp başka bir takım olan Real Madrid mutlaka Barcelona'ya ders vermek isteyecek. Ama istikrar sembolünü ve tıkır tıkır işleyen sistemi yıkmak pek de kolay gözükmüyor. Eğer Jose Mourinho futbol ezberimizi bozacak yeni bir taktik icat etmediyse...