Dünya Kupası

Cumartesi, 12 Haziran 2010 - 05:00

Sekiz yıl evvel Dünya üçüncüsüydük, iki yıl evvel Avrupa üçüncüsüydük.
Ama dün başlayan Dünya Kupası’nda Türkiye yok.
Türk Hakem de yok.
Türk seyirci herhalde vardır.
Boynu bükük bir şekilde.

*

Madem biz yokuz, hangi takımı tutacağız?
Kimimiz Arjantin diyor, kimimiz Brezilya, kimimiz İtalya, İspanya vs...
Boş bunlar... Fikstür yardım ederse hiç ummadığınız bir takım finalist olabilir... Buna mukabil, en favori takım, bazen yarı yolda elenebilir.

*

Benim gönlümden hiçbir takım geçmiyor. Türkiye olmadıktan sonra, şampiyon kim olursa olsun, bana ne.

Tek beklentim var.
Böyle bir şampiyonaya, birgün ev sahipliği yapmak.
Herhalde Güney Afrika kadar biz de becerebiliriz.
Bu iş için, iki şey lâzım.
- İyi statlar.
- İyi oteller.
Gerisi lâf.
Çok güzel otellerimiz var.
Statlarımızı da onarabilirsek neyimiz eksik? Çarşı-pazar, deniz, kum, güneş, meyhane, lokanta, gece kulübü... Sabaha kadar... .........

.........

Her Dünya Kupası’na, her Avrupa Şampiyonası’na yarı kıskançlık yarı gıpta’yla bakarım.
Niye Türkiye’de yapılmıyor diye.
Ne zaman Türkiye’de yapılacak diye.
Kimbilir kaç periyot, kaç 4 yıl geldi geçti, piyango bir türlü bize çıkmadı.
Neyse ki, bu yıl bir tesellimiz var. Dünya Basketbol Şampiyonası, Türkiye’de yapılıyor. Ağustos sonu...
İstanbul, Ankara, İzmir, Kayseri... Bu illerde oynanacak maçlar...
Ve dünya bizi izleyecek.
12 Dev Adam’a şimdiden başarılar.