Erdoğan ve Da Silva Nobel'i hak ettiler...

Cuma, 11 Haziran 2010 - 05:00

Kim ne derse desin; Türkiye ve Brezilya, Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin İran’a yaptırım kararına karşı ‘Hayır’ oyu vererek büyük bir delikanlılık örneği gösterdiler. Bu ‘Hayır’ oyları İran’ın nükleer silah sahibi olma girişimine karşı bugüne kadar atılan en sağlam ve barışçı adımdır. Bu adımı atan Başbakan Erdoğan ile Brezilya Cumhurbaşkanı Da Silva tarih sayfalarına altın harflerle adlarını yazdırmıştır. Bu iki ülkenin verdiği ‘Hayır’ oyu akılcı olmasa da (Amerika’ya kafa tutmak akıllı adamın işi değildir de ondan böyle söylüyorum!!!) onurludur. Birleşmiş Milletler’den, Amerika’nın baskısıyla çıkan bu yaptırımlar sonuç vermezse (Ki bence vermeyecektir. Çünkü İran ağzıyla kuş da tutsa Amerika’yı mutlu edemeyecektir!!!) bundan sonraki adım savaştır. Amerika, Irak gibi İran’ı da vurmak için ortamın daha ısınmasını sabırsızlıkla beklemekte!!! Havayı ısıtmak için de elinden geleni ardına koymayacak. Amerika her zamanki taktiğiyle bir taşla iki kuş vurmanın büyük arzusu içinde: Hem İran’daki nükleer belayı bitirecek, hem de hoşlanmadığı Ahmedinejad’ı götürüp, rejimi de çökertecek. Irak’ta da böyle olmamış mıydı?

Amerika İran’dan uzun yıllar çıkmaz

Kimyasal silahları bahane edip Irak vurulmuş, arada Saddam ve rejimi de çökmüştü. Amerika 2003’ten beri Irak’ta. Çöreklendiği yerden kolay çıkmayan Amerika, İran’dan da uzun yıllar gitmez. Tüm bu acılar yaşanırken; Obama da savaş emri veren ‘Nobel Barış Ödülü’ sahibi ilk kişi olarak tarihe geçer! Şu sıcak ortamda ‘Nobel Barış Ödülü’nü hak eden iki lider var: Erdoğan ve Da Silva. Savaşı ufukta gören bu iki lider barış uğruna koltuklarını ortaya koyup (malum Amerika hesaplarına ters gelen liderleri ne yapıp edip koltuğundan eder ya...) Amerika’ya rağmen ‘Savaşa Hayır’ dediler. Üstelik de Obama, Erdoğan’a üç kez telefon açıp ‘Hayır demeyin’ ricasında bulunduğu halde... Özetle; Erdoğan ve Da Silva, Nobel Barış Ödülü’nü almayı İran’a karşı savaş hazırlıkları yapan Amerika Başkanı Obama’dan bin kere daha fazla hak ediyorlar. Tabii gören, anlayan olursa...

Fethullah Gülen acaba ne düşünüyor?

İHH (İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsanı Yardım Vakfı) Gazze’deki ambargoyu delmek amacıyla yola çıkardığı ‘Mavi Marmara’ gemisinin kanlı bir baskınla İsrail tarafından durdurulması sonrasında, 11 yıldır Amerika’da yaşayan Fethullah Gülen tavrını koymuştu! Gülen, Amerikan düşüncesi doğrultusunda ‘net’ bir açıklama yapıp, İsrail’i destekleyen tutum ortaya koymuştu. Fethullah Gülen’in, Türkiye’nin Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Amerika’ya rağmen ‘Hayır’ oyu kullanması konusunda ne düşündüğünü çooook merak ediyorum. Keşke Gülen bu konuda da iki söz söylese! ‘Mavi Marmara’ baskını sonrası Gülen, “İsrailli yetkililerden izin alınmalıydı. Otoriteye saygılı olmak gerekir” demişti. Fethullah Gülen, eğer tutarlı birisiyle bu kez de şöyle konuşmalıdır: Türkiye, dünyanın patronu ve en büyük otorite Amerika’ya karşı gelmemeliydi. Gelecekse de Obama’dan izin almalıydı!