Resepsiyonlardan laf çakma dönemi sona erdi

a
a
Çarşamba, 01 Eylül 2010 - 05:05

Son yıllara kadar Ankara’da en çok haber çıkardığımız yerler resepsiyonlar olurdu. Özellikle askerler ve siyasetçileri bir araya getiren devir teslim törenlerinden ve 30 Ağustos resepsiyonlarında çok ses getiren haberlere imza attığımızı hatırlıyorum. Hele bir davete hem cumhurbaşkanı hem başbakan hem de genelkurmay başkanı katılmışsa oradan epeyce malzeme ile dönerdik. Org. İlker Başbuğ’un ayaküstü konuşmama ilkesine siyasetçiler de katılınca son bir iki yıldır resepsiyonlardan elimiz boş ayrılmaya başlamıştık.

Genelkurmay Başkanlığı görevine yeni başlayan Org. Işık Koşaner’in önceki akşam Merkez Orduevi’nde verdiği davetten yine büyük haberler çıkardığımızı söyleyemeyeceğim. Belki de doğrusu budur. Bu durumu bir tür normalleşme olarak görmeliyiz. Bir resepsiyon sonrasında verilen sert mesajlarla ortalığın karıştığı bir ülke görüntüsüne sahip olmaktansa ben bir gazeteci olarak sakin bir akşamın ardından çerez yiyip evime dönmeyi tercih ederim. Çünkü zaten haber malzememiz bol. İnsanlar hiç değilse bir iki saat rahatlamak ve sohbet etmek üzere buluştukları bir yerden kavga etmeden ayrılabilsinler.

Koşaner’in davetinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve muhalefet liderleri yoktu. Nefes nefese geçen referandum kampanyası nedeniyle siyasilerin büyük bölümü zaten Ankara dışında.


 

Artık herkeste “şu referandum bir geçse de ülke rahatlasa” havası hakim. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de 12 Eylül’ü atlatmamızla birlikte tansiyonun inişe geçeceğini düşünüyor. Cumhurbaşkanı ile gece boyunca farklı konularda sohbet etme imkanımız oldu. Gül bugün gelinen durumu siyasetçilerin “sorunları çözme yerine kullanma eğilimi”ne bağlıyor. Bana göre çok önemli bir değerlendirme. Bu ifadeden “isterlerse pekala çözebilirler” yorumunu çıkartıyorum. Demek ki umudumuzu kaybetmeden beklemeye devam edeceğiz. Zira Cumhurbaşkanı’nı hayli moralli ve enerjik gördüm. Gece boyunca Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Org. Işık Koşaner sohbet etti. Ancak gördüğüm kadarıyla Org. Koşaner konuşmaktan çok dinlemeyi tercih ediyor. Basına mesafeli, soruları genellikle kısa cevaplarla geçiştiriyor, ayaküstü mesaj vermek istemediğini hissettiriyor.

Kimler vardı, neler oldu?

Biraz da konukların arasına karışınca nelerle karşılaştığımı anlatayım...

- Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile ağırlıklı olarak İsrail’i konuştuk. Yazılmamak kaydıyla bazı şeyler anlattığı için buraya taşıyamıyorum. Davutoğlu, Türkiye- Yunanistan basketbol maçını Ankara’ya gelen Yunanistan Dışişleri Bakanı ile izleyeceğini anlattı.

- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül önce Bosna Hersek’e ardından da Amerika Birleşik Devletleri’ne gidiyor. l eylül ortasında ABD’de olacak ve New York’ta Birleşmiş Milletler toplantılarına katılacak.

- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin, her zamanki güler yüzlülüğü ve samimiyetiyle bizimle sohbet etti. Bir ara Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer’e beni göstererek “Bakın Hakan Bey formunu nasıl koruyor görüyor musunuz?” diye takıldı.

- Davete eşi Beyhan Bağış ile birlikte gelen Devlet Bakanı Egemen Bağış, 7 Eylül’de İstanbul’da Darülaceze’de bir iftar vereceğini hatırlattı. Avrupa ziyaretlerine referandum nedeniyle kısa bir ara veren Bağış yakında tıpkı İstanbul gibi Avrupa kültür başkenti olan Macaristan’ın Pecs şehrine gidecek.

- Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek gecenin en şık isimlerinden biriydi. Oğlu Osman Gökçek de resepsiyondaydı. Uzun süre İstanbul Valiliği görevini başarıyla yürüttükten sonra Kamu Güvenliği Müsteşarlığı görevine atanan Muammer Güler artık Ankaralı oldu. Kendisiyle başkentteki resepsiyonlarda daha sık karşılaşıyoruz.

- Org. Işık Koşaner gazilerin oturduğu masaya giderek onların her biriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

- Yeşil elbisesiyle piyanist Hande Dalkılıç, kırmızı gömleği ve beyaz pantolonuyla Yazgülü Aldoğan, siyah elbisesiyle CHP’li Nuran Yıldız, krem rengi kıyafetiyle Beyhan Bağış gecenin şık kadınları arasındaydı.

- Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün bıyıklarını kestirmiş. 10 yaş daha genç görünüyor.

- DSP Genel Başkanı Masum Türker dışında siyasi parti lideri görmedim. Muhalefet partilerinden de çok az isim vardı. Star Gazetesi ve 24 televizyonunun ortağı Ethem Sancak dışında medya patronuna da rastlamadım. Bu arada İsmet Berkan’ın vedasıyla birlikte Radikal’i yeniden yapılandırmak üzere kolları sıvayan gazeteci Eyüp Can da resepsiyonun konukları arasındaydı...