Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Sizi en çok seven kimdir bu hayatta?

Pazar, 09 Mayıs 2010 - 05:00

Yardıma ihtiyacınız olduğunda, hiçbir karşılık beklemeden ve iki eli kanda bile olsa yanınıza koşan kimdir?

Hata yaptığınızda sizi yargılamayan, sizi teselli eden, bir daha hata yapmamanız için bildiklerini öğretmeye çalışan, buna rağmen tekrar tekrar hata yaptığınızda yine de tüm hoşgörüsüyle sizi kucaklayan kimdir?

Söylediği şeyler doğru olduğu halde siz bildiğinizi okuduğunuzda ve hatta “Sen ne anlarsın” diyerek küçük gördüğünüzde susan, haklı çıktığı halde bunu yüzünüze vurmayan kimdir?

Sizin hep iyiliğinizi isteyen, bunun için her türlü fedakarlığı yapan, söz konusu olan siz olduğunuzda her şeyi ama her şeyi bir kalemde silen kimdir?

En kötü gününüzde, en mutlu anınızda, başarınızda, başarısızlığınızda, ağladığınızda, güldüğünüzde, canınız acıdığında, sevinçten oynadığınızda, yazda, kışta, baharda ve dahi her ortamda yanınızda olan kimdir?

Siz ‘lay lay lom’ tadında yaşarken, geleceğinizi düşünen, size bir gelecek bırakmak için çalışıp çabalayan, mutlu olabilmeniz için kendi mutluluğunu umursamayan kimdir?

Aşk acısı çekerken gözyaşınızı silen, aşk coşkusuyla dolmuşken sizinle sevinen, sizin sevdiğinizi kendisinden bir parça olarak gören kimdir?

Uzaklarda bir yerlerde başınıza bir şey gelse anında yüreğine bir kor düşüp bunu hisseden, bu yüzden gözlerine uyku girmeyen, sesinizdeki bir titremeden bile kötü şeyler yaşadığınızı anlayan ve moralinizi düzeltmek için yapabileceği her şeyi yapan kimdir?

Özlemin en koyusunu yaşayan ama siz mutluysanız bağrınıza taş basan, kötü davransanız bile sevgisi azalmayan, ne yaparsanız yapın sizi herkese karşı savunan, hakkınızda en küçük bir kötü söz söylense tırnaklarını çıkaran kimdir?

Siz doymadan doymayan, siz uyumadan uyumayan, siz gülmeden gülmeyen, siz mutlu olmadan olmayan, siz iyi olmadan iyi olmayan kimdir?

Bilmem kaç yaşına gelseniz de sizi hala bir bebek gibi görüp üzerinize titreyen, başınızı okşayan, üstünüzü örten, hasta olduğunuzda sabaha kadar başınızda bekleyen kimdir? Canınız sıkılmasın diye kendisiyle ilgili hiçbir sorunu size yansıtmayan, duyup aradığınızda da “Yok benim bir şeyim” diye geçiştirmeye çalışan, ısrar edince de “Seni endişelendirmek istemedim” diyerek sizi yüreğinizden vuran kimdir?

Uykusuzluğa, hastalığa, yorgunluğa, kalp kırıklığına aldırmadan size karşı görevlerini eksiksiz olarak ve yüksünmeden yerine getiren kimdir?

Size çok kızsa bile ellerine kapanıp öptüğünüzde kalbi bir anda yumuşayan, hep affeden, affettikten sonra da sizi hiç suçlamayan kimdir?

Dünyanın en gerçek sevgisini, en yalın haliyle size sunan, bunu yaparken gözünüze sokmayan, “Sen beni sev ki ben de seni seveyim” demeyen kimdir?
***

Sizi bilmem ama benim için bu kişi annemdir. Ellerinden öpüyorum onun. Bin yazı daha yazsam benim için yaptıklarını anlatamayacağımı biliyorum. Anneliğin nasıl kutsal bir şey olduğunu baba olunca daha iyi anladım. Gecenin bir yarısı uyandığında gözlerini açar açmaz evlatlarını arar mı insan? Arıyormuş, görüyorum... Hepinizin huzurunda önce annemin, sonra da eşimin ‘Anneler Günü’nü kutluyorum...