www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN87,4850 %-0,40
  • BIST76922 %-0,74
  • EURO2,8678 %-0,34
  • USD2,2334 %0,17

Babadan kızına çok özel mektup

22 Mart 2010
Yazı Boyutu:

Bir okuyucumun engelli kızına yazdığı mektubunu yorumsuz olarak sizlerle aşağıda paylaşmak istedim.

Sevgili Kızım Azra,

“Anlat babası!” dediler bana ablaların, amcaların, teyzelerin

Öyle bir anlatmak istiyorum ki seni; ben anlattıkça, bütün engeller kalksın istiyorum, hayatının baharındaki bütün filizlerin önünden.

Hani bir bahar sabahı güneşli bir güne uyanmışsınızdır, pencereyi açarsınız ve kıdemli bir ağacın çiçeğe durmuş dallarının birindeki neşeli bir kuşun cıvıltısı dolar ya odanıza, hani sadece duyarsınız ya cenneti, işte ondan daha güzeldir benim kızımın sesi...

İnsan her gün anımsar mı aynı gözleri? Onun gözleri; berrak akan bir derenin içindeki siyah çakıl taşlarından daha siyahtır ve yakar yüreğimi bakışları.

Her gün bir güneşin doğduğunu sanıyor bazıları. Oysa sen benim gözlerime bakıp her güldüğünde, başka bir güneş daha doğuyor benim dünyama. Sen dünyama girdiğinde, ben bir başka benle tanıştım. Sanki seninle beraber ben de doğdum. Doğum gününe izinsiz ortak oldum kızım beni affet.

Umudumun filizi

Umudumun filizi oldun. En çirkin yüzler bile sevimli artık senin şerefine. Güzel gözlerine umutsuzluğun gölgesi düşmesin diye, ceviz kabuğundan koca bir gemi yapar baban bu acımasız hayat okyanusunda ve daha sıkı asılır küreklere...

Sana o kadar uzak bir diyardayım ki şimdi kızım. Hasretin de senin gibi nazlı biliyor musun? O da senin gibi inatçı. Hasretin de senin gibi bırakmıyor peşimi be kızım. Neden senden uzak olduğumu soruyorsundur eminim. Senin ve kardeşinin geleceği için, o narin bedeninin dayanamayacağı bir coğrafyada, üstelik akşamları koşarak gidilecek evleri olamayan amcalarınla birlikteyim kızım.

Tek başına

İnsan bazen tek başına aşamaz bazı engelleri, arkadaşlarına ihtiyaç duyar ve onların yardımıyla aşar. Senin kulaklarının da iki tane arkadaşa ihtiyacı varmış. Onlar yardım edeceklermiş dünyada var olan sesleri işitmene. Korktuk önce, ama sen o küçücük yüreğinle o kadar büyük bir olgunlukla kabul ettin ki bu yeni arkadaşları, kuyumcu vitrinlerindeki pırlanta küpelerden daha değerli olduklarını hissettirdin onlara. Keşke herkes senin gibi tanımlayabilse arkadaşlığı süslü gevezem.

İyi dinlememek

İnsanlar bu dünyada hep anlaşılamamaktan veya yanlış anlaşılmaktan şikayet ederler. Bunun tek sebebi insanların birbirlerini iyi dinlememeleridir. Yani kısacası işitirler ama duymazlar. Unutma kızım! O arkadaşların sadece işitmene yardımcı olacaklar. Duyman için dinlemen gerekir. Can kulağıyla dinle sana anlattıklarımı. Belki o zaman engelleri yüzünden engelli sayılan kardeşlerinin, ablalarının, ağabeylerinin haklı isyanlarını da duyarsın... Ufuk Baysal

Belli ki Ufuk Baysal gurbette. Ailesinin geleceği için çalışıyor. Allah yardımcısı olsun, kuvvet versin. Küçük Azra da babası ile gurur duysun!

‘Spor Şurası 2008’

1) Tüm tesislerin engelli, engelsiz sporcu ve seyirci ayrımı yapmaksızın düzenlenmesi, ulaşılabilir, erişilebilir ve ihtiyaca cevap verebilir hale getirilmesi,

2) Tüm spor tesislerinin dışında, Milli Eğitim Bakanlığı’na ait okulların spor tesislerinde ve diğer kurumların bu amaçla kullanılan tüm spor tesislerinde aynı düzenlemenin yapılması ve denetlenmesi,

3) 81 ilde bulunan spor tesislerinin değerlendirilmesi amacı ile GSGM Tesisler Dairesi Başkanlığı, Engelli Spor Federasyonu ve Türkiye Futbol Federasyonu yetkililerinin oluşturduğu bir komisyon kurulmalıdır. Bu komisyonca alınan kararlar doğrultusunda il müdürlükleri ile işbirliği içerisinde tesisler hakkında bilgi edinilmelidir.

4) Spor tesislerinin engelli sporcu ve seyircilere uygun hale getirilmesi; 81 ilde bulunan tüm spor tesislerinin engelliler açısından kullanılabilmesi için gerekli olan çalışmaların ne olacağı ve maddi bilançosunun çıkarılarak rapor şeklinde hazırlanmalıdır.

5) Yurt genelinde bütün tesislerde engelli, engelsiz tüm kulüplerin ayrım yapılmaksızın antrenman ve maç yapma imkanları eşit hale getirilmelidir.

6) Federasyonlar, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK arasında yapılacak protokolle mevcut sistemdeki eksikliklerin ivedilikle düzeltilmesi sağlanmalı, özellikle alt yapı oluşturulmasında engelliler spor öğretmenliği ve antrenörleri eğitimi gerçekleştirilmelidir.

Bu ve bunun gibi daha birçok engelli sporu ile ilgili konular 26- 28 Kasım 2008 tarihinde, yani bundan 16 ay önce yapılan ‘Spor Şurası’nda tavsiye kararı alarak engelliler ve spor komisyonunun raporunda yer aldı.

Yalnız bunlar mı?

Spor teşkilatının yeniden yapılanması ile ilgili Spor Komisyonu’nun karar ve görüşleri, Spor Kültürü ve Sporla Eğitim Komisyonu’nun görüşleri, Sporda Sağlık ve Sosyal Komisyonu’nun görüşleri gibi konularda da birçok görüşler ve tavsiye kararları bildirildi. Daha sonra bu çalışmaların takibi için bir komisyon kuruldu. Geldik 2010 Mart ayına. Bu arada Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bu konuları içeren tam 375 sayfalık bir kitap hazırladı. Netice sıfıra sıfır, elde var sıfır. Harcanan yüz milyarlarca para şu an ki görüntüye göre boşa gitti. Spor Bakanlığı da bugüne kadar bu konuda herhangi bir adım atmadı. O zaman sormak gerekir: Yazık değil mi bu halktan toplanan vergilerle harcanan paralara?

BU HABERİ PAYLAŞ