www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN89,9380 %-0,30
  • BIST78081 %0,56
  • EURO2,8415 %-0,28
  • USD2,2445 %0,25

Zordur bağımsız aday olmak!

29 Mayıs 2011
Yazı Boyutu:

Başbakanın Hatay mitingindeki konuşmasını dinliyorum, meydanı dolduran Hataylılara büyükşehir olmayı vadediyor. Meydandan tiz kadın çığlıkları, sevinç çığlıkları yükseliyor! Önceki gün bindiğim taksi şöförünün söylediklerini anımsıyorum: Kilisliymiş, Tansu Çiller’le Kilis’ten aday gösterdiği paşaya saydırıyor. “Benim Kilis’de bir servis minibüsüm vardı, geçinip gidiyordum. Çok lazımmış gibi Gaziantep’den ayırıp şehir yaptılar, mahvolduk” diyor. Şöför anlatıyor, ben hayretle dinliyorum, ilçenin şehir olmasının ne sıkıntısı olabilir? “Memur sayısı beş misline çıktı. Biz sınır ticaretiyle yaşıyorduk, o öldü. İş yok, güç yok, hayat pahalılaştı.

Minibüsü satıp kalkıp İstanbul’a geldim, işimin sahibiydim, şimdi birinin yanında taksi şöförlüğü yapıyorum, geldiğime pişmanım, kalsaydım da yapacak bir şey yoktu.” Seçim zamanı hükümetin başıysan çok büyük vaatlerde bulunabilirsin, ama yine de şimdiye kadar niye yapmadın diye düşünür seçmen. Muhalefetin başıysan hükümetin yaptığının tam tersini yapacağını söylemen bile yeter de artar. Ne de olsa onun yerine oynuyorsun. Ya bağımsız adaylar?

Demokrasi demokrasi diye diye sadece partilere değil, partisizlere de seçime girme hakkı var. O partilerin karşısında hangi bağımsızın şansı vardır? Yüzde on barajına takılmamak için bağımsız aday olan BDP’lilerin arkasında kuvvetli bir örgüt desteği olduğu ortada. Bunun bir örneğini de Cumhuriyet İçin Güçbirliği Oluşumu veriyor. Doğu Perinçek’in İzmir adaylığıyla başı çektiği oluşumun İstanbul’dan Çetin Doğan, Ankara’dan Ceyhan Mumcu, Erdoğan Karakuş, Kırklareli’nden Halil Nebiler, Diyarbakır’dan Mehmet Tanrıkulu, Eskişehir’den Nermin Yıldız gibi bazılarını ülke kamuoyunun yakından tanıdığı 31 adayı var.

Onların arkasında da İşçi Partisi’nin desteği ile kampanya yapma şansları var diyelim. Tuncay Özkan da CHP’den adaylığı gerçekleşmeyince bağımsız aday olarak İstanbul’dan adaylığını koyanlardan. Yine bir başka gazeteci Hulki Cevizoğlu da bağımsız aday. Bu adayların bir kısmı üstelik de tutuklu! Nasıl kampanya yapabilir, oylarını istedikleri seçmenlerine ne vaat edebilirler? Açıkçası insanın içini acıtan bir durum. Seçmen onları niye seçecek? Fikirlerine inandığı, o fikirlerin mecliste savunulmasını istediği, ya da sadece serbest kalmalarına yardımcı olmak için! Öte yandan onların oyları böleceği ve muhalefete gidecek oyları azaltarak AKP’nin ekmeğine yağ süreceğini düşünen ve kızanlar da yok değil.

Buna karşın her ilde farklı olmakla birlikte bağımsız adayların seçilebilmesi için 100 bin ile 30 bin arasında oy almak gerekiyor. Yapılan hesaplara göre bağımsız adayların seçilebilmesi için şanslı iller nüfusu en az olan iller. Örneğin Tunceli’de 27 bin oy yetiyor ama İstanbul’da 100 küsur bin oy gerekiyor! Bakalım bağımsız adaylar, bu kadar zorlukla nasıl başedecek ve hangileri bunları aşıp Meclise gelebilecek. Gerçek bir demokraside herkesin verdiği oyun yerini bulabilmesi gerekir. Bunun için yüzde 10 barajının yüzde beşin altına çekilmesi bağımsız adaylığın buna yol yapılmamasını söylemek gerek tabii!

Geçmişle hesaplaşmak

Yakın tarihe olan merakımız kostümlü dizilerden öteye gitmiyor. Muhteşem Yüzyıl çekilmese saray entrikalarından bile habersiz olurduk. Hele gençler elli yıl önce ne olup bittiğini bile bilmiyor. Hal böyleyken seçmen yaşını 18’e indirmiş bir parti olan AKP’nin durup durup geçmişle hesaplaşmasına ne demeli? CHP’yi kötülemek için 2. Dünya Savaşı’nda kullanılan karneleri, damgalı kimlikleri sallayıp durmuştu geçen seçimde. İşe yaradı galiba ki hâlâ İsmet İnönü ile uğraşıyor! Öyle isimler, öyle olaylar kullanıyor ki meydanlarda, karşısındaki gençler zaman tünelinde geri gitmiş gibi oluyor.

Bunu niye yapıyor? Nasıl olsa bilmez, ne söylesem yutarlar diye mi? CHP, yakın tarihte iktidara gelemedi ki yeni yaptıklarını kötülesin diye mi? O yetmiyor, Menderes’den medet umuyor; yetmiyor, Demirel’e saldırıyor. Hani madem parlak bir 8.5 yıllık iktidarı var, anlat anlat bitmez, sağa sola sataşmaya ne gerek var diyor insan, mesela!

BU HABERİ PAYLAŞ