Üniversite seçmek

11 Temmuz 2015, Cumartesi 05:00
AA

Dünyanın en güçlü ve başarılı şirketleri sıralamasına bakın; Apple, Facebook, Google, IBM, Microsoft, General Electric, Amazon, Oracle, Intel, HP, Boeing... Liste uzayıp gidiyor. Merkezleri ABD’de. Çoğu yüksek teknoloji ve bilişim alanında faaliyette. Harvard, Yale, Stanford, MIT, Princeton, Berkeley, Columbia, Johns Hopkins gibi kaliteli üniversiteler olmasaydı Amerika bunu başarabilir miydi? Kesinlikle hayır. Dev şirketlerin üst düzey yöneticilerinin çoğu büyük fikirlerini bu üniversitelerin kafelerinde üretti. Bugün Avrupa ve dünyanın birçok ülkesinin yarışta geride kalmasının en önemli sebebi, eğitim alanında atılım yapamamaları.

* * *


Türkiye de dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek istiyor ama ilk 200’de üniversitemiz yok! SOCAR Türkiye Başkanı Kenan Yavuz üniversiteleri eleştirdiği açıklamasıyla tartışmaları alevlendirdi. Fırsat buldukça üniversitelere konuşma yapmaya gidiyorum. Kanal D’de yayınlanan Abbas Güçlü’nün programı vesilesiyle ODTÜ, Başkent, Bahçeşehir’e gitmiştim.

[[HAFTAYA]]

Son dönemde Yeditepe Üniversitesi ve Aydın Üniversitesi’nde öğrenci sohbetlerine katıldım. Önceki gün de Nişantaşı Üniversitesi’nde Mütevelli Heyeti Başkanı Levent Uysal’la sohbet ettim. Nişantaşı, burs duyuruları ve tanıtım girişimleriyle son dönemin adı en çok geçen üniversitelerinin başında. Levent Uysal; sağlık, tarım ve eğitim alanında büyük yatırımları olan bir iş adamı.

Daha önce Doğan Grubu, Çukurova ve Telekom’da yöneticilik yapmıştı. “Neredeyse bütün mecralarda nasıl bu kadar yoğun tanıtım yapabiliyorsunuz?” diye sordum. Vakıf üniversitesi olduklarını, bu nedenle ticari bir hedefle yola çıkmadıklarını, üniversite sistemini kökünden değiştirebilecek alternatif bir model sunduklarını anlattı. Uysal, bu modele “üçüncü nesil” adını vermiş.

500 öğretim üyesi ile çalışıyorlar. 3 kampüsleri var, 2017’de bu sayıyı 10’a çıkarmayı hedefliyorlar. Üniversite kompleksini birlikte gezdik. Bina, fiziksel özellikleriyle İngiltere ve Amerika standartlarında. 13 bin öğrenci var, önemli bölümü burslu. 700 öğrenciyi Erasmus programıyla yurt dışına göndermişler. Türkçe dışında İngilizce/İspanyolcaya özel önem gösteriliyor ama bunun yanında Yunanca bile seçilebiliyormuş.

Peki, vakıf üniversitesi kurmak için ne kadar harcama yapmak gerek? Girişimcilerin 50 milyon TL malvarlığı ve bir kampüsü olmalı, böyle bir binanın maliyeti de yaklaşık 50 milyon TL. Ayrıca yıllık giderin yüzde 20’si kadar nakit bulunmalı, bu da aşağı yukarı 20 milyon TL’ye karşılık geliyor. Diğer alanlarla mukayese edildiğinde eğitimden büyük paralar kazanmak pek mümkün olmadığına göre bir girişimci üniversiteye yatırım yapıyorsa eğitim kalitesini geliştirmeye inanıyor demektir. Bu işin önemli tarafı şu: Öğrencilerin alternatifi çoğaldı. Karşılaştırma ve rehberlik için çok yol var. Vakıfların rekabeti kaliteyi artırmaya aday.