Hep aynı film

18 Ağustos 2011, Perşembe 05:00
AA

Öfke yükseliyor ama kime öfkelendiğimiz belli değil.

Terör örgütüne mi, BDP’ye mi, yoksa kendimize mi? Kime kızdığımız sahiden belli değil.

Ne biçim bir konvoy bu? Pusuya kaçıncı düşürülüş bu? Hedef tahtası gibi nasıl bir duruş bu? Nasıl bir ezber bu?

[[HAFTAYA]]

*** 

Öbür tarafa bakıyoruz: Nasıl bir siyasi parti bu BDP? Hâlâ Barış ve Demokrasi’den bahsedebilmesi için ne biçim bir pişkinlik bu?

Muhalefete bakıyoruz: Ne dediği anlaşılmıyor. Silahlı mücadeleyi yetersiz buluyor, anladık ama müzakereye de yardımcı olmuyor. “Vatan peşkeş çekiliyorsa” niye seyrediyor? Açılıma niçin sırt vermedi ve vermiyor?

En gücüme giden de birlikte yaşadığımız Kürt kardeşlerimizin tepkisiz halidir. Terörü protesto için niye kimse demokratik bir tavır koymuyor? Durdurun bu kan ve gözyaşını diye neden kimse bir yürüyüş yapmıyor? Bu sadece Türklerin problemi mi?

 ***

Gelelim terör örgütüne: PKK’nın bu derece strateji hatası yapacağına inanmıyorum. Devlette sabır taşınca neler olacağını en iyi onlar bilir... Bunu bile bile en kritik dönemde seri cinayetler işlemesi hain emelleriyle de örtüşmez... Kanaatim odur ki, PKK’nın kontrolünden çıkmış küçük terör grupları türedi. Alay eder gibi, vurup kaçıyorlar. Sonra da herhalde eğleniyorlar. Nasıl olsa kabak başkalarının başına patlayacak.

Biz yine de çete gibi değil, Devlet gibi davranacağız. Terörü sıfırlayacaksak Devlet gibi sıfırlayacağız.

Hiçbir misilleme, hukuktan daha çok tatmin edemez bizi...

Ama yeter efendim.

Biraz da konvoy halinde gitmenin yolunu yordamını, tekniğini taktiğini bilelim.