Yettim Gari!!...

Cumartesi, 07 Şubat 2015 - 05:00

Bu sabah beni ne dürttüyse erken uyandım, televizyonda “zap” yaparken bizim meşhur “Battal Gazi’nin Oğlu” filmine rastladım, bir kez daha komalara girerek izledim.

Zamanında Cüneyt Arkın’a sormuşlardı; "Bu filmler neden sahne çarpıklıkları ile dolu?" diye.

O da şöyle cevap vermişti; "Hem para hem teknoloji yoktu" diye.

Buna kesinlikle katılmıyorum. 1400 yıllarında geçen bir olayın sahnesini çekiyorsunuz, yukarıda uçak ve izi görünüyorsa veya 10 dakika önce ok yemiş bir kahramanken Ariel'le yıkanmış bembeyaz gömleğinizde hiç kan lekesi olmadan savaşıyorsanız bunun parayla, pulla ilgisi yoktur.

Başka bir filmde rastladım: Kahramanımız, denizde köpekbalığı saldırısına uğruyor; balığın kafasını giymiş diğer arkadaşın ayakları suyun içinde görünüyor... Bunun teknoloji ile bir alakasını görüyor musunuz?

Bu, tamamen kurgu ile ilgili. Kurgudaki arkadaşların ve yönetmenin filme yeterince önem vermemesinden, "Biz fimi yaptık, yerse!" düşüncesinden kaynaklanıyor. Baktın uçak çıktı, kaldır sahneyi abi.

Ne olacak ki! O sahnede de bir vuruşta 10 kişi yıkılmayıversin. Umarım bundan sonra çekilecek “Battal Gazi’nin Oğlunun Kuzeninin Dayısı” filminde bu noktalara dikkat edilir. Biz de hala aptal yerine konmamış oluruz. Cüneyt Abimiz belki kızacak ama işin gerçeği bu.

Ne Zaman Öğreneceğiz?

Son zamanlarda, farkına vardıysanız, trafik ışıklarının yanına sarı bir tabela koydular. Bu tabela, özellikle şehir merkezlerindeki çoğu ışıkta var. Şöyle yazıyor: “Yeşil ışık yandığında klakson çalmayınız”. Böyle bir tabela sadece bizde var, dünyanın en geri kalmış ülkelerinde bile (ki epeycesini gördüm) böyle bir ikaz yok. Bu; derler ya; “nev-i şahsına münhasır”. Bize ait.

Başka yerde "Türkiye’de böyle bir ikaz var" diye anlatsanız bilmem ne taraflarıyla gülerler. Sabah ve akşamları Radyo Trafik dinlerim. Faydalı bir radyo, tavsiye ederim. Orada da yapılan ikazları ve uyarıları dinledikçe eğitim seviyemizin ne derece yetersiz ve çarpık olduğunu anlayabilirsiniz. Emniyet kemeri takın, dönüşlerde sinyal verin, öndeki aracı yakın takip etmeyin, sürücü iseniz cep telefonu ile konuşmayın gibi...

Yakında şunlara benzer anonsları duyarsanız hiç şaşırmayın: “ Sola dönerken direksiyonu sola çevirin, sağa değil.” “ Öndeki araba durduğunda ortadaki pedala yavaşça basın, sadece iki pedal varsa arabanız otomatiktir, soldakine basın.” “ Gerizekalı; o kadar yakın takip etme, duramazsın.” İşin tuhafı, Avrupa’da yıllarca direksiyon sallamış vatandaşlarımız ve hatta yabancılar bile buraya gelince değişiyorlar.

Vay be!! Ne milletiz!!!

Herkese örnek oluyoruz.