AdvertorialTürk sularından dünya sofralarına yolculuk
Sponsorlu

Türk sularından dünya sofralarına yolculuk


Paylaş

Türkiye’nin su ürünleri ihracatı 2023’te 1.7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Su ürünleri sektörü, Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde gıda ürünleri arasında 1 milyar dolar barajını geçen tek ürün grubu oldu. İlk sırada 515 milyon dolarlık ihracat rakamıyla levrek yer alırken, levreği 418 milyon dolarlık ihracatla çipura takip etti. Yeni yıldız Türk somonu ise 376 milyon dolarlık ihracatıyla üçüncü sırada yerini aldı.

Orkinos 51 milyon dolar, alabalık 112 milyon dolar, diğer deniz balıkları 113 milyon dolarlık ihracat getirdi. Geçen yıl 325 milyon dolarla ilk sırada Rusya olmak üzere toplam 92 ülkeye ihracat gerçekleştirildi. Rusya’nın ardından ise İtalya, İngiltere ve Almanya ile tüm dünya ülkelerinin sofralarını Türk balığı süsledi. İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Atakan Demir ile İzmir Karaburun açıklarında orkinos balık çiftliklerine doğru seyir yapıp Avrupa ve dünya sofralarında artık yer edinen Türk balığının üretim ve yetiştirilme aşamalarını dinledik.

Türk sularından dünya sofralarına yolculuk

EN DEĞERLİ SEKTÖR

Su ürünleri Türkiye’nin en çok büyüyen sektörlerinden biri haline geldi. Sektörün gelişimini anlatır mısınız?

Su ürünleri sektörü ülkemiz için gerek yetiştiricilik gerekse avcılık üretimi açısından en değerli sektörleri arasında yer almaktadır. İç tüketimimiz açısından önemli olduğu kadar ihracat potansiyeli, yarattığı istihdam ve ülke ekonomisine katkısı ile önemini her geçen yıl daha fazla artırmaktadır. Dünyada son yaşanan ve izlerini geride bırakmaya başladığımız Covid-19 salgını bizlere pek çok şey öğretti. Sadece iş yapış şeklimizi değil artık sosyal yaşam şeklimizi de değiştirmeye başladık. Kendi sağlığımıza daha çok önem vermenin yanında doğamızın da sağlığına özen göstermeye başladık. Özellikle gıdaya ulaşımın, üretimin sürdürülebilirliğinin ve bunların bizlere ulaşmasını sağlayan tedarik zincirinin her bir halkasının ne kadar önemli olduğunu hep birlikte yaşayarak gördük. Tüketicilerdeki bu sağlıklı beslenme bilincinin artması özellikle su ürünlerine olan talebi büyük derecede artırdı ve yeni fırsatlar yarattı. Geçtiğimiz yıllarda Rusya-Ukrayna ile başlayan ve diğer ülkelerde de gördüğümüz savaşlar ise coğrafi konumumuzun etkisinin ne kadar önemli olduğunu, ülkelerin gıdaya ulaşım için ne gibi engelleri aşabildiğini göze aldığını hepimize gösterdi. Bütün bunlar tüm dünyada ve ülkemizde bu sektöre olan ilgiyi arttırdı.

Üretim ve ihracat rakamları ile ilgili de bilgi verir misiniz?

2022 verilerine göre ülkemiz 850 bin ton su ürünleri üretimi gerçekleştirmiş ve bu rakamın yaklaşık 470 bin tonu yetiştiricilikten, yaklaşık 380 bin tonu ise avcılık yolu ile elde edilmiştir. Yetiştiricilik üretimi son 10 yılda yaklaşık 3 kat, son 5 yılda ise 2 kat büyümüştür. Yetiştiriciliğin payı yüzde 25 seviyelerinde iken bugün toplam üretilen su ürünleri üretimi içerisinde yetiştiriciliğin payı yaklaşık yüzde 60 seviyesine gelmiştir. Artık Türkiye’ de son 2 yılda yetiştiricilik yolu ile elde edilen balık miktarı avcılık miktarını geçmiş ve sonraki yıllarda da artarak devam etmesi beklenmektedir. Son 20 yıla baktığımızda su ürünleri sektörü; ülkemizin üretim ve ihracatı açısından her yıl üzerine katarak ilerlemiş ve bugün 1.7 milyar doların üzerinde bir ihracat seviyesine ulaşmıştır. Doğal stokların azalması, dünyada ve ülkemizde artan gıda ihtiyacı gösteriyor ki su ürünleri sektörü geleceğin de yıldız sektörleri arasında olmaya devam edecek.

Türk sularından dünya sofralarına yolculuk

‘TURQUALITY’ PROJESİ BAŞLAYACAK

Sektörün önümüzdeki dönem yatırım beklentileri nelerdir?

Öncelikle ülkemizin ürettiği ürünler başta Avrupa olmak üzere pek çok ülkede marka konumuna gelmiş durumda. Bunun yanında artık hepimiz şunu çok iyi biliyoruz; en büyük yatırım markaya olan yatırım. Bunun için Türk balıklarını Amerika, Avrupa Birliği, Çin’de sergileme çalışmalarımızı artırabilmek adına Ege, İstanbul, Akdeniz ve Doğu Karadeniz bölgelerinde yerleşik birlikler ile güçlerimizi birleştirerek sadece su ürünlerine yönelik bir ‘Turquality’ projesi başlatmayı planlıyoruz. Bunun dışında sektörümüz özellikle Türk somonu üzerine 2022 ve 2023’te büyük yatırımlar yaptı. Bu ürünün bilinirliği başta Rusya olmak üzere pek çok ülkede artış gösterdi. Önümüzdeki dönemde bu alanda ek yatırımlar olmasa bile, geçtiğimiz yıllarda yapılan bu yatırımların karşılıkları önümüzdeki yıllarda katlanarak artacağına inanıyoruz.

Büyüme hedeflerine ulaşmak için yeni projeleriniz neler?

Öncelikli hedefimiz Türkiye geneli su ürünleri ihracatında 2 milyar dolara ulaşmak. Türkiye’nin su ürünleri üretim ve ihracatı özellikle son yıllarda yapılan yatırımlarla büyük mesafe kat etti. Son 20-25 yıllık dönemde su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe dünyanın en modern ve entegre tesislerini Türk girişimcilerimizin ülkemize kazandırması da ihracatı arttıran etkenlerden biri. 2024’te öncelikli pazarımız arasında yer alan Afrika’ya yönelik planlanacak çeşitli projeler ile sektörümüz ürünlerini önemli bir potansiyel pazara yöneltmeyi hedefliyoruz. Çin’den ABD’ye, Rusya’dan Fransa’ya, İspanya’dan Singapur’a, dünyanın dört bir tarafında katıldığımız fuarlarda info-stantlarımız ve gerçekleştirdiğimiz tadım etkinlikleri ile sektörümüzü yurt dışında tanıttık. Kenya, Gana, Nijerya, Etiyopya, Venezuela, Panama, Cezayir, Libya, Katar, Suudi Arabistan, Mısır’da aynı performans ile çalışmalara devam etmeyi hedefliyoruz.

Destek alıyor musunuz?

Katma değerli ürünlerimizi üretip, ihracatını gerçekleştirmek için ihtiyacımız olan balık işleme ve paketleme tesislerine yönelik hükümetimiz en büyük sorunumuz olan yatırım maliyetleri konusunda kırsal kalkınma destekleri ve yatırım teşvik belgeleri gibi konularda desteğini göstermektedir. Bunun dışında balık üretim çiftliklerimize ait yetiştiricilik belgelerimizin kapasite artırımları, süre uzatımları ve bu tesislerin lojistik-çevre sorunlarına ilişkin hükümetimiz ile yakın çerçevede çalışmalarımız bulunmaktadır.

YÜZDE 67’Sİ EGE’DEN

Sektörün ülkemize katma değeri ve istihdama olan katkısı nedir?

Türkiye su ürünleri ihracatı geride bıraktığımız 2023’te Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamına ulaşarak 1.7 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmıştır. Su ürünleri sektörü olarak 2023 ihracat hedefimizi ilk önce yakalayan sektörlerin başında geliyoruz. 2023’te levrek ihracatımız yüzde 2 artışla 517 milyon dolar, çipura ihracatımız yüzde 12 artışla 418 milyon dolar olurken, omega-3 deposu Türk somonu yüzde 9 artışla 376 milyon dolara yükseldi. Alabalık ihracatımız yüzde 12 artışla 112 milyon dolar, orkinos ihracatımız 51 milyon dolara ulaştı. 92 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz ve bunun yüzde 42’sinin AB ülkelerine yapıyoruz. 2023’te Rusya’ya 325 milyon dolar, İtalya’ya 188 milyon dolar, Birleşik Krallık’a 156 milyon dolar, Hollanda’ya 149 milyon dolar, Yunanistan’a 118 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini Egeli ihracatçılarımız gerçekleştiriyor. 2023’ü Ege Bölgesi’nde 1 milyar 127 milyon dolarlık su ürünleri ihracatıyla geride bıraktık.

Yetiştirme prosedürü nasıl işliyor?

Uzun yetiştirme periyodu, yüksek maliyetler, müdahale edemediğimiz doğa koşulları gibi pek çok zorlu şartların yanında balık yetiştiriciliği zevkli bir yolculuk, bir süreç. 20 ayın üzerinde süren bir yolculuk kuluçkahanede yavru balık üretimi ile başlıyor. Anaç balıklardan yumurta, yumurtadan yavru balık alınması ile başlayan süreç, denizlerimizde kafeslerde devam ediyor. Üretim sürecinin sonunda balıklar belli bir gramaja geldikten sonra hasat edilerek üreticilerin ve müşterin tercihlerine göre işlenmesi amacı ile işleme ve paketleme tesislerine gönderilmektedir.

Türk sularından dünya sofralarına yolculuk

BESİN DEĞERİ ANALİZİ YAPILDI

Deniz balığı ve kültür balığı karşılaştırmasında hangisinin besin değeri yüksek? Deniz balığı daha lezzetlidir algısı kırılıyor mu?

Deniz balığı ve kültür balığı karşılaştırması gerçekten ülkemizde bu sektörün paydaşları olarak bize en çok sorulan soruların başında yer alıyor. Ben yine bu algının Covid salgını sonrası kırıldığını, bilinçli tüketici yaklaşımı ile insanların artık yetiştiricilik ürünlerine bakışının değişmeye başladığını görüyorum. Ülkemizde üretilen balığın neredeyse tamamı yurt dışına ihraç ediliyor. Bu ülkeler ürünlerin gerektirdiği tüm analizleri tamamlayıp yaptırımı çok yüksek denetimlerden geçirip bu ürünleri vatandaşlarına sunuyorlar. Ayrıca bizdeki algının aksine dünyada doğal stokları korumak adına insanlar yetiştiricilik yolu ile balık tüketimine yönlendiriliyor. Türkiye’de yetiştiricilikten elde edilen su ürünlerinin besin değerleriyle ilgili Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi’ne bir analiz hazırlattık. Bu araştırmaya göre levrek, çipura ve somonda yetiştiricilik ve doğa balıklarının analiz değerlerinin birbirine yakın olduğu tespit edildi. Fakülte Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tolga Dinçer’in liderliğinde yapılan araştırmada Doğa ve Çiftlik Balıkları (levrek, çipura, Türk somonu ve Atlantik somonu) Arasındaki Besinsel İçerik ve Farklılıklarının Tespiti araştırıldı. İncelenen balık türlerinde ağır metal tespit edilmediği rapor edildi. Yetiştiricilikle üretilmiş çipura ve levrek türlerinde kimyasal kompozisyon, yağ asit kompozisyonu, mineral madde ve vitamin değerleri açısından genel anlamda doğa örneklerinden benzer ve yüksek değerler tespit edildi.

Türk sularından dünya sofralarına yolculuk

Bu bilgiler ışığında balık yetiştiriciliği önemli hale geldi diyebilir miyiz?

FAO’ nun yayınlamış olduğu en son Balıkçılık ve Akuakültür raporuna göre Dünya’da su ürünleri üretimi avcılık dahil olmak üzere toplam 178 milyon ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakamın 90 milyon tonu avcılıktan, 88 milyon tonu ise yetiştiricilikten gelmektedir. Burada dikkatimizi çeken nokta son 20 yılda avcılık üretimi gerilerken, yetiştiricilik üretimi 88 milyon ton seviyesine çıkmıştır. Bu veriler bizlere azalan deniz stokları ile birlikte ortaya çıkan yetiştiricilik balığı ihtiyacının ne derece önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Tüm bu veriler ışığında çiftlik balıklarına sağlık açısından tamamen güvenebileceğimizi artık gördük.