Asena: Benim devrimim kocam

Bir zamanlar Türkiye’nin en iyi dansçısıydı. Sahnenin tozunu attırırdı. Artık işinin ve evinin kadını Asena. Üç yıldır Hasan Dere ile evli. Almanya Dortmund’da yaşıyor ve pek mutlu. Diyor ki: Kocam benim devrimim. Evlenince evim, arabam, saçım, her şeyim değişti. Hasan ile yeniden doğdum.

27 Mayıs 2018, Pazar 05:00
A A

Suna Akyıldız

suna.akyildiz@posta.com.tr


Evleneceğini söyleseler inanmazdım. Nasıl karar verdin?

Doğru insanı bulduğunda, “İşte budur” dediğinde evleniyormuşsun. Ben de doğru adamı buldum. Zaten hissediyorsun, inan.

Sana “İşte budur” dedirten neydi?

Hasan Dere. O kadar özelliği var ki hangisini sayayım? Doğru zamanda doğru kişiydi.

Nesi ikna etti seni evliliğe?

Beni sevmesini sevdim. Çok güzel seviyor benim kocam. El üstünde tutuyor. İnanılmaz merhametli ve güven veriyor. Her şeyimle ilgileniyor, beni mutlu etmek için elinden geleni yapıyor. Beni benden çok düşünmesi, bana sahip çıkması beni cezbetti.

Nasıl tanıştınız?

Semiha (Yankı) ablam tanıştırdı. “Siz evlenirsiniz” dedi. Önce “Aman abla, ne gerek var” dedim. Mayıs 2016’da yurtdışında birkaç sahnem vardı. Hasan da beni takip ediyormuş. Semiha ablayı aramış, “Buraya geliyor lütfen konuş. Bizim mekana da gelsin” demiş. Semiha abla numaramı vermiş teknik şeyleri konuşmamız için. Arayınca telefonda kalakaldık.

Daha önce görmüş müydün?

Fotoğrafını gördüm, “Abla çok yakışıklı” dedim. Yakışıklılar hep problem olur. “Alıcısı çoktur, başımı derde sokarsınız” dedim. Aradığı gün 13 Nisan’dı, akşama kadar telefonda konuştuk. 15 Nisan’da telefona ‘Aşkım’ diye kaydettim. 17 Nisan’da da ‘Kocam’ olarak kaydettim.

 İçine mi doğdu evleneceğin?

Sanki yıllardır tanıyor gibiydim. Baktım birbirimize ciddi ciddi hesap veriyoruz. 25 Nisan’da yüzyüze geldik. İlk gördüğümde, “Benim kocam, çocuğumun babası” dedim. Elini uzattı, “El mi?” dedim ve dudaklarından öptüm. Çok enteresan, o da beni ‘Kadınım’ diye kaydetmiş. 3. yılımıza giriyoruz.

Evlenme teklifi ne zaman geldi?

Her dakika. “Seninle evleneceğim, alacağım, kaçıracağım seni” diyordu hep.

Evlilik yaramış. İstanbul’u bırakıp Almanya’ya yerleşmek zor oldu mu?

Benim devrimim kocam. O nereye ben oraya. Anladım ki onsuz yapamam. 

Çok aşık gördüm seni...

Bu kadar kıymet gördüğüm adama nasıl aşık olmam. Bir daha mı kalbim bu kadar atacak? Bir daha mı geleceğim dünyaya? Onunla sonsuzluğu paylaşacağım. Çocuklarımız olacak.

Dansı bıraktın mı?

Bıraktım. Babaanneciğime baktım. En zengin ailede bile yaşayamayacağı hayatı yaşattım. Her şey, ne kazandıysam babaannem içindi. O öldüğünde dedim ki artık kaybedecek bir şeyim yok, çalışmama da gerek yok. Çünkü onun için çalışıyordum. Ve hayatımda bazı şeyleri değiştirmeye başladım. Eşim de kararlarımın doğru olduğunu bana gösterdi.

KOSTÜMLERE VERDİĞİM PARAYLA 3-4 EV ALIRDIM

KOSTÜMLERE VERDİĞİM PARAYLA 3-4 EV ALIRDIM

Ne oldu onca kostüm?

Sayısını hatırlamıyorum ama çoğunu hediye ettim. Bazılarını sattım. En özel olan 10-15 kadarını da sakladım. 98 yılında giydiğim kostümler bile duruyordu. Kostümlere verdiğim parayla 3-4 ev alırdım.

Bir jubile yakışırmış sana...

Bir yıl sonra yapacağım. Eşimin fikri. 20 dansçıyla Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda tüm geliri kadın sığınma evlerine gidecek muhteşem bir şovla veda etmeyi düşünüyorum. Akıllara kazınacak. Zirvede bir veda olacak. 

Evlenince hayatında neler değişti?

Evim, arabam, saçım, her şeyim değişti. Saçımdaki kaynakları bile çıkardım. Allah bana yeni bir sayfa açtı. Hasan ile yeniden doğdum.

BİR SÜRPRİZ YAPARIM İNSANIN AKLINI ALIRIM

BİR SÜRPRİZ YAPARIM İNSANIN AKLINI ALIRIM

 Sürprizler yapıyor musunuz birbirinize?

Benim ona yaptığım sürprizi kimse yapamaz dünyada. Diğer adım ‘Sürpriz Asena’. Artık korkuyor sürprizimden.

Neler yapıyorsun mesela?

Yeni işim düğün organizasyonu, gerçekten bu işin kadınıyım. Sana da bir sürpriz yaparım, aklını alırım. Hayalgücüm çok kuvvetli. Her şeyi bekle benden.

Bu süreçte hayatından bir çok insanı da çıkardın sanki?

Çok insanı eledik. Evliliğimizden mutlu olan vardı, olmayan vardı. Yıllardır dost görünüp düşman olanları görüyorsun. Bizim hayatımıza kim uyar diye düşünüp dost seçiyorsun. 

KOCAM İSTEDİĞİNİ YAPAR SORGULAMAM

KOCAM İSTEDİĞİNİ YAPAR SORGULAMAM

Birbirinize karşı kısıtlamanız var mı?

Hayır. Çok şeffafız. Eşim gezer tozar tatil yapar. “Neredesin, nereye gittin, niçin, kiminle gittin” demem. Evlendiğiniz zaman kurallarınızı koyacaksınız.

Ne kuralı koydunuz?

Ben kocama güveniyorum, kocam da bana güveniyor. Bitti. Gerisi boş. Kocam istediğini yapar sorgulamam.

Neleri yapabilir mesela?

Bekarken yaşadığı huzuru, arkadaşlarını, dostlarını benimle evlendi diye terk etmemeli. O düzenini devam ettiriyor. Arkadaşları 3-4 günlüğüne bir yerlere gidelim diyorsa, “Olur” diyor. Herkes şaşırıyor Asena bir şey demiyor mu diye.

Sonsuz teslimiyet var sanki aranızda...

Karı kocadan ziyade iki arkadaşız. Erkek arkadaşı gibiyim bazen. Her şeyi paylaşıyoruz. Bilardoya, bovlinge gidiyoruz, balık tutuyoruz, birlikte boks yapıyoruz, futbol oynuyoruz.

Gününüz nasıl geçiyor?

Sabah boks antrenmanına gidiyoruz. Duşumuzu alıp modaevimin inşaat ve dekorasyon işleriyle ilgileniyoruz. Her gün anne baba ziyaretimiz var. Eve gelip çalışıyorum. Bir bakıyorum akşam olmuş.

Eşinin ailesi evliliğinize tepki gösterdi mi?

Göstermemesi komik olurdu ama tanıdıkça beni çok sevdiler. Önce gelinleriydim, şimdi evlerinin kızıyım. Sanki Hasan’dan sonra beni doğurmuşlar gibi.

İlişkiniz ilk ortaya çıktığında Hasan’ın evli olduğu söylendi...

Tanıştığımızda evini ayırmıştı zaten. “Biz evleniriz ama bir boşanma sürecim var. Burada uzun sürüyor. Beni bekler misin?” dedi. “Tabii, üç yıl da sürse beklerim” dedim. O dürüstlüğüne o kadar aşık oldum ki. Evli olup da başkalarıyla nikah yapanlar var.

Öyle bir adam yansıtıldı ki, hem evli hem sevgilisi var, üstüne bir de Asena ile aşk yaşıyor gibi... Tam tersi. Onu tanıdığımda her şeyden sıyrılmış, sadece boşanmayı bekliyordu.

Almanya’da ne yapmayı planlıyorsun?

Mesleğimi dolu dolu yaptım. Doğru zamanda yuva kurdum. Şimdi de hayatıma iş kadını olarak devam edeceğim. Gelinlik ve abiye giyim mağazası açmayı planlıyorum. Üç katlı 600 metrekare bir yer tuttuk. Burada kendi markamı yaratacağım. Kostümlerimi hep kendim tasarlıyordum zaten. Tasarladığım modelleri diktireceğim. 

Elindeki avucundaki her şeyi bu işe yatırıyorsun yani...

Yoo, kocam sağolsun. Öyle bir şey yapmaya kalksam da izin vermez. Yıllardır çalıştığımı biliyor, “Sen emekçi kadınsın. Senin için hiçbir şey kolay olmamış. Hayal et ve yap. Ne istiyorsan yapmaya hazırım” dedi.

Evlilik sözleşmesi yaptınız mı?

Hayır. Yapan yapar, herkesin kendi bileceği iş. Bizim kalp sözleşmemiz var.

ERKEK HER ZAMAN İKİ ÜÇ ADIM ÖNÜMDE OLMALI

ERKEK HER ZAMAN İKİ ÜÇ ADIM ÖNÜMDE OLMALI

Eşinin sözünden de çıkmayan bir kadın görüyorum...

Erkek her zaman iki üç adım önümde olmalı. Yaradılışım böyle. Buna ‘köylüce’ diyebilirler. Babaannem bana erkeği ‘ata’ olarak öğretti. Son sözü her zaman kocam söyler ama beni ezmez. “Dediğim dedik” demez. Dünyanın en otoriter kadınıydı babaannem ama dedemin yanında kuzuydu. Dedem geldiğinde ceketini alır, terliğini önüne koyardı.

Sen de kocanın terliklerini önüne koyuyor musun?

Koyuyorum tabii. Bunu yaparken keyif alıyorum. İşe giderken uğurlarım, gelince karşılarım. Kapıyı eşime ben açarım. Gömleklerini kendim ütülerim. Kadının kadınlığını, erkeğin erkekliğini bilmesi gerek.

Feministleri çok kızdıracaksın...

Ben eski kafalıyım. Bir ilişki bitti diyelim, kadın anlatır ama ben erkeği de dinlemek isterim. Herkes kendine göre haklıdır. Ama dört duvar arasında ne olup bittiği bilinmez. 

Eşini kıskandığın oluyor mu?

Gerektiği kadar. Telefonunu kurcalayayım, Facebook’una bakayım... Nefret ederim öyle şeylerden. Bunu bir insan yapıyorsa kendine güveni yoktur. Bunları yapacaksan niye evlendin? Şifresini aldın, girdin baktın ne oldu? Mutsuz olacaksın.

Gitmek isteyen bir şekilde gider.

Aynen öyle. İş yerinde de aldatır ruhun duymaz. Yanıma gelip “Eşinizle tanışabilir miyiz?” diyenler var.

Şaka yapıyorsun...

Bir kızcağız geldi, nasıl heyecanlı, “Bir şey söyleyeceğim ama ne olur deli olduğumu düşünmeyin. Sizin eşinizi çok seviyorum, bir kere sarılabilir miyim” dedi. Kızı eşimin yanına götürdüm, bir kere sarıldı, inanılmaz mutlu oldu. Mesela bir lokale gideriz. Dortmund’da Hasan’ı herkes tanır. 20 dakika sonra orası kadınlarla dolar.

 Hiç mi korkmuyorsun peki?

Neden korkayım. Korkacağım adamla yuva kurup kocam, çocuğumun babası der miyim?

Ben olsam sinir olurdum...

O kadınlar sonra bir bakıyorsun benim yanımda oturmuşlar. Eşime mesaj atıyorlar, “Hasan bey, sizin hayranınızım ama Asena hanımı tanıdım. Allah sizi ayırmasın, muhteşemsiniz” diye.

Anne olmayı düşünüyor musun?

Henüz hazır değilim ama istiyorum. Aslında öncelikle eşimin istemesi lazım. Eşim de hazır olmalı. 

Onun zaten iki çocuğu var. Bir de kızı olsa güzel olmaz mı?

Güzel olur tabii ki ama şimdi işime konsantreyim.

İstanbul’da yapmıştınız ama Almanya’da da düğün yapacaksınız galiba?

O nikâhtı. Eşimin doğum günü tarihinde evlendik ki ömür boyu unutmasın nikâh tarihimizi... Düğünü de benim doğum günümde yapacağız ki onu da hiç unutmayalım. Herhalde Aralık gibi olacak.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.