'Aşk acısı güzel acıdır'

'Aşk acısı güzel acıdır'

'Paramparça' dizisindeki Keriman rolüyle 7'den 70'e izleyicinin gönlünde taht kuran Nursel Köse ile bir araya geldik. Konuşurken, bildiğim ama unuttuğum birçok şeyi hatırladım. Mesela kendine “Ahhh, bugün ne kadar güzelim” dediği günler çok aydınlık ve mutlu geçiyormuş. Haklı mı? Çok haklı.

27 Şubat 2016, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Röportaj: Elmas DERECİ

elmasdereci@gmail.com

Çok genç yaşta Almanya’ya eğitime gitmişsiniz ve orada kalmışsınız. Almanya hikayeniz nasıl gelişti?

Mimarlık okumaya gitmiştim. Türk ve Alman özel tiyatrolarda oynadım. Almanya’da işçi ailesiyseniz orada yaşayan yabancıların geçmişlerine ve hayatlarına uzak oluyor, farklı gözle bakıyor, sorunları gördükçe misyonlar yükleniyorsunuz. Hepimiz yabancıydık. Onları Türklerden ayırmadım. Almanlar, tüm yabancı göçmenlere ‘kanaken’ der. Hakaret olarak kullanıyorlar. Biz yabancılara karşı kullandıkları kelimeleri baz alarak oyunlar sahneledik, göçmen sorunlarına parmak bastık. Okul sonrası mimarlık yaptım ama oyunculuk ve yazarlık çalışmalarıma ağırlık verdim.

Almanya’dan neden döndünüz?

Herhangi bir yere dönmedim, hala orada bazen sevdiğim filmlerde oynuyorum. Fatih Akın’ın ‘Yaşamın Kıyısında’ filminde oynamış, Türkiye’den ilk ödülümü almıştım. Bir heyecan yarattım, ilgi gösterdiler ve küçük küçük dizi rolleri için gelip gittim. Sonra daha uzun süreli geldim. Şimdilik uzun vadeli buradayım.

Oyuncu, yazar, şair, yönetmen, tiyatro yöneticiliği... Hepsi birden zor olmadı mı?

Hayatım hiçbir zaman tekdüze olmadı. ‘Bir işin eğitimini alırsın ve hep o işi yaparak hayata devam edersin’ zihniyetinde olmadım. Tüm bu işler zamana yayılarak devam etti. Yakında ikinci şiir kitabım yayımlanacak mesela.

Önemli festivallerde en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülleri aldınız. “Yeter be! Bir kere de en iyi kadın oyuncu ödülü alayım” demediniz mi?

Rahmetli Tuncel Kurtiz, en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü aldığında yardımcı oyunculuk üzerine şöyle demişti; “Neye, kime yardım ediyoruz?” Böyle kategoriler var ama benim için önemli olan ödüllendirilmek. Robert De Niro da yardımcı oyuncu ödülü aldı.

“Hepimiz Keriman’ız aslında”

“Hah, işte budur!” dediğiniz, çok severek oynadığınız karakter hangisi?

Arap, İtalyan, birçok kültürden karakteri oynadım. Ama Keriman çok özel, sevdiğim bir karakter.

Keriman hakkında ne düşünüyorsunuz? Gerçek hayatta çevrenizde Kerimanlar var mı?

Herkese dokunuyor. Evine gelen polisin bile yanağını okşayabilen, sınırsız bir kadın. O sınırsızlığını çok seviyorum. Hiçbir şeyi takmıyor. Ne rezil olmak umrunda, ne geleneklere uymak. Çok derin ve güzel bir mizahı var, neredeyse stand up yapıyor. Yakın çevremde yok öylesi ama hepimiz Keriman’ız.

Keriman rolüne doğaçlama ekledikleriniz oluyor mu?

Karaktere küçük bonbonlar dağıtıyorum. İlk deneklerim settekiler, onlar gülüyorsa “Tamam, seyirciyi kazandık” diyorum.

Yeni filminiz ‘Kaçma Birader’deki rolünüz nasıl?

Pek çok komedi film teklifi gelmişti ama çekiniyordum. Çünkü Keriman da komedi karakteri. Farklı olmalıydı. Filmdeki Züleyha karakterine ağır çalıştım. Film 4 Mart’ta vizyona giriyor. ‘Sandalyeden düştü, hadi gülün’ esprisinden çok uzak bir komedi. Lolipop renkli renklidir ya, severek yersiniz. Çocukluk sevinçlerini çıkarır ortaya. İşte bu rol öyle, tatlı bir karakter.

“Kavgadan çok tırsarım”

Nursel Köse nasıl bir insandır?

Dakikliğim, titizliğim, iş ahlakım sevdiğim yönlerimden. Setlerde çaycısından yönetmenine kadar herkese çok hassas ve eşit davranırım. İyi bir ev kadınıyımdır. Yemek repertuarım çok geniş değildir ama çok iyi yaparım. Düzenliyim, simetri düşkünüyüm. Sadık bir arkadaşım. Büyük hatalar yapmadıkça insanları hayatımdan atmam, affediciyim. Kavgayı sevmem, hatta tırsarım. Haksızlığa tahammülüm yok. Yalan ve iftiradan da korkarım.

Nasıl hatırlanmak istersiniz?

Gittikten sonra bunun hiç önemi yok. Ödül bile verseler ne olacak! Her şeyi hayattayken yaşamak istiyorum.

Güzel kadın, güzel insan kriterleriniz var mı?

Kendinizi güzel buluyor musunuz? Güzelliği daha çok ışık olarak algılıyor ve yorumluyorum. Her insanın bir ışığı olduğuna, bazı insanların da karanlık olduğuna inanırım. Yaptığı işin kendiyle özdeşleşmesine, üzerinde sakil durmamasına, bir şeylerin hazmedilmiş olmasına güzellik diyorum. Bedeninizle yüreğinizin çelişkide olmadığını yansıtma halidir güzellik. Evet, kendimi güzel buluyorum. Kendime “Ahhh, bugün ne kadar güzelim” dediğimde o gün çok aydınlık ve mutlu geçiyor.

Hayat size ne öğretti? Sizi çok şaşırttığı oldu mu?

Sürprizler beni korkutmaz, her şeye açığım. Her yeni gün bir armağan diye bakıyor, “Yüce Rabbim bize bir gün daha hediye etti” diyorum.

Nursel Köse uzun süredir viyola sanatçısı Ulrich Mertin ile aşk yaşıyor.

“Zavallı adam ne yapsın!”

Aşkı sormadan olmaz. Aşık mısınız? Aşk acısı çektiniz mi?

Uzun süreli bir ilişkim var. Ayyy aşk acısı çekilmez mi hiç (gülüşmeler). En güzel acıdır. Allah hep aşk acısı versin. Almanca’da bir deyim vardır; “Hayat hep bir çocuğun doğum günü partisi değildir”. Her şeyin güllük gülistanlık olmasını tercih etmem.

Aşk ilişkisinde olması gerekenler ne sizce?

Ukalaca gelecek ama ilişkiyi çok iyi becerdiğime inanıyorum. Yıllar geçtikçe neyin yanlış/doğru olduğuyla, komplekslerimizden kurtulabilmemizle alakası var. Kendinizden yola çıkarak bir ilişkiyi yaşarsanız, sizi sizden başkası mutlu edemez. Ben mutlu değilsem, huzurum, özgüvenim, sevgim yoksa, kendimi şımartmıyorsam kimse beni mutlu edip şımartamaz. Hayatta ulaşamadığımız şeyleri aşık olunca karşıdan bekliyoruz. Zavallı, hem seni mutlu edecek, hem alışverişini, erkeklik görevini yapacak, hem senin ruh durumunu anlayacak. Herşeyi o adamdan beklemek mutsuzluğun kapılarını açmak demek. İlişkilerin matematiğini biliyorum. Bir sürü arkadaşım benden fikir alır. Mesela kıskançlık! Gizlice telefonları, sosyal medya hesaplarını, e-postalarını karıştırmayacaksın. Gereksiz merak, karşıdakinin üzerine düşmek, anaç olmak gibi her şeyin fazlası zararlı.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder