Aşkın Nur Yengi: Sakin görünüyorum ama içimde çılgın bir kadın var

Aşkın Nur Yengi: Sakin görünüyorum ama içimde çılgın bir kadın var

Uzun süredir bir ‘mekanın sahibi' tartışmasıdır gidiyor ama mekanın asıl sahipleri susuyor. Tek şarkılık şöhretler bir yana mekanın asıl sahipleri yıllarca zirvede kalabilenlerdir. 'Susma', 'Kara Çiçeğim', 'Hesap Ver', 'Allah’tan Kork' şarkılarıyla içimizi titreten Aşkın Nur Yengi gibi... Babalar Günü’nde yeni bir Sezen Aksu parçasını bizimle buluşturmaya hazırlanan Aşkın Nur Yengi ile geçmişi, bugünü, müziği ve aşkı konuştuk. Suna Akyıldız / suna.akyildiz@posta.com.tr

13 Haziran 2020, Cumartesi 07:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Karantina sürecinizi nasıl geçirdiniz?

Herkes gibi benim de kendimle ve çocuğumla ilgili korkularım var. Bilinçli olma mecburiyeti içerisinde özenli ve dikkatli bir şekilde yaşamıma devam ediyorum. Sıcak havaların virüsün etkisini azalttığı söyleniyor ama ne kadar doğru bilemeyiz. Pandemi hâlâ devam ediyor. Haliyle ben de tedbirlerime devam ediyorum.

Bu süreçte kendinizden sıkıldığınız oldu mu?

Kendimden değil de içinde bulunduğumuz durumdan çok sıkıldım ama iyi günler için bunlara katlanmak zorundayız. En azından kötü günlerin yoğun olduğu dönemi atlattık. Bahçeye çıkıp çiçeklerle uğraştım, hayvanlarla vakit geçirdim… Ben zaten çok sosyal bir kadın değilim. Sokaklarda çok fazla zaman geçirmem. Çok sevdiğim iki-üç arkadaşımla yemek yer, eve dönerim.

Sevenleriniz için sürprizler hazırladınız mı bu arada?

Şahane bir sürpriz var. Söz ve müziği Sezen Aksu'ya ait bir şarkıyla çıkış yapacağım. Birlikte ‘Baba' diye bir şarkı yaptık. İlk kez sözlerini burada, sana söylüyorum: “Baba unutur mu elim/Sıcağını elinin/ Annemsin/Babam ne tuhaf yeryüzü/ Ne çok üzüntüsü/Sen halledersin.”

Sizin için ‘hüzünlü şarkıların kraliçesi’ deniyor. Hüzünlü biri misiniz?

Hayatta hüzün olmazsa olmaz, herkes için böyle bu... Dolayısıyla şarkılar neye hizmet ediyorsa herkes kendine ait olanı çekip alıyor içinden. Benim kısmetime her zaman kaliteli ve hüzünlü şarkılar düştü. O yüzden hüzün şarkıları bana ve sesime yakıştırıldı ama ben hayatı hüzünlü yaşamayı seven bir kadın değilim. Hayatı gülümseyerek karşılamaya özenen bir kadınım. Allah da ağlatmasın.

Kırılgan bir kadın değilsiniz o halde?

Ağlamak, bir çok şeyin ilacıdır. Kızım olduktan sonra daha sık ağlamaya başladım. İçinde tutmak yerine ağlamak daha faydalıdır. Ağladıktan sonra insana inanılmaz bir rahatlama geliyor. Sıkıldığın şeye karşı daha güçlü oluyorsun.

90’LAR AŞKIN ANLAMININ DAHA DERİN OLDUĞU YILLARDI

Hâlâ 90’lı yılların şarkılarıyla duygulanıyoruz. Müzik kalitesi o yıllarda daha mı iyiydi?

Kesinlikle ve kesinlikle kalite daha yüksekti. Şarkılar çok daha iyi ve özeldi. 90’lar aşkın anlamının daha derin olduğu yıllardı. İnsan ilişkileri daha yoğundu. Şimdi her şey çok hızlı gelişiyor ve müzik de payına düşeni alıyor. Gün içinde sürekli 90’lar şarkılarını dinliyorum ve ne kadar güzel olduklarını hatırlıyorum.

SEZEN AKSU VE BENiM ARAMDA ANA-EVLAT İLİŞKİSİ VAR O BENİM HAYATIMIN NAZAR BONCUĞUDUR

Levent Yüksel’i, Sertab Erener’i ve sizi hep Sezen Aksu okulunun son öğrencileri olarak düşünüyoruz. Kendinizi mezun olmuş hissediyor musunuz?

Ben, İstanbul Üniversitesi Türk Musikisi Konservatuarı mezunuyum ama Sezen Abla’dan sahneyle ilgili, görgü, bilgi, edep anlamında çok şey öğrendim. Sezen Abla’nın okulundan mezun olunmaz; ondan öğreneceklerimiz bitmez. Zaten mezun da olmayalım, devam edelim bu güzelliğe.

Hâlâ bir albüm yaptığınızda veya yeni bir şarkı okuduğunuzda Sezen Aksu’yla paylaşır mısınız?

Tabii ki. Sezen Abla ve benim aramda ana-evlat ilişkisi vardır. Üzüldüğümde, ağladığımda yanına koşarım. O da bana kucak açar. Özlediğimde yanına gidip sarıldığım özel bir insan. Şarkılarımı mutlaka ona dinletirim, o bana dinletir. O, benim hayatımın nazar boncuğudur.

SEVİN, İNANIN, ÖZGÜN OLUN

30 yıl zirvede kalmanın sırrı var mı?

Hiçbir zaman zirvede kalmayı hedeflemedim. Tek hırsım gelen şarkıları iyi söyleyebilmek oldu. Ben sıradan yaşamayı tercih eden ve sahne üzerinde olmayı seven bir kadınım. İkisini dengelemek için bazı şeylerden vazgeçmek gerekiyordu. Vazgeçtiklerim de bende kalsın. İşin sırrı; doğal ve sahici olmak. Her dakika insanların gözünün önünde olmaktansa, bıktırmamak daha iyi. 30 yılda eksilerim de artılarım da olmuştur elbet ama kendimce doğru şeyler yapabildiğimi düşünüyorum.

Yeni albüm çıkaracak birine yılların tecrübesiyle ne önerirsiniz?

Her şeyden önce özgün olmalılar. Bu işi severek ve inanarak yapmalılar. Müzik bilgisi olmadan şarkı söyleyen çok insan var. Bu işi iyice öğrenmeliler. O zaman daha güzel şarkılar ortaya çıkar. Kalıcı olmak için kendilerini sosyal medyada çok fazla yıpratmamaları gerekiyor. Bir de bir enstrüman çalarlarsa tadından yenmez.

Aşkın Nur Yengi, bir şarkının sözleri olsaydı bu hangi şarkı olurdu?

Mikis Theodorakis’in ‘Meleklerin Duası’ diye şarkısı vardır. O şarkı olabilirim mesela.

Hemen hemen herkes ‘Best Of’ albümü yaptı. Siz neden yapmadınız?

Çünkü ben şarkıcılığa devam ediyorum. O yüzden gerek duymadım.

SINIRLARI OLAN BİR KADINIM

Bu sakin görünüşünüzün ardında nasıl bir kadın var?

Çılgın, deli dolu ama yine de sınırları olan bir kadın var. Sadece tanıdığım insanları hayatıma alan biriyim. Bu da mesleki bir deformasyon sanırım. Zarar görmekten endişe duyarım. Güvenimi boşa çıkaran insanlar oldu. Bu yüzden kendi kendime biraz daha tedbirli bir yapı geliştirdim.

Madem çılgın birisiniz o halde bize bir çılgınlığınızı anlatın.

20’li yaşlarımda motosiklet grubuyla birlikte 6000 kilometrelik bir seyahate çıkmıştım. Rafting yapmaya bayılırım.

AŞKI ÇOK DERİN YAŞARIM SONRA AŞK YERİNİ DERİN BİR SEVGİYE BIRAKIR

Aşk şarkılarını bu kadar iyi yorumlayan bir kadın aşkı nasıl yaşar?

Sezen Abla’nın da dediği gibi “Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk…” Aşkı çok derin yaşarım. Aşık olduğumda ayaklarım yerden kesilir. Dağları delecekmişim gibi bir güç gelir üzerime. Aşkımı korumak için adeta kanatlarım çıkar. Sonra aşk, yavaş yavaş yerini derin bir sevgiye bırakır.

Evlilik ve çocuk aşkın ömrünü kısaltır mı sizce?

Hayır! Sadece çocuk ön plana çıkıyor o kadar. Çocuk, aileye koşulsuz ve şartsız bir sevgi getiriyor. O yüzden aşkın kaybolacağını düşünmüyorum. Aşk, sevgiye dönüşüyor. Uzun yıllar verilen emek başka bir şekil alıyor.

Kızınız Nazlı, annesinin şarkıları, babası Haluk Bilginer’in film ve dizileri için yorumlar yapıyor mu?

Sevdiği ve sevmediği şeyleri bizimle paylaşıyor. Ben şarkılarımı en çok ona dinletirim. Babası da filmlerini izletir. Eleştirilerini duymak isteriz. Çünkü onlar yeni jenerasyon ve bakış açıları bizim için çok önemli. Bu konuda ona karşı çok özenliyiz.

Nazlı’nın oyunculuğa ya da müzisyenliğe ilgisi var mı?

Nazlı şu an müzisyenliğe yakın olduğunu söylüyor ama biz onu hiçbir konuda manipüle etmiyoruz. Canı ne istiyorsa onu yapmasından yanayız. Ama sanatla ilgili bir şeyler yapacağını düşünüyorum. Sevmediğimiz bir işi yapmak sıkıntı verir. Sevdiğim bir işte profesyonelleştiğim için Allah’a bin kere şükrediyorum. İnançlarımın peşinden gitmişim ki bugünlere varmışım.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder