AYM Başkanı'ndan yüksek mahkemenin kararını eleştiren Bakan Soylu'ya yanıt

AYM Başkanı'ndan yüksek mahkemenin kararını eleştiren Bakan Soylu'ya yanıt

Anayasa Mahkemesi Zühtü Arslan, yüksek mahkemenin kararını eleştiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yanıt verdi.

23 Eylül 2020, Çarşamba 14:39 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Anayasa Mahkemesi (AYM), Başkanı Zühtü Arslan, "Yargı kararları, özellikle AYM kararları kutsal metinler değildir. Eleştirilebilir, dahası eleştirilmelidir. Eleştirinin eleştirilenler bakımından etkili ve faydalı olabilmesi büyük ölçüde kullanılan üslûba bağlıdır. Yargı kararından ziyade kararı verenlere odaklanan ve eleştiri ötesine geçen ifadelerin fayda getirmeyeceği, zira eleştiriyi mecrasından uzaklaştıracağı açıktır" dedi.

AYM'de bireysel başvurunun kabulünün 8’inci yıl dönümü nedeniyle ‘İnternet Çağında Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunması’ konulu sempozyum düzenlendi. AYM Başkanı Zühtü Arslan, kayınpederi Derviş Tarakçı’nın vefatı nedeniyle Kahramanmaraş’a gittiği için sempozyumun açılışı için hazırladığı konuşma metnini Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan okudu.

Arslan, 8 yıl önce uygulamaya geçen bireysel başvurunun AYM’nin temel hak ve özgürlükleri koruma görevini daha da belirgin hale getirdiğini ifade etti. Arslan, "AYM, her geçen gün artan iş yüküne ve tüm olumsuzluklara rağmen bireysel başvurunun etkili bir hak arama yolu olarak kullanılmasını sağlamıştır. 23 Eylül 2012 tarihinden bugüne Mahkemeye toplam yaklaşık 285 bin başvuru yapılmış, bunun 243 bin kadarı sonuçlandırılmıştır. Başka bir ifadeyle bireysel başvurunun başladığı tarihten bu yana yapılan başvuruların yüzde 85,5’i karara bağlanmıştır. Şu anda AYM’nin önünde 42 bin civarında başvuru bulunmaktadır. Mahkememiz incelediği başvurularda 10 binden fazla ihlal kararı vermiştir. İhlal kararlarının temel hak ve özgürlüklere dağılımına bakıldığında ilk üç sırada yüzde 54 ile adil yargılanma hakkı, yüzde 26,7 ile mülkiyet hakkı ve yüzde 5,7 ile ifade özgürlüğü olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

"Tahammül göstermek zorundayız"

Düşünce özgürlüğü ile ilgili Cemil Meriç’in "En kötü yanımız müsamahakâr olamayışımız" sözünü hatırlatan Arslan, "Gerçekten de ifade edilene katılmak zorunda değiliz, ama katlanmak zorundayız. Söyleneni hoş bulmayabiliriz; ama söyleyeni hoş görmek ve cömertçe tahammül göstermek durumundayız. İfade özgürlüğünün alanı geniştir. Özellikle bu özgürlükte esas olan serbestlik, istisna olan sınırlamadır. Bu bağlamda, kural olarak, şiddet ve terörü teşvik, nefret söylemi, tehdit ve hakaret dışında her türlü ifadenin hukuk düzenince korunması gerekir" görüşünü dile getirdi.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Bakan Soylu: Bir polisimiz Bodrum'da ev bulsun bakalım