Baktın olmuyor bakmayacaksın!

Bir ilişkiyi ya da evliliği kurtarmak için elinden gelen her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala düzelmemişse yolun sonuna gelmişsin demektir. Evet, bunu kabullenmek zordur. Hele hele uzun soluklu bir ilişkiyse... Ama işte bir Karadeniz atasözünde olduğu gibi, “Baktın olmuyor, bakmayacaksın...” Peki bu yürek sancısından nasıl kurtulacaksın? Cevabı yazıda...

17 Ocak 2015, Cumartesi 23:40
A A

AŞK DOKTORU MEHMET COŞKUNDENİZ YAZDI... https://twitter.com/askdoktoru Bir ilişkiyi ya da evliliği kurtarmak için elinden gelen her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala düzelmemişse yolun sonuna gelmişsin demektir. Evet, bunu kabullenmek zordur. Hele hele uzun soluklu bir ilişkiyse... Ama işte bir Karadeniz atasözünde olduğu gibi, “Baktın olmuyor, bakmayacaksın...” Peki bu yürek sancısından nasıl kurtulacaksın? Cevabı yazıda...

1) ONU öZGüR BIRAK Yıllardır kalbindeydi. Onsuz olmak fikri bile seni deli ederdi. Ama şöyle düşün: Sen bu kadar çaba gösterdiğin halde o kolunu bile kıpırdatmamışsa senin kalbinde kalmak istemiyor demektir. Kimseyi hapsedemeyeceğine göre, onu artık bulunduğu yerden çıkarman ve özgür bırakman gerekiyor. Unutma, zaten bedenen gitmişti. Şimdi ruhen de onu göndermenin zamanı geldi. çıkar kalbinden. Kocaman bir boşluk kalacak biliyorum ama, güven bana, o boşluk da bir gün dolacak.

2) ONU VE KENDİNİ AFFET Sonu nasıl biterse bitsin, yaşadığın bunca güzel anıda onun da payı var. O olmasaydı, sen bu güzel günlerin, anıların sahibi olamayacaktın. öyleyse onu affet. Sonra da teşekkür et. Ardından kendinle baş başa kal. Bu ilişkideki hatalarını, yapmak isteyip de yapamadıklarını düşün. Buna küçük bir yüzleşme diyebilirsin. Ardından yaptıklarınla, yapamadıklarınla yaşananları olduğu gibi kabullen ve kendini affet. Kendini bağışla ki, bundan sonra daha sağlıklı ilişkiler kurabilesin.

3) BİR DEVRİMCİ OL Büyük usta Nazım Hikmet ne der? “Gitmek sadece bir eylemdir. Unutmak ise kocaman bir devrim.” Evet o gidiyor, öyleyse bırak eylemci olsun, sen devrimci olmayı tercih et. Yüreğinde, benliğinde, kalbinde büyük bir devrim yap. Unutabilmeyi, aklından her şeyi çıkarmak olarak algılama. Elbette hiçbir şeyi unutmayacaksın ama onsuz olmayı sindirip öyle yaşayacaksın. İlle anacaksan, onu güzel şeylerle anacaksın. Bu devrimi başardığında kendinle gurur duyacaksın.

4) ACINI YAŞAMAKTAN çEKİNME Gidiyor olması senden yoksunluk hissi yaratacaktır. Bunun büyük bir acı verdiğini biliyorum. Yemek yiyemeyeceksin, kendini işine veremeyeceksin, uyku uyuyamayacaksın, dünyadaki hiçbir şey umurunda olmayacak, çevreni, arkadaşlarını, aileni kıracaksın. Hiç gocunmadan yaşa bunları. Bırak gözyaşlarını, akabildiği kadar aksın. Hiçbir acı yaşanmadan bitmez. Dibe vurmadan zirveye ulaşılmaz. Kendini zamanın şefkatli kollarına bırak. Ama her zaman düzelmeyi umarak...

5) HESAPLAŞMAYI BIRAK Bu noktaya gelene kadar yaşadığın sorunu onunla defalarca konuştuğuna eminim. Bu konuşmalarda bir sonuca varmanız mümkün olmadı. Belki birbirinizi suçladınız, belki konuşmanız şiddetli kavgaya dönüştü. Artık bitti. Yeniden başa dönüp bir kez daha hesaplaşma içine girmenin alemi yok. Böyle bir hesaplaşma seni yeniden bunalıma sokmaktan başka işe yaramaz. Belki bir veda konuşması, hepsi o kadar. İnan bana o da şart değil.

6) UMUDUNU YİTİRME Şöyle bir geçmişini düşün. O olmadan önce de vardın sen. O hayatına girmeden önce de yaşıyordun. Bunun yeniden olabileceği konusunda umudunu hiç kaybetme. Acının bittiği gün hayata dört elle sarılabileceğini unutma. Seni motive edecek çok şey var. Ailen, belki çocukların, işin, eğitimin, arkadaşların. Daha da önemlisi geleceğe dair umutların... Bunlar senin bu acılı süreçte dayanabileceğin duvarlar, tutabileceğin dallardır. Umudun olduğu yerde hayat her zaman yeşerir.

7) KENDİNDEN SORUMLU OL Bir sabah kalkıp, “Benim heyecanım bitti” demişse sana biliyorum, önce kendini deli gibi sorgulayacaksın. “Ne yaptım da böyle oldu?” diye soracaksın ama cevabını bulamayacaksın. Hiç yorulma, bu onun duygusu. Sen seviyor olabilirsin. Sen o heyecanı hala yaşıyor olabilirsin. Sen kendine onsuz bir gelecek düşünmemiş olabilirsin. Ama o bitirmiş bir kere. Ve bunun sorumlusu sen değilsin. Onun duygu eksikliğinin sorumluluğunu üstlenme. Unutma; herkes kendi tercihini yaşar!

8) BAŞKALARINI SUçLAMA Sana söylemese de, heyecanının bitmesi başka birinin varlığına bağlı olabilir. Ya da sevgilinin, eşinin hayatına arkadaş olarak giren birileri ona başka ufuklar açmış olabilir. Biliyorum, suçluyorsun. “Onlar olmasaydı, bizim mutluluğumuz devam edecekti” diyorsun. Evet, belki bir süre daha... Ama hepsi o kadar. O seni kalbinden çıkarmışsa bir kere bunun başkalarıyla ilgisi yoktur aslında. Kendi duygularıyla hareket ediyordur ve bunun da sorumlusu yine kendidir.

9) GELECEKTEN KORKMA Ayrılık çanları çaldığında insan ister istemez, “Şimdi ne olacak, hayatım nasıl devam edecek?” diye bir kaygı içerisine girer. Bu kaygı bir süre sonra gelecek korkusuna dönüşür. Dur biraz, gelecekte ne olacağını bilmiyorsun. Belki de şimdikinden çok daha iyi bir aşka sahip olacaksın. Kendi hayatının efendisi olmayı başarırsan inan bana mutluluğu yakalaman da çok zaman almayacak. Unutma insan mutlu olmaya koşullanmıştır, mutsuzluk sadece geçici bir durumdur.

10) KİMSEYİ KENDİNDEN DAHA çOK SEVME Bu ilişkiden öğrenmen gereken bir şey var. Onu canını verecek kadar, kendinden vazgeçecek kadar seviyordun değil mi? Böyle bir sevgi, sağlıklı bir sevgi değil maalesef. Kendini önemsemediğin, kendini sevmediğin noktada her zaman bunu yaşama olasılığın var. öyleyse önce kendini, en çok kendini sev. Kimse için benliğinden, seni sen yapan özelliklerinden vazgeçme. Son söz: Aşk insan olma durumudur. İnsanlığından asla vazgeçme...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.