“Berk ile küs değiliz”

Öykü Gürman (30) ve ikizi Berk, 5 yıl önce, 'Evlerinin Önü Boyalı Direk' türküsünü flamenko tarzında seslerdirerek üne kavuştu. Şimdi kardeşler farklı yönlerde uçuyor. Dargınlar mı birbirlerine? "Hayır" diyor Öykü, "Hiç bir sorunumuz yok. Her şeyden önce kardeşiz."

08 Aralık 2012, Cumartesi 05:00
A A
“Berk ile küs değiliz”

ÖMER GÖREN

ogoren.aktuel@posta.com.tr

- Sen ve ikizin Berk dışında ailede müzikle ilgilenen var mı?

Evet, annemiz var. Vakti zamanında TRT Ankara Radyosu’nda şarkı söylüyormuş. Ama ailesi muhafazakar olduğu için şarkıcı ya da radyocu olmasına izin vermemişler. Şarkı söylemek, annemin içinde hep ukde olarak kalmış. Bu yüzden bize hep destek vermiştir. Ben de anneme çekmişim herhalde, çocukluğumda da şarkıcı olmak isterdim.

- Sadece sen mi Berk de mi şarkıcı olmayı düşlüyordu?

İkimiz de. 4 yaşlarındaydık, Berk ve ben mutfakta çatal, bıçak, kova ne bulursak odanın ortasına getiriyor, kendimizce bir şeyler çalıyorduk. Ah, ben bir de sihirbazlığa çok özeniyordum. Sonra bir ara, İngilizce öğretmenimi çok sevdiğim için öğretmen olmaya heveslenmiştim.

- Annen destek anlamında ne yapardı mesela?

Annemin ayakkabılarından kıyafetlerine kadar her şeyini alıp giyer, anneme de “İşte şimdi karşınızda Öykü Gürman” diye kendimi sundurup sanatçı edasında odaya dalardım. Buna öyle alışmıştım ki ilkokul başta olmak üzere tüm okul orkestralarının solistiydim. 5. sınıfta Whitney Houston’un ‘I Will Always Love You’ adlı şarkısını söylemiştim. 14 yaşımda keman dersleri aldım. Sonra da konservatuar olayı başladı zaten.

- İlk paranı nerede ve nasıl kazandın?

Üniversitedeki keman hocam “Konserim var, sahnede notalarımı çevirir misin?” diye teklif getirdi. Balıklama atladım, çünkü amacım insanların karşısına çıkmaktı. Böylece ilk paramı kazanmış oldum. Bu parayı hâlâ saklarım.

- Berk ile senin kavgalı olduğunuz konuşuldu. Doğru mu?

Berk’le hiçbir sorunumuz yok. Her nedense öyle yansıtıldı. Tarzımız farklıydı, başka türlü şarkıları söylemek istiyorduk. Ekranlara ayrı çıkmamız, ayrı albüm yapmamız “araları açık” algısını yarattı. Halbuki hiç ilgisi yok. Kaç kez açıkladık meseleyi ama hiçbiri yazılmadı, söylenmedi. Küs değiliz. Her zaman da birbirimizin projesine destek vereceğiz. Çünkü biz her şeyden önce kardeşiz.

“Taliplerim var ama...”

- Sevgilin var mı?

Taliplerim çok ama şu an gönlüm boş. Kriterlerim nedeniyle öyle olmasını da istiyorum. Ama tabii ki aşka sıcak bakıyorum. Hatta aşkın kadın ve erkek için şans olduğunu, yakalandığında bırakılmaması gerektiğini düşünüyorum.

- O kriterlerin ne?

Önce karşımdakine hayran olmam lazım. Entellektüel seviye, zeka, başarı, maddiyat, yakışıklılık gibi çok fazla şeyi saymalıyım... Çünkü bir kariyerim ve durduğum bir yer var. Ve para herşey değil ama tabii ki en az bana eşit kazanıyor olması lazım.

- Kendini tarif eder misin?

Derinliği olan, farkındalığı yüksek biriyim. Enerji dolu bir yapım var. Şaşırmayı ve şaşırtmayı seven, heyecanlı, samimi, tutkulu, yaşam sevinci olan bir insanım. Hiç bir işin sevilmeden yapılabileceğine ve başarı getireceğine inanmam.

(01.12.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Görünmez kaza