'Binbir Gece sayesinde Balkanlar Türkçe öğrendi

'Binbir Gece sayesinde Balkanlar Türkçe öğrendi

Yeni bir diziden evliliğe, hatta anne olmaya kadar son bir yılda pek çok değişiklik yaşayan Bergüzar Korel, yeni hayatını anlattı. All Dergisi'nin ocak sayısına...

29 Ocak 2011, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

‘Bitmeyen Şarkı’ dizisinin çekimleri için Urla’daydınız. Daha önce İstanbul’dan başka yerde yaşamışlığınız var mıydı?

Hayır. Urla’da oğlum Ali ile yaşıyordum, Halit de sık sık gidip geliyordu. Yalnız olsam her yerde yaşarım ama Ali ile çok zor, çünkü düzenini bozduğumda kendimi ona karşı yetersiz hissediyorum. Neyse ki artık çekimler İstanbul’da, döndüğüm için mutluyum.

 Anne olmak içsel anlamda hayatınızda neleri değiştirdi?

Hep çok duyarlı ve duygusaldım ama tabii ki oğlum olduktan sonra arkamda benden bir parça olduğunu biliyorum sürekli. Yani sırtımı dönüp gittiğimde de arkada bana ihtiyaç duyan bir insan var. Bunu düşünmek zorundasınız. Sette ya da başka yerdeyken hiçbir şey düşünmeden iş yapmayı, bir kahve içmeyi unuttum. O hayatıma girdiğinden beri çok daha fazla gülüyorum, çok daha güzel hissediyorum kendimi. Sabahları çok daha heyecanlı uyanıyorum. Bambaşka bir şey bu.

Çok zayıflamışsınız...

Güzel bir diyet yaptım ve zayıfladım. O yüzden “Hamilelik sonrası kilo veremiyorum” diyenlere inanmıyorum. Yemeği gerçekten çok seven bir insan olmama rağmen verdim kiloları.

Ali’ye şarkı söylüyor musunuz?

‘Bitmeyen Şarkı’ başladığında sürekli söylüyordum. Hatta ben şarkı çalışırken ne kadar alaturka olursa olsun Ali arabada ağladığında o şarkıları açıyordum. Hemen uyuyordu. Şimdi banyosunu yaptırırken de o şarkıları söylüyorum, dikkat kesiliyor.

Galiba bu gidişle müzisyen olacak...

Genlerinde iki taraftan da kaç kuşaktır bu işlerle uğraşan insanlar var: Müzik, resim, sinema, tiyatro... Genler tamamen geçtiyse zaten, başka şansı yok. Ama kendisi ne istiyorsa o olacak tabii ki.

Siz de ünlü bir anne-babanın çocuğusunuz. Bunun avantaj veya dezavantajları neydi?

İlk işimde, yani ‘Kurtlar Vadisi Irak’ta insanlar Türk olduğuma inanmıyorlardı, dolayısıyla önyargıları yoktu. Sonra bambaşka bir şekilde ‘Binbir Gece’ye dahil oldum. Babam zaten hayatta yoktu, olsa bile bu piyasadan değildi. Bana bu hayatta ayrıcalıklar sağlayacak yapıda bir adam değildi zaten. Dezajantajlarına gelince: Yaşıma göre bu işin nasıl olduğuyla, neler yaşayabileceğimle ilgili çok şey biliyordum. Ama dezavantajları avantaja çevirdim.

‘Binbir Gece’ ile Balkanlar’a gittiniz. Orada durum nasıl?

Balkanlar’da ilgi anormal bir durumda. Bir çok yere gittik o dizi sayesinde, en çok zevk aldığımız yer, Zagrep oldu. Çünkü insanları çok kibar. Bir Avrupa şehri ama Avrupa insanlarının o soğukluğu yok. Çok ünlü olmamıza rağmen insanlar sokakta gezerken özel alanımıza çok saygı gösterdiler. Taciz etmediler, hep izin alarak fotoğraf çektiler. Keşke burada da insanlar yaptığımız işten ne kadar aldığımıza değil, orada Türkiye’yi nasıl tanıttığımıza baksalardı. Çünkü dizi sayesinde oradan Türkiye’ye turlar fazlalaşıyor, belgeseller yapılıyor, insanlar Türkçe kurslarına gidiyor... Bunlar biraz daha paylaşılsa çok daha mutlu olurdum.

Gün her sabah Ali ile başlıyor

Eşiniz Halit Ergenç’le bir projede çalışmak istiyor musunuz?

Çok isterim. Çünkü Halit eşim olması dışında, iş ahlakı, disiplin ve yetenek olarak da çok iyi bir aktör. Sinema filmi de olabilir.

Halit Bey yeni diziye başladı. Oyunculukla ilgili birbirinize fikir veriyor musunuz?

Evde o kadar normal bir hayatımız var ki işi eve getirmiyoruz. Çünkü o zaman çok sıkıcı bir hal alır. Tabii ki izlerken fikir verdiğimiz zamanlar oluyor ama evde iş pek konuşulmuyor bizde.

Şimdi yollarınız İstanbul’da birleşti...

Artık İstanbul’da olduğum için içim rahat. Beni en çok geren şey geceleri ayrı uyumamızdı.

 İkinizin de çalışmadığı bir gün evde nasıl geçiyor?

Çok eğlenceli geçiyor. Sabah 7’de Ali’yle başlıyor gün. Canımız isterse sahile iniyoruz. Bazen sadece evde kalıp film izliyoruz. Normal bir aile nasıl yaşıyorsa öyle yaşıyoruz. Arkadaşlarımızla, kuzenlerimizle zaman geçiriyoruz. Kanyon’u çok seviyor, orada zaman geçiriyoruz. Ama mutlaka akşam 7’de evde oluyoruz. Ali yemek yiyor, her akşam mutlaka yıkanıyor. Biz de çıkacaksak 9’dan sonra çıkarız ya da baş başa bir şeyler yaparız. 

(22.01.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

2

Sıradaki haber yükleniyor...
holder