Cansu Melis Karakuş: Oyunculukta kurallarım yok

Cansu Melis Karakuş'u beş yıl önce Best Model of Turkey'in seçmelerinde Erkan Özarman'ın ofisinde tanıdım. Görür görmez de ''İşte gerçek bir model adayı'' dedim ve yanılmadım. Önce Best Model of Turkey'de birinci oldu, ardından da Best Model of The World ikinciliği geldi. Şimdi yer aldığı dizilerle oyunculuk basamaklarını hızla tırmanıyor. Cansu ile hem özel hayatını hem mesleğini açık açık konuştuk

17 Şubat 2019, Pazar 08:30 Son Güncelleme:
A A
Cansu Melis Karakuş: Oyunculukta kurallarım yok

● Şov dünyasına nasıl girdin?

16 yaşından beri tanıtım organizasyonlarında modellik yapıyordum. 2014’te Best Model of Turkey’de birinci olunca profesyonel hayata adım attım.

● Seni kim cesaretlendirdi?

Öğrencilik yıllarımda arkadaş grubu ile bir partiye gitmiştim. Nihat Odabaşı beni görünce yanıma gelip “Senin burada ne işin var? Senin model olman lazım” dedi. Çok şaşırdım. Kendime hiç güvenim yoktu. Benimle konuştu, cesaretlendirdi ve modelliğe adım attım.

● O günlerde bugün olduğun yeri hayal etmiş miydin?

Ben akademisyen olmak istiyordum. Üniversiteden kalan zamanımda babamın yanında muhasebecilik yaptım, mağazada kasiyerlik yaptım. Organizasyonlar düzenledim. Kısmette oyuncu olmak varmış.

● Manken olarak hayatını yaşayabileceğin parayı kazanabiliyor muydun?

İhtiyacım olan parayı kazandım. Fazlasını değil. Her şey para değil. Türkiye’de modellik hak ettiği saygıyı görmüyor. Ben mesleğime verdiğim emeğin karşılığını aynı şekilde almadım. Bu sebeplerden dolayı mankenlik benim için vazgeçilebilir oldu.

MANKENLER ÜVEY EVLAT SANKİ

● Kim mankenliğe saygı duymuyor?

Şov dünyasında mankenler üvey evlat muamelesi görüyor. Defile için görüşmeye çağırıyorlar. Gidiyorsun saatlerce bekletiliyorsun. Oldu da işi aldınız, defileye iki gün kala hiçbir açıklama yapmadan işi iptal edebiliyorlar. En çok bekletilen, en çok ihmal edilen, en az saygı duyulan ve çalışma ortamında ihtiyaçları en az düşünülen kişiler hep mankenler.

● Oyunculuk maceran nasıl başladı?

Oyunculuğu hiç düşünmemiştim. Menajerim aracılığıyla bana ulaştılar. Görüşmeye gittim. Oyunculuk tecrübem ve eğitimim yoktu. “Yaparsın” dediler. Kendimi bir anda kamera karşısında buldum.

● Sonrasında oyunculuk eğitimi aldın mı?

‘Çilek Kokusu’ dizisine başlayınca oyunculuk eğitimi aldım. İşin tekniğini öğrenmeye başlayınca oyunculuğu daha da çok sevdim. Oyunculuk eğitimi, içimde daha önce var olduğunu bilmediğim yeni Cansu’ları keşfettirdi bana.

HAKAN SABANCI DA CEM YILMAZ DA ARKADAŞIM

● Oyunculuk konusunda öpüşmemek, sevişmemek gibi kuralların var mı?

Ben yeni yeni oyuncu olmaya çalışıyorum. İşim gereği böyle bir rol gelir ise oynarım. Öpüşürüm de sevişirim de... Zaten ‘Fİ’ dizisinde de böyle bir karakteri oynamıştım. Kısacası oyunculukta kurallarım yok.

● Adın Cem Yılmaz ve Hakan Sabancı ile aşk dedikodusuna karıştı. Gerçekten sevgili miydiniz?

Tanınırlığım artınca magazinciler benimle daha çok ilgilenmeye başladı. Sosyal medyada birini takip etsem ilişkim varmış gibi yazılıyor. Hakan da, Cem de arkadaşım. Ozan Güven’i de çok severim. Cem’le onun sayesinde tanıştık. Cem, Defne ile 􀅇ört etmeye başladıktan sonra da aynı ortamda birçok kez bulunduk.

HAKKIMI ARARKEN SALDIRIYA UĞRADIM

● Kadın olmanın zorluklarını yaşadın mı hiç?

İşimde değil ama sosyal hayatımda çok yaşadım. Ama bu tüm dünyadaki kadınlar için geçerli. Kadın olmak için çok savaşmak gerekiyor. Mesleki alanda çok büyük eşitsizlikler var. Erkek, kadını hep kendine rakip görüyor ve onu hep bastırmaya çalışıyor. Ve sonunda şiddet... Erkeğe verilen ayrıcalık kadınlara verilmiyor. Ben de bu sebeplerden dolayı fiziksel bir kavga yaşadım. Sadece kendimi savunmaya çalışırken hakkımı aramaya çalışırken saldırıya uğradım, darp edildim.

● Sanırım bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorsun... Sevgililer Günü’nde ne yaptın?

Benim gibi sevgilisi olmayan kız arkadaş grubum ile yemek yedik, eğlendik.

● Geleceğe dair planların var mı?

Şimdilerde bir şeyler karalıyorum. Bunun roman mı, hikaye mi, şiir mi olacağını zaman gösterecek. Şu an karalama dönemindeyim. Güzel bir roman yazmayı çok istiyorum.

GÜNDE İKİ ÖĞÜN YEMEK YİYORUM

● Estetiğin var mı?

Burnumda estetik var. Ama bunu yarışmada birinci seçildikten sonra yaptırdım. Geri kalan her şeyim orijinal. İnsanlar kusurlu gördüğü yerlerini düzelttirip mutlu olacaklarsa neden olmasın?

● Fiziğini nasıl koruyorsun?

Yemek yemeye çok düşkün biri değilim ama hiç yemek seçmem. Canım ne isterse onu yerim. Genetik özelliklerim de çok büyük avantaj. Aile fertlerim hep fit. Diğer bir sırrım ise günde iki öğün yemek yemem. Uzun yürüyüşler ve pilates yapıyorum. Hepsi bu.

SEVGİLİ KRİTERİME UYANIN BOYUNU DERT ETMEM

● Sevgilin var mı?

Yok. Ben öyle kolay kolay kalbimi açmam. Platonik biriyim. Bazen kendi içimde yaşıyorum. Bazen de başlamadan bitiyor.

● Çok mu seçicisin?

Ben biraz korkak biriyim. Aşka inanıyorum. Ama benim inandığım aşk şu anki dönemde olduğu gibi değil. İnsanların birbirini sömürdüğü, hırpaladığı türden bir aşk değil. Benim yaşayacağım aşkın içinde saygı, sevgi ve şefkat olmalı. Kalbimin hırpalanmasından çok korkuyorum.

● Senin için aşk nedir?

İnsana yaşadığını hissettiren, onu tamamlayan bir duygu. Senin kendinde eksik hissettiğin bir şeyi o kişi tamamlıyorsa ve sana derin ve huzurlu nefes aldırıyorsa aşk odur.

● Hiç aşık oldun mu?

Oldum. Şu an sadece işime aşığım. Tüm emeğimi, yoğunluğumu onu büyütüp, geliştirmeye harcıyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor.

● Erkekler rahat bırakıyor mu? Flört, sevgili teklifleri alıyor musun?

Önceden de alıyordum ama tanınır ve popüler olunca daha çok almaya başladım. Bu da çok doğal bir şey. Ama şu an işimden başka bir şey düşünmüyorum.

● 1.83’sün! Senden kısa erkekle flört eder misin? Boy farkı seni rahatsız eder mi?

Daha önce kendimden hayli kısa bir erkek arkadaşım oldu. Bu da benim için bir kriter değil, rahatsız da olmadım. Sevgili kriterlerime uyanın boyunu dert etmem.

● Sevgili kriterlerin neler?

Sevgilim olacak kişinin bana ne hissettirdiği çok önemli. Şefkatli, iyi niyetli, temiz yüzlü ve pozitif olmalı. Onda kendimden parçalar görüyorsam, o da bana benziyorsa işte o benim için değerlidir ve o benim sevgili adayım olabilir.

● Birini çok beğendin ama o seni fark etmiyor ilk adımı sen atar mısın?

Evet, gerçekten çok hoşlanmışsam adım atarım. En azından fark ettirmek için bir şeyler yapabilirim.

BÜYÜKBABALARIM SURİYE'DEN GÖÇ ETMİŞ

● Basında annenin Suriyeli olduğu haberleri çıktı, doğru mu?

Büyük büyük babalarım Suriye’den Gaziantep’e göç etmiş. Suriye ile bağım bu. Oralarda bir yakınım yok. Annem Gaziantepli, babam da Konyalı.

Röportaj: Bekir SAÇAR

bekir.sacar@posta.com.tr

Sıradaki haber yükleniyor...