Cengiz Aytmatov kimdir? Cengiz Aytmatov'a dair bilinmeyenler

Eserleriyle adını tüm dünyaya duyuran Kırgız yazar ve devlet adamı Cengiz Aytmatov, vefatının 12'nci yılında yad ediliyor. Eserlerinde savaş dönemine, aşk acılarına, kahramanlık hikayelerine, gelenek ve göreneklere, ninnilere, türkülere, masallara ve efsanelere yer veren Cengiz Aytmatov, bozkırları ve yaşam biçimlerini uzun uzun anlattı. Bir hayata dünyaları sığdıran Cengiz Aytmatov'un hayatı özellikle genç edebiyatseverler tarafından merak ediliyor. İşte Cengiz Aytmatov kimdir? Cengiz Aytmatov'a dair az bilinenler!

10 Haziran 2020, Çarşamba 11:47 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Babası kurşuna dizildi

Babası kurşuna dizildi

  • Kırgız edebiyatının yanı sıra Rus ve Türk edebiyatında da önde gelen isimlerden biri olan Aytmatov, devlet adamı Törekul Aytmatov ile Tatar asıllı tiyatro sanatçısı ve öğretmen Nagima Aytmatov'un çocuğu olarak 12 Aralık 1928'de dünyaya geldi.
  • Kırgızistan'ın Talas bölgesinin Şeker köyünde doğan usta yazar, okul hayatına 1935'te Rusçayı da öğrendiği Moskova'daki bir Sovyet okulunda başladı.
  • Aytmatov, babasının 1937'de tutuklanması ve bir yıl sonra kurşuna dizilmesiyle, bilge bir kadın olan babaannesi Ayıkman Hanım tarafından Manas Destanı'ndan hikayeler anlatılarak büyütüldü.

14 yaşında Rusça öğretmenliği yaptı

14 yaşında Rusça öğretmenliği yaptı

  • Eğitimine, 1938'de taşındıkları Kirovskoye'deki Rus yatılı bölge okulunda devam eden yazar, ailesinin geçim sıkıntısı nedeniyle küçük yaşta çalışmaya başladı.
  • Cengiz Aytmatov, henüz 14 yaşındayken vergi tahsildarlığı, tarım makinelerinin sayımı, Rusça öğretmenliği gibi işlerde çalıştı.
  • İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 1946'da ailesiyle Cambul'a taşınan ve burada Veteriner Teknik Okuluna giren Aytmatov, bu okuldan birincilikle, 1948'de girdiği Frunze Tarım Enstitüsünden 1953'te onur derecesiyle mezun oldu.


 Dünya literatürüne "mankurt" kavramını kazandırdı

Dünya literatürüne "mankurt" kavramını kazandırdı

  • Aytmatov, "mankurt" kavramını 1980'de kaleme aldığı "Gün Olur Asra Bedel" romanında tarihine küsen, geçmişini unutan, ailesine, mensup olduğu milletine, öz değerlerine yabancılaşan ve gayesi olmayan insanların mensup oldukları milletleri uyarmak için kullandı.
  • Toplumuna yabancılaşma olarak da kullanılan "mankurt" kavramı, Aytmatov'un kendisi kadar dünya tarafından tutulup benimsendi.

Aynı zamanda başarılı bir devlet adamıydı

Aynı zamanda başarılı bir devlet adamıydı

  • Enstitü yıllarında şehir gazetelerinde muhabir olarak görev yapmaya ve köşe yazıları yazmaya başlayan Aytmatov, 1953-1956'da Kırgızistan Hayvancılık Araştırma Enstitüsü'nde de kıdemli hayvancılık uzmanı olarak çalıştı.
  • Kırgızistan'ın folklorik hikayelerini modern edebiyatla harmanlayan usta yazar, eserleriyle 1957’de Sovyet Yazarlar Birliği'ne kabul edildi
  • Çalışmalarıyla 1963'te Lenin Ödülü'ne layık görülen Aytmatov, edebi çalışmalarına ek olarak, Sovyetler Birliği Parlamentosunda milletvekili olarak görev yaptı.

Hayvanların psikolojilerine değindi

Hayvanların psikolojilerine değindi

  • Dünya literatürüne "mankurt" kavramını kazandırdı
  • Aytmatov, "mankurt" kavramını 1980'de kaleme aldığı "Gün Olur Asra Bedel" romanında tarihine küsen, geçmişini unutan, ailesine, mensup olduğu milletine, öz değerlerine yabancılaşan ve gayesi olmayan insanların mensup oldukları milletleri uyarmak için kullandı.
  • Toplumuna yabancılaşma olarak da kullanılan "mankurt" kavramı, Aytmatov'un kendisi kadar dünya tarafından tutulup benimsendi.

Selvi Boylum Al Yazmalım ile Türkiye'de tanındı

Selvi Boylum Al Yazmalım ile Türkiye'de tanındı

  • Aytmatov, 1970'te kaleme aldığı "Selvi Boylum Al Yazmalım" adlı romanıyla Türkiye'de tanındı. Kitaptan uyarlanan ve başrollerinde Kadir İnanır ile Türkan Şoray'ın rol aldığı 1977 yapımı aynı adlı film, Türk sinemasının klasikleri arasında yer aldı.
  • Türkiye'de eserleri en çok okunan yabancı edebiyatçılardan biri olan Aytmatov, ilk kez 1975'te Turan Ülkesi Edebiyatına Hizmet Ödülü'nü almak üzere Türkiye'ye geldi.
  • Cengiz Aytmatov, 1992'de İstanbul Sinema Günleri'ne katılmak ve 2007'de ise Türk Dünyası Ödülü ile fahri doktora unvanını almak üzere iki kez daha İstanbul'u ziyaret etti.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Hollywood bir süre öpüşmeye ara veriyor