Cumhurbaşkanı Erdoğan grup toplantısında konuştu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. İstanbul’da referandumda “hayır” çıkan ilçelerde değişiklik olabileceği yönündeki iddiaya da cevap veren Erdoğan, “Bunların hepsi gelişmelere göre atılacak adımlardır. Şu anda öyle bir şey yok, ama olmaz diye bir şey de yok.Yeni isimler istişare edilecek." dedi.

24 Ekim 2017, Salı 11:24
A A
Cumhurbaşkanı Erdoğan grup toplantısında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de partisinin grup toplantısından sonra kuliste gazetecilerin sorularına cevap verdi. Erken seçim iddialarına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İddiayı kim öne sürüyorsa ispatla mükelleftir. Yok öyle bir şey, bizden öyle bir şey duydunuz mu?” dedi.


GÖKÇEK'İN YERİNE KİM GELECEK?


“İstanbul’da yapıldığı gibi Ankara’da da Gökçek’in ardından bir istişare toplantısı söz konusu olacak mı yeni belediye başkanı için?” sorusuna cevap veren Erdoğan, “Her zamanki gibi. Yeni isimler istişare edilecek.” yanıtını verdi.


İLÇE BELEDİYELERİNDE DEĞİŞİM İDDİASI


İstanbul’da referandumda “hayır” çıkan ilçelerde değişiklik olabileceği yönündeki iddiaya da cevap veren Erdoğan, “Bunların hepsi gelişmelere göre atılacak adımlardır. Şu anda öyle bir şey yok, ama olmaz diye bir şey de yok. Bütün mesele başarıya kilitlenmektir, başarı için ne gerekiyorsa yaparız” diye konuştu.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları...

Geçtiğimiz hafta yoğun bir mesaimiz oldu. Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantısıyla başladık. Güvenlik kararlarının yanısıra OHAL'in 5'inci defa uzatılması kararını aldık. Cumu günü D-8 Zirvesi'ne ev sahipliği yaptık. D-8 aradan geçen zamana rağmen arzu ettiğimiz güce ulaşamadı. Tekliflerimiz kabul edilirse D-8'in küresel ölçekte söz sahibi haline geleceğine inanıyorum.


"DÜNYANIN EN BÜYÜK 17'İNCİ EKONOMİSİYİZ"


Tüm hafta boyunca pek çok yerli yanacı isimleri kabul ettik. Ülkemiz ve milletimiz için her saatimizi en verimli şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Türkiye'nin terör örgütleriyle mücadele ettiği dönmede asıl vizyonumuzdan taviz vermememiz gerekiyor. Ekonomi bunların başında geliyor. Şu anda toplam milli gelirimiz bakımından dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Asıl hedefimiz olan ilk 10'a doğru çalışmaya devam edeceğiz. Turizmde geçtiğimiz yıldaki kayıplarımızı önemli ölçüde telafi etmeye başladığımız bir sezon geçiriyoruz. Aynı şekilde inşaat sektörü, beyaz eşya sektörü...Bankaların tüm direnişine rağmen getirdiğimiz yeni sistemle reel sektörün kredi kullanma alanını genişlettik. Piyasanın en büyük şikayeti olan nakit sıkışıklığının giderilmesinde önemli bir adım atmış bulunuyoruz. Ülkemizi hedeflerine ulaştırana kadar bize durmak yok.


"OBEZ DEVLET YÖNETİMİNE SAHİBİZ"


2019 hazırlıkları çerçevesinde üzerinde durmamız gerek konulardan biri reform sürecini devam ettirmektir. Cumhurbaşkanlığı seçimin öncesinde uyum yasalaırnın çıkartılması gerekiyor. 16 Nisan'da başardığımız yönetim sistemi değişikliğini yönetim reformuyla taçlandırmalıyız. Şu gerçeği kabul etmeliyiz; Geçtiğimiz 15 yılda yaptığımız tüm reformlara rağmen hala obez bir devlet yönetimine sahibiz. Devletin büyük olması güçlü olması farklıdır, obez ve hantal olması farklıdır. Obezlikten devletimizi kurtarmamızın şar tolduğu bir gerçektir. Biz laazım olan reforma mahiyetindeki düzenlemelerdir. Sadece günü kurtarmaya yönelik hiç bir adım bizim yol haritamız olamaz. Unutmayınız fırsatın kazası olmaz!


"ANAMUHALEFETİN HALİ ÜLKEMİZ İÇİN ŞANSSIZLIK"


Bizi en çok uğraştıran engel anamuhalefet partisi olacaktır. Anamuhalefet diye karşımıza çıkan anlayışın çapsızlığından sığlığından şikayet ettik hala ediyoruz. Ana muhalefetin bu hali bizim için ne kadar büyük şanssa ülkemiz için büyük şanssızlıktır. Biz anamuhalefetle değil kendimizle yarışıyoruz.


"CHP'NİN AYM'YE GİTMESİ BİZİ ŞAŞIRTMADI"


Rehavete kapılmamak içi başarı çıtasını sürekli yükseltiyoruz. Biz çalışmalarımızı ülkemizin yarım asırlık bir aırlık geleceğini düşünerek yürütüyoruz. Öyle hadiselerle karşılaşıyoruz ki ne kadar üzerinde konuşmak istemesek de milletimizle paylaşmadan olmuyor. Müftülere nikah yetkisi hadisesi bunlardan biri. CHP'lilerin bu konuda yürüttükleri siyaset ve üslubunu milletinin tarihinden ne kadar kopuk olduklarını gözleri önüne sermiştir. Bu hususta da anayasa mahkemesine gitmeleri bizi şaşırtmadı. Kimilerinin  uzmanlık alanı hizmet emektir kiminlerinin de mahkeme kapılarını aşındırmaktır. Anayasa Mahkemesi'ni olur olmaz sebeplerle meşgul etmek de CHP'nin ihtisası haline dönüştü. Haklarıdır elbette saygı duyarız ama buna duymayacağız.Türkiye'de laiklik kavramıyla ilgili olumsuz bir algı varsa anamuhalefet partisinin tek parti hayatından beri kavramı yanlış yere oturtmasıdır. Laiklik bizim de kabul ettiğimiz uygulanması gerek kavramdır. Olur olmaz her konuyu laiklik üzerinden eleştiren CHP anlayşının miadı artık dolmuştur. Darbelerin cuntaların kılıfı haline dönüştürülen bu kavramı AK Parti olarak yerli yerine oturttuğumuzu düşünüyorum. Akıl sağlığı olan herkes bu işin ne kadar doğru olduğunu biliyor. Bunlar dinle ilgili bir konu olduğu zaman hop oturup hop kalkıyorlar. İlkokul mezunu muhtar nikah kıyabilir ama ilahiyat mezunu müftü kıyamazç Bunun izahı mümkün mü?
 

"NASIL İZAH EDECEKSİN?"


Vize krizinden köpekle aramaya kadar pek çok örneğini gördüğümüz tavır bizim doğru yolda olduğumuzu ispatıdır. Örneğin Amerika. Terör örgütü PKK'nın düşük çocuğu olan YPG ile Rakka operasyonu yapıyor. Terör örgütünün dev posterlerinin asılmasını ne ile izah edeceksin? Biz söyledik inanmadın. Kamera çekimlerinde gerçekler ortada. 3 bin 500'ü aşkın TIR bölgeye silah taşıyor. Bu silahlar Rakka'da mı DEAŞ'a karşı mı kullanıldı? Nerede stoklandığını biliyoruz bunu da iyi bil. Şu anda İdlib'deki operasyon büyük ölçüde neticelendi. Önümüzde Afrin var. Biz ülkemiz için tehdit oluşturacak her alanda kararlıyız. Bir gece ansızın gelebiliriz ansızın vurabiliriz. Eğer sırtımız sıvazlansaydı şapkayı önümüze koyup ne yapıyoruz diye düşünmemiz lazımdı.



"TERÖR ÖRGÜTÜNÜ SİLAHLANDIRIYORLAR"


FETÖ ile irtibatı sebebiyle birisini gözaltına alıyorsunuz diplomatik dokunulmazlığı var diye telefonuna sahip çıkılıyor. Böyle bir şey yok. Belki yutarlar  diyorlar. Kime neyi yutturuyorsunuz? Bu milleti içeriden vurmaya agayret edenlere karşı milletçe dik duracağız gereken hesabı soracağız. Burada özellikle yargı makamlarının hukuk çerçevesi içerisindeki hassasiyeti en büyük güvencemizdir. Irak'ta bizzat kendi ismiyle Suriye ise PYD/YPG gibi isimlerle terör örgütünü destekliyor silahlandırıyorlar. Rakka'da suçüstü yakalanınca 'Terörist başı saygı göstermeye değer bir kişi değildir! diyorlar. Lafa bak. Sizin gücünüz Tayyip Erdoğan'ın korumalarına gözaltı kararı çıkarmaya yeter. Bir başka vatandaşımızı aynı şekilde gözaltına almaya yeter. Takipçisiyiz bu işler bittiği zaman da dünyayı ayağa kaldırmaya yeter açıklayacağız.

Kuzey Irak'taki bölgesel yönetim Türkmenlerin ve Arapların haklarını ellerinden alarak huzur ave refaha ereceğini mi sanıyor? Mezhepçilik fitnesini körükleyerek kardeşi kardeşe düşürenler kendileri içn parlak bir gelecek mi inşa edeceklerini düşünüyorlar?

Biz birbirimizle uğraştıkça ağıtlar Türkçe, Arapça, Kürtçe olacaktır. Suriye'nin yüzde 25'i PYD/YPG terör örgütünün yüzde 10'u DEAŞ'ın kontrolünde. Bize göre gerçek Suriye sevdalıları ılımlı muhalifler ise ülkenin yüzde 20'sinde söz sahibi. Böyle bir Suriye kimin işine yarar? Suriye halkına olmadığı kesin.,

 








 

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Ankara artık Melih Gökçek'siz