Derin okyanusların süperkadını: Kimi Werner

Serbest dalışçı ve şampiyon balık avcısı Kimi Werner, hayatının belki de en etkileyici macerasına doğru, daha basit ve daha tatminkar bir hayatı tekrar keşfetmek için yola çıkıyor. Dünyanın eşsiz köşelerine seyahat ediyor, doğal yaşamda sadece hayatta kalan değil, başarılı olan ve ilham veren insanlarla tanışıyor.

11 Aralık 2016, Pazar 11:45
A A

Tüpsüz derinliklere iniyor, nefesini dört dakika tutuyor. Büyük beyaz köpek balıklarının yüzgecine tutunup yüzüyor.

Zıpkınla dalma alanında dünya şampiyonluğu olan avcı Kimi Werner bunları çok mnormal karşılıyor: "Tüm bunlar bir aslanın zebrayı öldürmesi kadar doğal". İşte Kimi Werner'ın bilinmeyenleri...

Soru: Size denizin süper kadını diyorlar, siz kendinizi nasıl tanımlarsınız

Kimi Werner: Ben bir avcıyım hepsi bu.

Soru: Bir avcıya göre çok ihtişamlı bir yaşamınız var. Büyük beyaz köpek balığının yüzgecine tutunup, onunla tut attığınız video gerçekten nefes kesici. Nasıl gelişti bu sıradışı arkadşalığınız

Kimi Werner: O sırada bir grup bilim insanı ile araştırma gezisindeydim. Beni büyük beyazları incelemem için bir kafes içinde tüple yolluyorlardı derinlere... Bir gün öyle geçti ortada hiç köpek balığı yok. Tüple, kafesle daldığımda kendimi özgür hissetmediğim için kaptandan izin alıp sadece gözlükle indim ve iner inmez onunla karşılaştım.

Soru:Size neden saldırmadı?

Kimi Werner: Avcılıkta bir teknik vardır.Balıkla karşı karşıya gelince ona doğru yüzerseniz saldıracağınızı düşünür ve korkar. Ben böyle teknikler kullanıp balıkları korkutmayı sevmem avlanırken... Ama karşımda çok tehlikeli bir balık olduğu için kullanmak durumunda kaldım. Çünkü ona onun gibi yırtıcı olduğumu savaşmtaktan korkmadığımı göstermek durumundaydım. Birbirimize doğru yüzdük, sonra bir-iki kez daha bunu tekrarladık. Bir nevi düello gibi.

Hiç korkmadınız mı?

Öyle bir lüksüm yoktu: Kaçmaya başlasam beni yerdi. O benim üzerimden yüzüyordu. Sonra ben çıkıp onun üzerinden turluyordum. Önümde iki opsiyon vardı. Kaçıp yüzeye yüzmeye çalışsam benim ondan zayıf olduğumu hissedip beni yemeye kalkabilirdi. Bur riski alamazdım. Ben de iletişim kurmak üzere gidip burnunda dokundum. Baktım olumsuz tepki vermiyor ben de ona tutunarak yüzmeye başladm. Ama itiraf edeyim, böyle bir tepki beklemiyordum. Sürreal bir deneyimdi.

Soru: Hikayeyi başa sararsak, bu dalma tutkusunun kaynağı ne?

Kimi Werner: Buna beş yaşında başladım. Hawaiii'nin dışında bir köyde büyüdüm. Ailem çok fakirdi. Küçüklükle ilgili en iyi anılarım, babamla dalmamız, onun gözünün önünde akşam yemeğimizi yakalaması... Bizi okyanusun sunduklarıyla beslemesi. Fakir ama mutluyduk. Ben 24 yaşında yeniden dalmaya başladım. Başladıktan 3 yıl sonra zıpkınla dalma alanında dünya şampiyonasında birinci oldum. Bana Hawaii'de kahraman gibi davranmaya başladılar. Hakkımda makaleler yazılmaya başladı. Ama bir daha şampiyonaya katılmadım.

Soru: Peki neden? Amaç zirvede bırakmak mı?

Kimi Werner: Asla... Sadece puan toplamak için öldürmek bana yanlış geldi. Yemek için avlanmaya çıktığımda balıkları puan gözüyle bakmaya başladım. Bu beni rahatsız etti. Ben daha basit yaşamak, kendimi ve çevremi besleyebilmek için avlıyorum.

Soru: Balıklara sadece yemek gözüyle mi bakıyorsunuz?

Kimi Werner: Hayır, tersine avıma karşı çok büyük saygı duyarım. Haftada bir dalmaya gidiyorum. Yiyebileceğimden fazla balık tutunca hiçbir parçasını ziyan etmemek için avladıklarımı ihtiyacı olanlar ve değerini bilenlerle paylaşıyorum. Bazen bunun için saatlerce araba kullanmam gerekiyor.

Soru: Madem saygınız var, neden öldürüyorsunuz?

Kimi Werner: İnsanı ekosistemin dışında tutan bir anlayış var. Hayır, onun bir parçasıyız. Ve bu döngünün içinde olabilecek en uyumlu biçimde durmaya çalışıyorum. Benim sualtında avlanmam da bir aslanın zebrayı öldürmesi gibi. Doğanın gerçeği. Süpermarketlerde satılan balıkları yemek çok daha saygısızca. Kesilmiş, paketlenmiş olması onun bir zamanlar okyanusta yaşayan bir balık olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Pis işlerimizi başkasına yaptırıyoruz. Bunu görmezden gelmeyi seçiyoruz. En azından ben ihtiyacım olduğu için öldürüyorum.

Soru: Bir röportajınızda bir ahtapotun kafasını dilinizle kopardığınızı söylemiştiniz. Peki bunun nesi insani?

Kimi Werner: Elimde bıçağım yoktu ve acısız ölüm için beynini hedef almam gerekiyordu. O yüzden beynini kopardım. Bu en kısa yöntemdir. Hayatı hemen sona erdi. Eziyet ederek öldürmektense, tek hamleyle canını alarak bunun sorumluluğunu üstlenmeyi tercih ederim.

Soru: Suyun altında nefesinizi 4 dakika 45 saniye tutabiliyorsunuz... Söylendiği gibi süperkadın mısınız?

Kimi Werner: İnsan vücudu sandığından daha çok dayanıklı ve yapabileceklerimiz düşündüklerimizle sınırlı değil. İş beyinde bitiyor. Beyninizi buna şartladığınız için dayanamıyorsunuz. Mesela sadece "1 dakika tutabilirim" diye inandırıyorsunuz kendinizi. Vücut da 1 dakika içinde sinyali alıyor ve paniklemeye başlıyorsunuz. Paniklediğiniz zaman tuttuğunuz nefesi de çarçur ediyorsunuz. Sonuçta hepimiz anne karnında suyun içinde yaşamadık mı? Bedenizimizin bunu yapabilecek kapasitesi var. Rahat olun ve bedeninize güvenin. Olay bu kadar basit. Kaynak: Hürriyet

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.