Son dakika: Türk gemisindeki skandal aramaya Türkiye'den sert tepki

Son dakika: Türk gemisindeki skandal aramaya Türkiye'den sert tepki

Doğu Akdeniz'deki Türk gemisinde, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde saatlerce arama yapıldı. Tümamiral Cem Gürdeniz, yapılanın denizde haydutluk olduğunu belirterek, ''Çünkü gemi Alman gemisidir, taktik komutan Yunanlı komutandır. İki karar verici Türkiye'ye karşı düşmanca harekette bulunmuştur. Küstah adamlar! Personel de direniyor, onları da tebrik ediyorum. Bunun affedilir yanı yok'' dedi. Dışişleri Bakanlığı'ndan olayla ilgili "Güç kullanılmasını protesto ediyoruz" açıklaması yapıldı.

23 Kasım 2020, Pazartesi 14:38 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Edinilen bilgiye göre, Türk bandıralı ROSELINA-A gemisi, taşıdığı insani yardım malzemeleri ile İstanbul'dan demir alarak Libya'ya hareket etti. Gemi, dün gece Yunanistan Deniz Kuvvetlerinden bir komutanın sevk ve idaresinde yapılan İrini Harekatı'nda görevli Alman fırtakeyni tarafından Mora yarımadasının güneybatısında uluslararası hukuka aykırı bir şekilde durduruldu.

Dışişleri'nden sert tepki

Skandal aramaya sert tepki gösteren Dışişleri Bakanlığı, şu açıklamayı yaptı:

''Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen gemimizin ağır hava şartları altında saatlerce güzergâhından alıkonulmasını, ayrıca denetleme sırasında personele adeta suçlu muamelesi yapılmış olmasını esefle karşılıyoruz. Yetkisiz ve güç kullanılarak yapılan bu eylemi protesto ediyoruz. Bundan doğabilecek zarar ve kayıplara karşı ilgili gerçek ve tüzel kişilerin her türlü tazminat hakkı tabiatıyla saklı olacaktır. AB’nin ne meşru Libya Hükümetiyle, ne ülkemizle, ne de NATO’yla istişare etmeden başlattığı Irini Harekâtının tarafsızlığı hâlihazırda tartışmalıdır. Hal böyleyken, ülkemizden Libya’ya taşımacılık yapan gemilere uygulanan bu çifte standartlı ve hukuk dışı muamele asla kabul edilemez. Daha önce de birçok kez belirttiğimiz gibi İrini operasyonu taraflı bir operasyondur. Darbeci Hafter'e gelen silah desteklerini denetlemeyen, keyfi uygulamalarda bulunulan, meşru Libya hükümetini cezalandırmaya yönelik bir harekattır.''



Helikopterden iniş yaptılar

Deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekmesine rağmen, Türkiye'den böyle bir izin almadan Hamburg Fırkateyni'nin personeli gemiye helikopterden iniş yaptı. Personelin gemiye helikopterden inişi ve Hamburg Fırkateyni'nin ROSELINA-A gemisi çevresindeki hareketleri de gemi personeli tarafından cep telefonuyla anbean kaydedildi.

İnsani yardımdan başka bir şey bulamadılar

Geminin süratini düşürterek, yolundan engelleyen askerler Türkiye'den izin almadan, yapılanın hukuki olmadığı yönünde yapılan tüm ikazlara uymayarak gemideki tüm konteynerleri açarak aradı. Sabahın ilk ışıklarına kadar süren aramanın ardından gemide insani yardım malzemesi, bisküvi gibi gıda maddeleri, boya gibi maddeler dışında bir şey olmadığını anlayan askerler gemiden ayrıldı.

Hukuka aykırı

Gemi Misrata Limanı'na doğru seyrine devam ederken, Türkiye'nin konuyla ilgili uluslararası kuruluşlar nezdinde girişimlerde bulunacağı öğrenildi. Güvenlik kaynakları da konuya ilişkin yaptıkları değerlendirmede, İrini hareketi unsurlarının bayrak devletinin rızası olmadan gemiye çıkmasını hukuka aykırı bir davranış olarak nitelendirdi.

Yaşanan skandal nedeniyle geminin saatlerce Akdeniz’de ağır deniz şartlarında maruz bırakıldığını belirten kaynaklar, olay nedeniyle açık denizlerin serbestisi ilkesinin de açık olarak ihlal edildiğini vurguladı.

Tartışmalı harekat: İrini

İrini Harekatı, Birleşmiş Milletlerin (BM) Libya'ya yönelik silah ambargosunun denetlenmesi için Avrupa Birliği (AB) tarafından Akdeniz'de başlatılan tartışmalı bir operasyon olma özelliği taşıyor. 2292 No’lu BM Güvenlik Konseyi kararında meşru hükümet Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare ve izin zorunlu kılınmış olmasına rağmen başlatılan İrini Harekatı, taraflı ve yasa dışı bir operasyon olarak tepki çekiyor. Bazı Avrupa ülkelerinin, AB fonlarından yararlanabilmek için operasyona ses çıkarmazken, daha cesur davranan bazı ülkeler ise tepkilerini koyarak operasyondan çekiliyor.

''Uluslarası hukuka aykırı"

Yaşanan skandalla ilgili konuşan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, şunları söyledi:

''Herhangi bir şekilde kaçakçılık ve uluslararası hukuka aykırı eylem bulunduğu konusunda kuvvetli bir emare bulunmadan uluslararası sularda arama yapılamaz. Her devlet kendi bayraklı gemisini, hukuka uygun şekilde yük taşıdığını garanti eder. Fakat Yunanistan'ın İrina Harekatıyla yapmak istediği, uluslararası hukuka aykırı. Daha önce Yunanistan'ın girişimleri olmuş engellenmişti. İkinci defa Fransız gemisi tarafından olmuştu. Burada yapılmak istenen şey şu, Yunanistan'ın Türkiye'yi küçük düşürmek, Türkiye'nin kaçakçılık eylemlerinde bulunduğunu iddia etmek, bu şekilde Türkiye'yi Libya'ya silah yardımı yaptığı yönünde bir takım hukuki emareler bulmayı amaçlıyor. İrina harekatının maksadı bu değil. Yunanistan'ın herhangi bir şekilde bilgi vermeksizin arama - kurtarma yapması bir korsanlık eylemidir. Türkiye kaçakçı bir devlet değil ki. Türkiye bunu hem NATO hem BM nezdinde taşıyacaktır. Hiçbir devletin gemilere müdahale etme hakkı yoktur.''

''Yapılan bildiğiniz denizde haydutluk"

CNN Türk'e konuşan emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ise şu yorumu yaptı:

''Bu yapılan açıkça düşmanca bir harekettir, bunun adını koyalım. Alman ve Yunan kara vericiler işin içindedir. Çünkü gemi Alman gemisidir, taktik komutan Yunanlı komutandır. İki karar verici Türkiye'ye karşı düşmanca harekette bulunmuştur. Yapılan bildiğiniz denizde haydutluktur.. Dışişleri'nin derhal bir açıklama yapması gerek. Açıkça saldırılıyor, helikopter geliyor.

Şimdi uluslararası deniz hukukuna göre, Viyana Protokolü, Palermo Sözleşmesi, Roma Sözleşmesi; bunlara rağmen... Biri insan kaçakçılığı, biri uyuşturucu kaçakçılığı, diğeri silahlı faaliyetler. Bunlarda bile bayrak devletinin izni ve gemi kaptanının onayı olmadan gemiye çıkılmaz. Böyle bir şey ben ilk defa görüyorum. Hele hele NATO üyesi bir ülkenin gemisi. Burada gemi resmen Türk bayraklı. Burada Türk bayrağına karşılık bir haydutluk yapılmıştır.

Alman hükümeti Türkiye'den özür dilemelidir. AB de Türkiye'ye şu mesajı vermiş oldu, ben seninle beraber değilim diyor. Bakın orada personele resmen, utanmasa neredeyse güç kullanacak. Küstah adamlar! Personel de direniyor, onları da tebrik ediyorum. Bunun affedilir yanı yok. Çok gergin ve sinirliyim kusuruma bakmayın.''





Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Oxford Üniversitesi'nin corona virüs aşısında hayal kırıklığı