'Eşcinsellik' sorusuna Kızılay'dan yanıt

'Eşcinsellik' sorusuna Kızılay'dan yanıt

Kan verecek bağışçılara doldurtulan tanıma formlarının, Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu tutulan uygulama olduğu ifade edildi

19 Aralık 2011, Pazartesi 12:27 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

POSTA İNTERNET

Türk Kızılayı’nın kan bağışçılarına doldurttuğu tanıma formlarında, tartışmalı olduğu öne sürülen bazı sorulan bugün basında yer bulmuştu. “AIDS kriterleri” adı altında sıralanan sorular arasında bulunan “Erkek erkeğe cinsel ilişkiye girdiniz mi?” sorusunun ardından “Eğer cevabınız ‘Evet’ ise lütfen kan vermekten vazgeçiniz” uyarısı yapılmasının rahatsız edici bulunduğu savunulmuştu.

Konuya ilişkin olarak Türk Kızılayı'ndan bugün yapılan yazılı açıklama şöyle:

Türk Kızılayı’nın “Güvenli ve Gönüllü Kan Bağışı Programı” kapsamında kan bağışı öncesi,  bağışçılara doldurtulan tanıma formuna ilişkin, bazı basın organlarında olumsuz haberler yayınlanmıştır. “Kan Bağışından Vazgeçirten Sorular”, “Kızılay’dan Tuhaf Sorular” gibi başlıklarla yayınlanan bu haberlerin, kişi ve toplum sağlığı açısından son derece önemli olan, güvenli kan temini konusunda olumsuz algı yaratması sebebiyle açıklama yapma gereği duyulmuştur.

Türk Kızılayı, bağışçılardan aldığı kanı, dünya standartlarındaki laboratuvarlarında ciddi bir test sürecinden geçirir. Ancak, kan ürünleriyle buluşan bazı hastalıkların testler sonucu ortaya çıkmasını engelleyen, “pencere dönemi” olarak isimlendirdiğimiz bir dönem vardır. Bu dönemde, kandaki virüse yönelik antikorlar yeteri seviyeye ulaşamadığı için yapılan testte sonuç negatif çıkabilmektedir. İşte bu durumda, bir ön tanı yöntemi olarak bağışçılarımıza doldurttuğumuz formlar, güvenli kan temininin ilk aşaması olarak, hayati önem taşımaktadır.

Kan bağışçılarımıza yönelik uyguladığımız bu yöntem, Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımızın, güvenli kan temini konusunda uluslararası standartlara uygunluk açısından zorunlu tuttuğu bu uygulamadır. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın Kan Bankacılığına ait düzenlemelerinin yer aldığı Kan ve Kan Ürünleri Rehberi’nde kan bağışçısı seçimine yönelik esaslar yer almaktadır. Bu esaslarla hem kan bağışçılarının sağlığı hem de kanı alan tüm insanların transfüzyon yoluyla geçebilecek bulaşıcı hastalıklardan korunması amaçlanmaktadır. Bu sorgulama formundaki soruların doktor tarafından irdelenmesi yasal bir zorunluluktur ve bu formda yöneltilen sorular genel amaçla yapılan bir “anket” çalışması değildir.

Kan Bağışçısı Tarama Formunda yer alan soruların bir kısmı, kanda bulunabilecek hastalık yapabilecek virus gibi bulaşıcı etkenlere yöneliktir.  Bu sorulardan bir tanesinde kan bağışçısının hayatının herhangi bir döneminde erkek erkeğe cinsel ilişkiye girip girmediği sorulmaktadır. Bu soru kişilerin cinsel kimliklerini sorgulamak amacı taşımaz ve bu kural tamamen risk değerlendirmesi üstüne uygulanmaktadır.

Kan bağışı sürecinde başka risk grupları da değerlendirmeye tutulurlar. Örneğin yasadışı uyuşturucu kullananlar ya da para karşılığında cinsel ilişkiye girenler, erkek ya da kadın olsun,  HIV, Hepatit B ve C, HTLV gibi virüsleri taşıma riskleri toplumdaki diğer bireylere göre yüksek olduğu için kan bağışında bulunamazlar.

Belli ilaçları kullanan kişilerin de kullanılan ilaçların niteliğine ve süresine bağlı olarak kan bağışından belirli sürelerle alıkonulması gerekmektedir. Bu yüzden sorgulama formunda “Prostat büyümesi, sivilce tedavisi, sedef hastalığı, kellik için ilaç alıyor musunuz” sorusu bulunmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımızın, güvenli kan temini konusunda uluslararası standartlara uygunluk açısından zorunlu tuttuğu bu uygulamaların Türk Kızılayı tarafından titizlikle uygulanması sonucu, ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi, Joint Commission International (JCI) Tıbbi Laboratuvar Akreditasyon ve ISO 15189:2007 Tıbbi Laboratuvarlarda Kalite ve Yeterlilik İçin Özel Gereklilikler standartlarına uyum sağlamıştır. Bu uygulamalar sayesinde, bağışçılardan elde edilen kan ürünlerinin hastalık taşıma riski milyonda 3’e indirilmiştir. Bu oran dünya standartlarının çok altında bir riski ifade etmektedir.

Türk Kızılayı uygulamaları, gönüllü bağış ve bu gönüllülerde bilinçli, sürekli ve düzenli kan bağışçısı oranını yükseltmek üzerinedir. Kan bağışı öncesinde, bilgilendirme ve sorgulama işlemi mutlaka yapılmakta ve fizik muayene sonrasında uygun görülenler kabul edilmektedir. Bu konuda tek yetkili hekimlerdir ve kan bağışı görüşmesi sırasında bütün yazılı beyanlara rağmen kan bağışçısının ifadelerini şüpheli bulmaları durumunda kan bağışını reddetme özgürlüğüne sahiptirler. “Kan Bağışı Sorgulama Formu” Sağlık Bakanlığı tarafından kan bağışçılarının doldurması zorunlu olan standart bir form olarak ülkemizdeki tüm kan bağışlarında doldurtulmakta ve buradaki sorular hekime, kan bağışçısının seçimi noktasında yol göstermektedir. Burada sorulan sorular hekimler tarafından kanunen sorulması mecburi olan sorulardır ve hekimler bu konuda soruları sormama tercihi kullanamazlar.

Türk Kızılayı Kan Merkezlerinde kan ve kan ürünlerinin test edilmesinde uluslararası kabul görmüş kitler ve cihazlar kullanılmaktadır. Tarama ve doğrulama testlerinde kullanılan kitler uzun yıllar Avrupa Kan Banklarında kullanılmış ve kullanılmakta olan Avrupa menşeili kitlerdir. Kullanılan tüm kitler, Ulusal Kan ve Kan Ürünleri Rehberi’nde belirtilen niteliklerdedir. Enfeksiyöz testlerin uygulanması ile pozitif bulunan kan bağışçısı ve bu bağışçının kan ve kan ürünlerinin yönetimini tanımlayan algoritmalar Sağlık Bakanlığı Kan ve Kan Ürünleri Rehberinde yer alan öneriler doğrultusunda hazırlanmış ve uygulanmaktadır. Ülkemizde Kan Bankacılığında taranması zorunlu testler, HBsAg,  Anti-HCV,  HIV1/2 Ag+Ab,  Sifiliz şeklindedir.

Kan bağışı ile ilgili olarak, ciddi bilgi ve algı eksikliğinden kaynaklanan ifadelerin basın organlarında olduğu gibi yayınlanması, Kızılay’ın son yıllarda büyük bir titizlik ve dikkatle, güvenli kan temininin gönüllü ve düzenli bağışçılardan temin edilmesi yönünde yürüttüğü projenin güvenilirliğine zarar vermektedir. Türk Kızılayı’nın ya da konunun uzmanlarının görüşüne başvurulmadan, üretilen bu tip haberlerin kitle iletişim araçlarında yayınlanması, mevcut ve potansiyel kan bağışçılarını olumsuz etkilemekte, toplumda kan bağışı konusunda onarılması güç, olumsuz algılar yaratmaktadır.

Kişi ve toplum sağlığı için büyük öneme sahip bu konuyla ilgili kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi yoluyla Türk Kızılayı’nın güvenli kan temini çalışmalarına destek olacağınıza inanıyoruz.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunulur.     
 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Corona virüs aşısı olan yaşlılara özel gösterim