Alerjik hastalıklar iklim değişikliği nedeniyle artıyor!

Alerji, çevrede ve doğada bulunan ve normalde zararsız olan maddelere karşı bağışıklık sisteminin gösterdiği bir aşırı duyarlılık reaksiyonu. Küresel ısınma sonucunda alerjik rinit ve astım gibi alerjik hastalıkların sıklığında da bir artış gözleniyor. İklim değişikliği, polen gibi alerjenlerin yapısını da değiştirerek alerjik hastalıkların sıklığını ve alevlenmesini artırıyor. Yapısı değişen bu alerjenlerin hastalık oluşturma potansiyeli de daha yüksek hale geliyor.

İklim değişikliği 21. Yüzyıl'ın başından itibaren en büyük sağlık tehditlerinden biri olarak kabul ediliyor. Atmosferik sera gazlarındaki artışa bağlı olarak yerkürede ısı artışının ortalama 1,5 derece arttığı biliniyor. Küresel ısınma sonucunda alerjik rinit ve astım gibi alerjik hastalıkların sıklığında da bir artış gözleniyor. Alerji Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Bilge Öztürk, alerjik hastalıklar ve iklim değişikliğinin bu hastalıklara etkisi hakkında bilgi verdi.
Alerji, çevrede ve doğada bulunan ve normalde zararsız olan maddelere karşı bağışıklık sisteminin gösterdiği bir aşırı duyarlılık reaksiyonu. Bu reaksiyonlar hafiften şiddetliye kadar çeşitli şekillerde olabiliyor. Alerjiler çok küçük yaşlarda ya da sonradan ortaya çıkabiliyor. Alerji, alerjen türüne bağlı olarak kişide farklı reaksiyonlara neden oluyor. Solunum yolları, gözler, cilt, sindirim sistemi etkilenebiliyor. Alerjik hastalıklarda alerjenlerden kaçınmak en önemli korunma yöntemlerinden birini oluşturuyor.

Alerji Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Bilge Öztürk'ün verdiği bilgilere göre küresel ısınma sonucu meydana gelen iklim değişikliği bitkilerin daha erken ve daha uzun süreli polen üretmesine; polen mevsiminin uzaması da alerjenlere daha fazla maruz kalmaya ve daha çok etkilenmeye sebep oluyor. Ayrıca iklim değişikliği, polen gibi alerjenlerin yapısını da değiştirerek alerjik hastalıkların sıklığını ve alevlenmesini artırıyor. Yapısı değişen bu alerjenlerin de hastalık oluşturma potansiyeli daha yüksek hale geliyor. Örneğin hiç alerjisi olmayan bir kişide alerji gelişmesini ya da sadece alerjik riniti olan birinde astım gelişmesine neden olabiliyor.
Doç. Dr. Öztürk, ayrıca iklim değişikliği ile birlikte yeni bitki türleri de dünyada yayıldığını söylüyor. Bu bitkiler daha dirençli, sürekli polen üreten, yayılmacı türler. Polen alerjilerinin bu nedenle gelecekte mevsimsel olma özelliğini yitirmesi ve polen sezonu uzadığı için hastaların yakınmalarının yıl boyu gözlemlenmesi söz konusu.
FIRTINALAR VE SELLER SONUCU ALERJENLER ÇOK DAHA FAZLA YAYILIYOR
İklim değişikliğine bağlı gelişen fırtınalar ve kasırgalar polenlerin parçalanmasını, uzak mesafelere taşınmasını ve astımlı hastaların fırtınalı günlerde yoğun polene maruz kalmalarına da neden olabilir.
Polenler parçalandıktan sonra boyutları küçülüp kolaylıkla hava yollarına yerleşebilir hale geliyor. Bu yoğun maruziyet fırtınalı günlerde astım ataklarının artmasına yol açabilir.
Yine iklim değişikliğine bağlı gelişen seller dolayısıyla evlerde ve atmosferde küf yoğunluğunun artacağı da tahmin ediliyor. Küf miktarı fırtınalar sonrası bir yıl gibi uzun bir süre ev içinde yüksek kalabilme özelliğine sahip. Ev içinde küf yoğunluğunun artması da astımlı ve alerjik rinitli hastalarda alerjik şikayetlerin artışı anlamına geliyor.

Küresel ısınma sonucu artan kuraklığa bağlı olarak çölleşme giderek artıyor. Çölleşme sonucu kum ve toz fırtınalarının görülmesi bekleniyor.
Doç. Dr. Öztürk, "Kum fırtınalarının içindeki çeşitli alerjenler ve partiküllere maruziyet astım hastalarında hastalığın daha kötü etkilenmesine sebep olacaktır." diyor ve şöyle devam ediyor:
"Kum fırtınalarının olduğu günlerde astıma bağlı acil başvurularının artacağı düşünülmektedir. İklim değişikliğindeki artış farklı böcek türlerinin ortaya çıkmasına ve buna bağlı sokulmalara da neden olabilir. Bu da arı ve diğer böcek alerjilerinde bir artış olacağı sonucunu doğurmaktadır."
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI ÖNLEM ALINMASI ŞART
"İklim değişikliği, çevre kirliliği gibi etkiler var olan hastalıkların artmasına ve daha çok insanın hastalanmasına zemin hazırlamaktadır." diyen Doç. Dr. Öztürk, "İklim değişikliğine bağlı olarak alerjik hastalıkların sıklığının artması ve astım salgınları beklenmektedir. İklim değişikliğini önleyici faaliyetlerin uygulanması doğa ve insan sağlığını koruyarak alerjik hastalıklar gibi çeşitli hastalıkların sıklığının azalmasını sağlayabilir." uyarısında bulunarak sözlerine son veriyor.