Hayat kurtarmayı otomatiğe bağlamaya ne dersin?

Hayat kurtarmayı otomatiğe bağlamaya ne dersin?

3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası’ndayız. Üç buçuk yıldır böbrek bekleyen Dilek’in sözlerine kulak verelim: “Bir yasa değişikliği binlerce hayatı kurtarabilir. Lütfen harekete geçin.”

03 Kasım 2018, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dilek Gençyılmaz 20 yaşında yaşam dolu bir genç kız. Üç buçuk yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle böbrek nakli bekliyor. Hastalığına yenilmedi ve kendisiyle birlikte binlerce kişinin hayatını kurtarmak umuduyla harekete geçti. Change.org’da bir imza kampanyası başlattı. 150 bin imza toplamayı hedefliyor.

Diyor ki: Organ ve Doku Nakli Yasası değişsin. Binlerce kişinin hayatı kurtulsun.

Dilek, 1979’da yürürlüğe giren Organ ve Doku Nakli Kanunu’nun güncellenmesini istiyor.

Bu kanunun müracaata dayalı gönüllülük yerine otomatik organ bağışı şeklinde olmasını talep ediyor. Otomatik kelimesi kafanızı karıştırmasın. Elbette hiçbir şey sizin kontrolünüz dışında olmuyor. Dilek’in getirilmesini talep ettiği sistemde, kişi ölmeden önce aksini belirtmediği sürece tüm organları bağışlanmış kabul ediliyor.

Bu yasa yürürlüğe girerse ülkedeki organ bağışı sorunu büyük ölçüde belki de tamamen çözülebilir.

Singapur, İspanya, Avusturya, Belçika, Hollanda ve Fransa başta olmak üzere, birçok gelişmiş ülkede otomatik organ bağışı sistemi işliyor. Bu kanun değişikliği Dilek gibi on binlerce insanın hayatını kurtarabilir. Söz Dilek’te...

Bize hikayeni anlatır mısın?

Sağlıklı bir bebek olarak dünyaya geldim. Çocukluğum da çok mutlu geçti. Hastalığımı öğrendiğimde başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Moda tasarımı okuyordum. Üniversiteyi yarım bırakmak zorunda kaldım. Üç buçuk yıldır böbrek nakli bekliyorum. Haftanın üç günü dört saat boyunca diyaliz makinesine bağlı yaşıyorum. Kollarım iğne izleriyle dolu. Bu kadar enerjik göründüğüme bakma. Bazen konuşurken bile yoruluyorum.

Türkiye’deki mevcut sisteme göre, ölen kişi organlarını bağışlamış olsa bile, aile onayı gerekiyor. Aile, organ bağışını onaylamazsa organlar alınamıyor. Bu da nakil bekleyen hastaların bekleme süresini daha da uzatıyor, değil mi?

Evet, 2016 yılında beyin ölümü gerçekleşmiş 1998 kişinin ailesiyle görüşen organ nakli koordinatörleri bu kişilerden yalnızca 583’ünü organ bağışına ikna edebildi. Kişi organlarını bağışlamış olsa bile ailesinin izni gerekiyor. Türkiye’de ise 2013 yılında organ bağışında aile izninin kaldırılması tartışılmış, ama daha sonra düzenleme geri çekilmişti. Organların, toprağa gitmektense birine can vermesi çok daha anlamlı olurdu...

Üç buçuk yıllık bekleyiş sürecinde neler yaşadın?

Hastalığımdan dolayı bazen bana acıdıklarını görüyorum. Bu çok can sıkıcı. Bir arkadaşım, annesinin tüm itirazlarına rağmen bana böbreğini verecekti, ama annesini ezip geçmesine gönlüm razı gelmedi. Kendimi bu hastalığın esiri yapmadım. Ama bekleyişin ağırlığı arada omuzlarıma biniyor.

Doktorun süreçle ilgili ne söylüyor?

Şimdiki sistemde organ naklinin bir piyango olduğunu düşünüyor. iki saat, iki gün, iki yıl hatta şu an bile arayabilirler. Ya da hiç aramayabilirler. Diyalizdeki en genç hastalardan biri benim. Yılda yaklaşık iki bin kişi bekleme listelerinde hayatını kaybediyor.

Hastalığını öğrendikten sonra hayatında neler değişti?

Önceden çok durgundum. Sınıfın en sessiz öğrencilerinden biriydim. Hastalığımı öğrendiğimde yıkıldım, ama o yıkıntının ardından inanılmaz bir yaşam enerjisi geldi. Şimdi deli dolu yaşıyorum. Yarını düşünmüyorum. Hastalığım beni güçlendirdi. Artık yaşamayı daha çok seviyorum ve yaşamak istiyorum.

Böyle bir kampanya başlatmaya nasıl karar verdin?

Benim ve benim gibi organ nakli bekleyenlerin sesine kulak vermenizi istiyorum. Beklemek zor bir süreç. Bir gün, artık sadece oturup beklemek istemediğime karar verdim ve bir şeyleri değiştirebilmek için harekete geçtim. Change.org’da başlattığım kampanyayı sadece kendim için değil, benim gibi nakil bekleyen 25 binin üzerindeki insan için yapıyorum. Bir imza binlerce kişinin yaşamını değiştirebilir.

İnsanlar senin için ne yapabilir?

Kampanyamın konusu, organ ve doku naklini otomatik hale getirmek. Organ bağışı yapmak istiyorsan gidip bunu söylüyorsun ve bağışçı oluyorsun. Ben ise tam tersinin olmasını öneriyorum. Organlarını bağışlamak istemeyenler bunu bildirmeli. Durum böyle olursa süreç çok daha hızlı ilerleyebilir. Birçok insan kendi organlarını bağışlamaya olumlu bakıyor ama bunun için adım atmaya üşeniyor. Otomatik organ bağışı bu sorunu çözüyor.

Organlarını bağışlamak istemeyenler ne yapacak?

İstemediklerini belirtmeleri yeterli. Bu kadar basit. E-devlet çok gelişti, oradan bile yapılabilir. Kurtulacak hayatları düşünün... Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği 1979 yılından kalma eski bir yönetmelik. Bu zamana uyum sağlayamıyor.

Türkiye’de organ nakli bekleyişi neden bu kadar uzun sürüyor?

Pek çok aile dini ya da duygusal sebeplerle ölen kişinin organlarını bağışlamak istemiyor. Ama bu pencereden bakılırsa birini yaşatmak da sevap sayılmaz mı? Binlerce kişinin hayatını kurtaracak organlar çürüyüp gidiyor. Organlar toprak olup gitmek yerine bize yaşam versin istiyorum.

Organ bağışı konusundaki farkındalığı artırmak için imza kampanyası yeterli olacak mı?

Umarım olur. Ben ülkemizde organ ve doku nakli bekleyen 25 bin 809 kişi adına derdimi anlatmak için elimden geleni yapacağım. Bu kampanyayı sonuna kadar devam ettireceğim. Bu konuda iyimserim. Ayrıca imza sayısının artması önemli. Bu yazıyı okuyan herkesten Change.org/OtomatikOrganBagisi adresine gidip kampanyama imza vermelerini rica ediyorum.

Kampanyan kaç imzaya ulaştı?

Yaklaşık 87 bin kişi imzaladı. 80 bin kişinin sizi desteklediğini bilmek çok güzel bir duygu. İmza sayıları artmaya devam ediyor. Gerçekten yardım etmek istiyorlarsa kampanyamı imzalasınlar ve organ bağışçısı olsunlar. Bu bana ve organ nakli bekleyen herkese en büyük destek olur.

OTOMATİK ORGAN BAĞIŞI YASASI NEDİR?

Yasaya göre yetişkin bir kişi, kendisi reddetmediği sürece ölümünden sonra otomatik olarak organ bağışında bulunduğu kabul edilecek. Bağış yapmak istemeyenlerin ise bunu ayrıca bildirmesi gerekecek. Organ bağışlayanlar değil de bağışlamayacak olanlar kayda alınıyor. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle organ bağışı ihtiyacı sorununun çözülmesi bekleniyor.

BİR KİŞİ SEKİZ HAYAT DEMEK

Türkiye’de 25 bin 809 hasta, organ nakli için sıra bekliyor. 2 bin 134 kişi karaciğer, 22 bin 352 kişi böbrek, bin 61 kişi kalp, 284 kişi pankreas, 63 kişi akciğer bekliyor. Gerçekleştirilebilen organ nakli sayısı yılda 4 bin 500’le sınırlı. Bunların yüzde 90’ı canlı verici, yüzde 10’u ise kadavra vericiden. Yılda en az 2 bin hasta bekleme listelerinde hayatını kaybediyor. Tek bir kişinin bağışlayacağı organlarla sekiz hayat kurtarılabiliyor.

"CANDAN CANA VERİLEN EN GÜZEL SADAKA"

Organ bağışının günah olduğunu düşünen hatırı sayılır bir kitle de var.

Evet ama bunun fetvası verildi. Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 2015 yılında organ bağışı için “Candan cana verilen en güzel sadaka” dedi. Organlarını bağışlarlarsa ölmeden organlarının alınacağını düşünenler de var. Bu yanlış bir bilgi. Uzmanların da söylediği gibi organları beyin ölümü gerçekleştikten sonra alınıyor. Aksi mümkün değil.

Funda Duru

funda.duru@posta.com.tr


Sıradaki haber yükleniyor...
holder