Yiğit Kirazcı: Hayatımın kadınına sol böbreğimi veririm

Kanal D'nin yeni dizisi 'Yüzleşme' güçlü senaryosu ve iddialı oyuncu kadrosuyla gümbür gümbür geliyor. 5 Mart'ta izleyiciyle buluşacak olan dizide, yetenekli oyuncu Yiğit Kirazcı'yı Levent karakterinde izleyeceğiz. Bir intikam hikayesini konu alan dizide Levent, haksızlığa uğrayan Masal'ın yaşadıklarına tanık oluyor ama yıllarca susuyor. En büyük arzusu Masal'ı bulup onunla yüzleşmek... Oyuncuyla yeni dizisine, hayata ve aşka dair konuştuk

03 Mart 2019, Pazar 08:31 Son Güncelleme:
A A
Yiğit Kirazcı: Hayatımın kadınına sol böbreğimi veririm

‘Yüzleşme’ çok iddialı bir kadroyla geliyor. Uğur Yücel, Hande Doğandemir, Engin Öztürk gibi isimlerle bir aradasınız. Bu kadro nasıl bir araya geldi?

Bu kadro nasıl bir araya geldi bilmiyorum ama geldiğine çok sevindim. Bu sevincim sahne çektikçe daha da artıyor. Bence de çok iyi bir ekiple bir aradayız.

Sizi Levent karakterinde izleyeceğiz. Levent nasıl biri?

Ben senaryoyu okuduğum andan itibaren Levent olmak istedim. En çok Levent karakteri heyecanlandırdı beni. Senaryonun son derece dişi olmasının yanı sıra, Levent alışılmadık bir insan. Kimseye anlatamadığı sırları var ve bu sırlar yüzünden çok dertli. Ne kadar dert o kadar hikaye benim için...

Uğur Yücel gibi usta bir oyuncuyla oynamak nasıl?

Daha Uğur abi ile karşılıklı sahnemiz olmadı ama o sahnede oynarken sette bulunmuşluğum oldu, gerçekten akıyor. İlerleyen zamanlarda karşılıklı oynarken de çok şey öğreneceğime eminim.

‘Yüzleşme’ bir intikam hikayesi… Biraz hikayeden bahseder misiniz?

Başına korkunç bir olay gelen, henüz çocuk yaştaki bir kız çocuğunun, yıllar sonra intikamını almak için büyüdüğü kasabaya dönmesiyle başlıyor hikaye. Şimdilik bu kadarını anlatabilirim.

Fragmanlarda izlediğimiz kadarıyla Masal’ın 15 yıl önce başına gelenlere şahit olup susuyorsunuz. Ve yıllarca onu bulup yüzleşmek istiyorsunuz.

Masal’ın tam olarak neyle karşı karşıya olduğunu, başına ne geldiğini henüz anlatamıyorum. Ama yapacaklarında ona hak verdiğimi çok net olarak söyleyebilirim. Zaten benim oynadığım karakterin, yani Levent’in de içine girmiş olduğu hal Masal’a yapılana şahit olmasındandır. Kötülük yapılır ama geç de olsa intikam intikamdır.

Gerçek hayatta yaptığınız şeyin sizin için karşılığı var mı?

Haksızlık karşısında üç maymunu oynamayı tercih ettiğiniz olur mu yoksa itiraz duygunuz yüksek midir? Haksızlığa çok dayanabilen biri değilim. Ama bence önemli olan eşinizi, dostunuzu kendine dürüst olabilen insanlardan seçebilmek... Bazen susmak gerekir yaşamak için. Ama onda da çok başarılı değilim. Anında tepkimi hissettirdiğim çok oldu. Kendim için affederim ama affettiğimi belli etmem.

Canınızın kasten yakıldığını bildiğiniz bir durumda tepkiniz ne olur?

Ben kimsenin canımı yakmasına izin vermem, yaktırmam. Ama bir kez olduysa da bir daha olmamasını garantilemeye çalışırım.

KADINLAR KONUSUNDA HORMONLAR NE DERSE O

Kadınlar size bayılıyor. Bu kadar beğenilmek insana ne hissettiriyor?

Sağ olsunlar efendim, beğenilmek psikolojik olarak çok tatmin edici tabii.

Sizin bir kadını beğenmeniz için ne gerekiyor? Nasıl bir kadın Yiğit Kirazcı’nın kalbini çalabilir?

Zeki bir birey olmalı, tabii bir de hormonlar ne derse o. Kendi gibi olan kadınlara hayranlık duyuyorum. Takdir görmek için kalıba giren kadınlara değil.

Evlilikle ilgili fikirleriniz nasıl?

O konuda netleşmiş değilim. Evlenmek ister miyim, bilmiyorum...

İkili ilişkilerde uzun süre sadık kalabiliyor musunuz?

Evet tabii ki. Sadakat çok önemli benim için. Vicdanlı olmak da öyle.

Bir kadın ne yaptığında sizi üzer?

Sanırım yok sayması, değiştirmeye çalışması üzerdi beni.

Sevdiğiniz insan için yapabileceğiniz en büyük fedakarlık ne olur?

Hayatımın kadını olduğunu düşünürsem sol böbreğimi verirdim mesela.

Kıskançlığa nasıl bakıyorsunuz?

Kıskançlık da bir çok şeyde olduğu gibi dozunda, dengesinde olmalı bence.

Bu hayattan öğrendiğiniz en önemli hayat bilgisi ne?

Bu çok zor bir soru. Ama “Şu ana kadar ne anladın şu hayattan?” derseniz şayet, bence evren inançla ve niyetle çalışır. Kendinize inanıp sebat edip çalışırsanız, bir şeyler yerine oturmaya başlar.

İNSAN ÖĞRENDİKÇE NE KADAR AZ BİLDİĞİNİ FARK EDİYOR

“Hâlâ sırrını çözemedim’’ dediğiniz ne var?

Çok şey var çözemediğim... Sırrını çözdüklerim çok az. Beynin nasıl çalıştığı, insan bilincinin nasıl olduğu, uzaylılar, zaman, başka galaksiler, makro ve mikro düzeyde evren ve daha şu an aklıma gelmeyen çok şey var. İnsan öğrendikçe ne kadar az bildiğini fark ediyor.

Oyunculuk yapmasaydınız şu an nerede ne yapıyor olurdunuz?

Oyuncu olmasam oyun programcısı olurdum. Açıkçası bir B planım yok. Zira aşık olduğu işi yapan şanslı azınlıkta görüyorum kendimi ve bunun için hep şükrediyorum.

OYA ÇINAR

oya.cinar@posta.com.tr

Sıradaki haber yükleniyor...