Hoş geldin anaokulu çağı

Hoş geldin anaokulu çağı

Akran iletişimine ihtiyaç duyan çocuklara ebeveynlerin desteği yetersiz kalabiliyor. 36. aydan itibaren sosyalleşme arzuları fark edilen çocukların arkadaşlarıyla birlikte geçirdiği zamanlarda daha mutlu olduğu gözlemlenmekte.

17 Eylül 2021, Cuma 10:22 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çocuklar doğdukları andan itibaren ebeveynlerinin yardımına ihtiyaç duyarlar. Her gün biraz daha büyüyen çocuklarımız artık sosyalleşme ve akran iletişimine ihtiyaç duydukları an bir büyüğün desteği yetersiz kalır. İşte bu anı fark etmek önemlidir. 36.aydan itibaren sosyalleşme arzuları fark edilen çocukların parklar, ev ziyaretleri, arkadaş ortamları gün akışı içerisinde onları en mutlu eden zamanlar olur. 

Bu ebeveynlere okul çağrısıdır. Ata Koleji Anaokulu birimi, anaokulunun çocuk gelişimindeki yeri hakkında bilgi verdi. Çocukların anaokuluna başlaması sosyalleşmeyle beraber duygusal zekalarının gelişmesi için en uygun ortamdır. Özgüvenli bir birey olma, empati yapabilme ve kendini ifade edebilme becerisi kazanırlar.

Çocukların gelişim özelliklerine göre yapılandırılmış ortamlarda oyun oynamaları bedensel ve ruhsal sağlıkları üzerinden doğrudan etkilidir. Anaokullarında sınıflar bu şekilde düzenlenmiştir. Çocuklar için her yerde oyuncak olan o harika alanlar aslında üzerinde düşünülmüş ve gelişim alanlarını destekleyecek nitelikte dizayn edilmiştir.  

Çocuklar anaokuluna başladıkları an hayatlarında belki de ilk defa bir problem ile yüzleşirler: Ebeveynsiz bir ortamda hayatına devam etmek 

İşte bu duygu beraberinde kriz yönetimini, arkadaşlık, okul, öğretmen kavramlarını gün yüzüne çıkarır. Parklar, oyun alanları yüzde yüz güvenebildiğimiz alanlar değildir. Bu güvensizlik ebeveyn denetimini peşinde getirir. Oysa okul, ailenin güvendiği ve denetimin eğitimciler tarafından yürütüldüğü bir yerdir. Çocuklar arkadaşlık ilişkilerini kurarken, bir anlaşmazlık yaşarken, bir problem ile karşılaştıklarında öğretmenler öğrencilerine şu hissi verir: “Ben buradayım ancak sana güveniyorum kendi sorunlarını çözebilirsin.’’ Kendi deneyimlerini yaşama fırsatı bulan çocuk duygularını tanımaya ve duygu yönetimini yapmaya başlar. 

Gün içinde aktif-pasif oyunlar dengesi kurulan okulumuzda çocuklar enerjilerini atarken hızla gelişen fiziksel gelişimleri desteklenmiş olur. Bilişsel gelişimi desteklenecek akademik bilgileri de eğlenirken öğrenirler. Hayatları boyunca devam edecek olan öğrenme ve okul kavramı ise böylelikle beyinlerine en olumlu şekilde kodlanır. 

Çocuklar sınırları ve bir sonrasını bildiklerinde kendilerini güvende hissederler. Bu duyguyu besleyen okul ise çocuğa günü planlama ve düzenli yaşamı getirir. Uyku ve beslenme rutinleri bir düzen içerisinde ilerler. 

Oyun hayatın minik demolarını barındırır. Okul ise gerçek yaşamın en güvenli yansımalarını içinde bulundurur. Çocuklarımızın yaşama atılan ilk adımlarını oldukça kıymetlidir. Bu kıymetli anlara karar verecek olan siz ebeveynlersiniz.

Unutmayın:

Anaokulunda eğlenerek öğrenen ve iyi bir eğitim alan çocuk mutlu olur. Mutlu bir çocuk mutlu bir gelecek demektir. Ata Koleji’nde yaşamdaki pek çok faaliyeti gerçekleştirmek için gerekli kavramsal, psiko-motor, duygusal becerilerini geliştirmeye yönelik olarak hazırlanan Yaşam Becerileri ve Kişilik Gelişim Programı ile öğrencilerin yaş düzeylerine uygun yaşam becerileri kazanmaları, sosyal ve duygusal gelişimlerinin sağlanması amaçlanır. Her sınıfta bulunan native öğretmenlerle öğrencilerin yabancı dile karşı yetenekleri artırılır. B-STEM Programı ile sorgulayan, problem çözebilen, analitik düşünen, yaratıcı, iletişim becerileri yüksek nesiller yetiştirilmesi hedeflenir. 21. yüzyılın araştıran ve üreten bireyleri yetiştirilmesinin amaçlandığı Ata Koleji’nde haftada 1 saat B-STEM dersleri yapılır. Böylece çocukların hem akademik hem de sosyal hayatları birçok farklı açıdan desteklenmiş olur.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER MEB harekete geçti! Okullara hafta sonu formülü