İbrahim Tatlıses Müziğin son imparatoru...

İbrahim Tatlıses, gelmiş geçmiş en büyük seslerden. Müziğin yaşayan efsanelerinden İbrahim Tatlıses'in renkli kişiliği, hayatı, kadınları da müziği kadar çok konuşuldu...

23 Mart 2014, Pazar 05:00
A A

Hazırlayan: Seral Cumalı

Ciğerci Mehmet Tatlı ile Leyla Tatlı’nın Urfa’da yaşadıkları mağarada 1952 yılında ilk çocukları doğdu. Adını İbrahim koydular. İbrahim doğduğunda babası Mehmet Tatlı cezaevindeydi. Arap asıllı bir baba ve Kürt bir annenin çocuğu İbrahim daha sonra dünyaya gelecek 7 kardeşinin en büyüğü olarak hiç okula gidemeyecek; hep çalışmak zorunda kalacaktı. İlk olarak garajda çığırtkanlık yaparken gür sesiyle dikkat çekti İbrahim. O sesi ve İbrahim’i yıllar sonra bütün Türkiye tanıdı. O günlere ait anılarını ise röportajlarında şöyle anlattı: “Çocukluğumu yaşadım dersem yalan olur. Zaten bizim çocukluğumuzun geçtiği yörelerde çocuklar pek çocukluk yaşayamaz. 7 yaşında inşaatlarda çalışmaya başladım. 20 kuruş fazla kazanmak için sinemalarda ‘Buz gibi su’ diye bağırarak su satıyordum. Bir gün bir adam birden yerinden kalktı. ‘Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz?’ diye suratıma dört tokat attı. O tokatlar beni buralara kadar getirdi...

” Mağaradan imparatorluğa
İbrahim 10 yaşına kadar doğduğu o mağarada yaşadı. 10 yaşındayken bir yandan ekmek parası kazanıyor, bir yandan da düğünlerde, sıra gecelerinde yanık sesiyle türküler söylüyordu. Sesi kısılınca portakal veriyorlardı. Önce doğduğu yerde ünlenen İbrahim Tatlıses inşaatta çalışırken de yanık yanık türkü söylüyordu. İnşaatta türkü söylerken onu Adanalı bir sinemacı duydu. Önce Adana’da pavyonlarda şarkı söylemeye başladı. Sonra Ankara’da Kınalı Pavyon’da ‘Ayağında Kundura’ türküsünü söylerken ünlenmeye başladı. Ankara Radyosu’na, sonra da bir yılbaşı gecesi televizyona çıktı. Bu ün onu 70’li yılların ortalarında İstanbul’a getirdi. İstanbul’da, ona kendi soyadı ‘Tatlıses’i veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanıştı. ‘Ayağında Kundura’ ile İstanbul seyircisini de yakaladı. ‘Bir Mumdur’, ‘Sabuha, ‘Dom Dom Kurşunu’ gibi türküleri onu müziğin ‘imparatoru’ yapma yolundaki ilk şarkılar oldu. Albümleri milyon sattı. O artık ‘İmparator İbrahim Tatlıses’ti.

İbo’nun kadınları
İbrahim Tatlıses, şöhret basamaklarını henüz tırmanmaya başlamadığı yıllarda, ilk resmi evliliğini Urfa’da Adalet Durak’la yaptı. Bu evlilikten üç çocuğu Ahmet, Gülden ve Gülşen doğdu. 1979’da İbrahim Tatlıses, ‘Kara Yazma’ filminde tanıştığı Perihan Savaş’la aşk yaşamaya başladı. Bu beraberlikten İbrahim Tatlıses’in bir kızı daha dünyaya geldi. Ona Melek Zübeyde adını verdi. Ancak 9 Ağustos 1984’te gazeteler bu aşkın bittiğini Perihan Savaş’ın kaşı patlamış, gözü morarmış bir fotoğrafıyla duyurdu. Yine de İbrahim Tatlıses ve Perihan Savaş’ın dostlukları bugün de devam ediyor. Perihan Savaş’tan sonra İbrahim Tatlıses birlikte film çevirdiği Hülya Avşar’la anıldı. O günlerde yine bir rol arkadaşı; Derya Tuna girdi hayatına İbrahim Tatlıses’in. Bu beraberlikten de İdo dünyaya geldi. Bu uzun beraberlik Asena ile İbrahim Tatlıses aşkının başlamasıyla bitti. Asena ile ayrılık Ayşegül Yıldız’la yaşamakta olduğu ilişkiyi güçlendirdi. 14 Mart 2011 gecesi televizyondaki programı İbo Show’dan çıkışta Maslak’ta silahlı saldırıya uğradı İbrahim Tatlıses. Başından yaralandı. Uzun süren tedaviden sonra hayata döndü. Hayatına giren 3 kadın; Perihan Savaş, Derya Tuna ve Ayşegül Yıldız başında bekledi. Adalet Hanım uçağa atladığı gibi yanına geldi. İbrahim Tatlıses yaşam savaşı verdiği bu zor günlerde 27 Eylül 2011’de Ayşegül Yıldız’la hastanede evlendi. İkinci resmi nikahıydı bu İbrahim Tatlıses’in. Bu arada kızları Elif Ada oldu. Ama bu ilişki de hüsranla son buldu. Çift, 29 Kasım 2013’te boşandı...

(16.03.2014 tarihli Posta karnaval'dan alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.