II. Abdülhamid'in modacısı Türkiye'nin ilk 'trendsetter'ı

Tünel'de, İsveç Konsolosluğu'nun yanında, Botter Apartmanı adında bir bina var. Dış cephesi gül rölyefleri ve heykellerle süslü bu yapı İstanbul'un en güzel ilk beş apartmanından biri.

10 Haziran 2012, Pazar 05:00
A A
II. Abdülhamid'in modacısı Türkiye'nin ilk 'trendsetter'ı

Aynı zamanda ülkenin ilk modaevi. Padişah II. Abdülhamid, bu binayı bir modaevine yakışır şekilde yapması için dönemin ünlü mimarı İtalyan Raimondo D’Aronco’yu özel olarak görevlendirmişti. Çünkü modaevi, Abdülhamid’in terzisi Jean Botter için yapılıyordu...

Hollandalı Jean Botter saraya terzi olarak girdikten sonra padişahın dikkatini çeker; II. Abdülhamid ona modaevi açma sözü verir. Bina, Botter Modaevi için özenle hazırlanır. Avrupai anlayışla yerel ruhu mükemmel bir şekilde birleştirmiş olan usta mimar, dönemin art nouveau tarzında inşa ettiği binayı laleyle birlikte imparatorluğun en önemli sembollerinden biri olan güllerle donatır.

İlk iki kat modaevi, diğer katlar ise Botter Ailesi’nin ikametgahı olarak planlanır. Botter Modaevi 1901’de açılır. Altı katlı apartmanın ilk katındaki yüksek tavanlı, asma katlı büyük mağaza, Paris’teki benzerlerinden hiç de aşağı değildir. Duvarları rengarenk kumaşlar ve aynalarla kaplıydı. Zaman zaman defileler yapılıyordu. Birinci kata çıkıp ön cephedeki büyük salona doğru yöneldiğinizde usta terzi Botter’in karşısında olurdunuz.

Aynı katın arka odaları ise yardımcı terzilere ayrılıyordu. Bir zamanlar İstanbul’un sosyetik hanımlarının sırf bu binanın önünden geçebilmek için süslenip püslendikleri rivayet ediliyor. Çünkü bu bina, İstanbul’un zenginlerine modanın merkezi Paris’in son kreasyonlarının tanıtıldığı, defilelerin düzenlendiği yerdi. Osmanlı padişahı Sultan Abdülhamid’in sadece terzisi değil modacısı olan Jean Botter, Türkiye’nin, şimdiki moda deyimiyle ilk ‘trendsetter’ıydı. Sultan II. Abdülhamid uzun boylu, esmer tenli, ela gözlü, hafif kıvırcık sakallı ve sade giyimine çok özen gösteren detaycı bir padişahtı. Jean Botter 30 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun modasını belirledi. Sivil ve askeri giyimin şeklini II. Abdülhamid’in zevkine ve onayına göre şekillendirdi. Tasarladıkları Osmanlı İmparatorluğu vatandaşları için günün modası oldu. Esnaftan paşalara, zenginlerden fakirlere herkesin giyimine o yön verdi.


İlk beyaz gelinlik


1499 yılında Fransa Kralı XII. Louis, Brittany Düşesi Anne ile evlenmişti. Düşes Anne, düğünde beyaz giydiği kayıtlara geçmiş ilk gelindi. II. Abdülhamid de Avrupa’da katıldığı bir düğünde gördü gelinin beyaz giydiğini. II. Abdülhamid’in kızı Naime Sultan, 1898’de Gazi Osman Paşa’nın oğlu Kemalettin Paşa ile evlenirken babasının önerisiyle beyaz gelinlik giydi.

Böylece Osmanlı’da beyaz gelinlik giyen ilk kadın oldu. Gelinliğini ise elbette Padişah’ın ve tüm Osmanlı’nın modacısı Jean Botter yaptı. O güne kadar işlemeli, nakışlı ve genelde kırmızı renkli gelinlikler giyiliyordu. Böylece beyaz gelinlik önce Yıldız Saray’ına sonra halkın yaşamına girmiş oldu. Bütün genç kızlar bu saray modasını takip etti.

Abdülhamid’in kızı Naime Sultan’ın düğünü hanedanın en uzun süren düğünü olmuştu. Pazar günü başlayan düğün perşembe günü bitmişti. Her gün ziyafetler verilmişti. Ancak V. Murad’ın kızı Hatice Sultan 1904 yılı yazında yalı komşusu Naime Sultan’ın kocası Kemalettin Paşa’yla mektuplaşıp onu baştan çıkarttı. Aşıkların birbirlerine yazdıkları mektupların Sultan’ın eline geçmesi üzerine padişah Naime Sultan’ı Kemalettin Paşa’dan boşattırıp rütbelerini söktürdü ve Bursa’ya sürgün etti. Ama bu skandal bile beyaz gelinliğin halk tarafından benimsenmesine engel olamadı. 1898 yılında Yıldız Sarayı’nda yapılan beyaz gelinlikli ilk düğünden sonra İstanbul’un ve Osmanlı İmparatorluğu’nun her köşesinde genç kızlar yeni bir saray adeti saydıkları bu modayı takip ettiler. Ancak Naime Sultan’ın düğününde giydiği beyaz gelinlik 2. Dünya Savaşı’nda Arnavutluk’ta kayboldu.

Padişah düşürülünce o da gözden düştü


Padişahın düşürülmesi ve Cumhuriyet’in ilanı Botter Modaevi’ni gözden düşürür. Savaş yorgunu İstanbul’da Jean Botter tutunamadı. 1917’de Botter Ailesi binayı Osmanlı vezirlerinden Nedim Paşa’nın oğlu Mahmut Nedim Bey’e satar ve Paris’e taşınır. Jean Botter Paris’te ölür. Botter adı da tamamen unutulur. Bugün ondan geriye İstiklal Caddesi’nde yaptırdığı ve hala ayakta duran Botter Apartmanı kaldı.

Binanın yeni sahibi Nedim Bey, apartmanı aldıktan kısa süre sonra Zeynep (Ovyar) Hanım’la evlendi ve genç evliler Botter Apartmanı’na yerleşti. Fakat Nedim Bey’in genç yaşta ölmesiyle bu mutluluk yarım kaldı. Zeynep Hanım katları kiraya verdi. Zeynep Hanım’ın çocuğu yoktu. Öldükten sonra bina bir süre sahipsiz kaldı, sonra hazine el koydu. Zeynep Ovyar’ın akrabası olduğunu öne süren çok sayıda kişi binayı almak için dava açtı. Sonunda Zeynep Ovyar’ın yeğenleri Tuli Kamhi ve Emine Selbeş, bu hukuk mücadelesini kazanarak Botter Apartmanı’nı Hazine’den devraldı... Bina şu an restorasyonda. Bugünlerde Yıldız Sarayı Vakfı Başkan Yardımcısı Ali Serim, Sultan II. Abdülhamid’in modacısı Jean Botter’in hayatı ve eserlerini gün ışığına çıkarmak için bir çalışma başlattı. Bu çalışma ışığında Jean Botter’le ilgili daha çok bilgiye ulaşılacak...

( 03.06.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır. )








 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.