İlişki süresi 10 dakikadan uzun

Türkiye'de 'orta yaş ve üstü' olarak adlandırılan 36-65 yaş arasındaki kadın ve erkekler cinselliği nasıl yaşıyor dersiniz? Cevabı merak edenleri, bir süre önce yapılan bir araştırmaya davet ediyoruz. Anketten; Türk insanının cinsel yaşamının epey hareketli, ilişki süresinin de Avrupalılarınkinden yüksek olduğu sonucu çıktı. İşte araştırmanın yüzdeleri ve Psikiyatrist Prof. Dr. Cem İncesu'nun yorumları...

11 Ocak 2014, Cumartesi 05:00
A A
İlişki süresi 10 dakikadan uzun

HABER: Çiğdem ÖZDEN

Pfizer ve bağımsız araştırma ajansı Vision Critical ilginç bir araştırmayı sonuçlandırdı. Araştırmanın başlığı ‘Cinsellik Söz Konusu Olduğunda...’ Rusya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Ukrayna, Sırbistan ve İsrail’de de yapılan araştırma, Türklerin cinselliğe bakış açısını ortaya koyması açısından önemli. Çalışmaya 36-65 yaşları arasındaki 2087 erkek ve 2021 kadın olmak üzere toplam 4108 kişi katıldı. Elde edilen veriler şaşırtıcı: Geçim derdi, stres ve iletişimsizliğin cinsel yaşamı etkilediği düşünülürken anket sonucu, 36-45 yaş arasındakilerin üçte ikisinden fazlasının haftada en az 1-3 kez ilişkiye girdiğini gösterdi. Bir ilginç sonuç daha: Türklerin ön sevişmeye önem vermediği düşünülüyordu, oysa ankete katılanların yarıdan fazlası, ilişkiye 10 dakikadan fazla zaman ayırdığını dile getirdi. En iyisi sizi, anket sonuçlarıyla ve Psikiyatrist Prof. Dr. Cem İncesu’nun değerlendirmeleriyle baş başa bırakalım.

56 yaş üstünde cinsel yaşam aktif!

Sonuç? Türk insanının yüzde 90’lık bölümü ayda en az 1-3 kez cinsel ilişki yaşıyor. Hele 36-45 yaş arasındakilerin üçte ikisinden fazlası, haftada en az 1-3 kez ilişkiye giriyor (yüzde 78). İlgi çekici bir başka sonuç daha var: 56-65 yaş aralığında ayda en az 1-3 kez ilişkiye girenlerin oranının yüzde 78’lik oranla çoğunluğu oluşturması.

Tatmin için ön sevişme şart!

“Cinsel tatminde en çok veya ikinci derecede önemli olanlar” yani cinsel doyumla ilgili soru da yöneltilmiş ankette. Türklerin yüzde 68’i ‘fiziksel ön sevişme’ demiş. Hem kadınlar, hem de erkeklerin ön sevişmenin önemini vurgulaması dikkat çekici. ‘İstediğinde cinselliğe hazır olması’ ise ikinci sırada kalmış. Psikiyatrist Prof. Dr. Cem İncesu şu değerlendirmeyi yapıyor; “Hem kadınlar hem erkekler ön sevişmenin daha çok ve nitelikli olmasının cinsel doyum açısından önemini vurguluyor. Bu sonuca göre Türkler cinselliği cinsel birleşmeden ibaret görmüyor, ilişki ve romantizm boyutunu da hesaplıyor, birbirine dokunabilme gibi bir beklenti duyuyor.”

Tatmin sağlayan, hayata olumlu bakıyor

Araştırmada katılımcılara “Cinsellik, hayatı algılama konusunda ne kadar önemli?” diye sorulmuş. Kadın da erkek de cinsel tatmin olma hissinin, yaşama genel bakış açısından önemli olduğunu kabul etmiş. Ama bu meselenin, erkekler için çok daha önemli olduğu yüzdeden (yüzde 80) anlaşılıyor. Psikiyatrist Prof. Dr. Cem İncesu “Ailelerin psikolojik ve ruhsal dengesi için cinsel yaşam ve doyum son derece önemli. Bu konuda yaşanan aile dramları ve boşanmalarda tatminsizlik ya da cinsellikle ilgili farklı sorunlar, büyük rol oynuyor” yorumunda bulundu.

10 dakikadan uzun sürüyor!

Ankette “Ön sevişme hariç, cinsel ilişkileriniz ne kadar sürüyor?” diye soruldu. Erkek ve kadınların üçte birinden fazlası (yüzde 38) 3-10 dakika sürdüğünü belirtti. İlginç olan; 36-65 yaş arasındaki bireylerin yarıdan fazlasının “10 dakikadan uzun sürüyor” cevabını vermesi. Bunun anlamı; sanıldığı gibi Türkler ön sevişmeyi atlamıyor, aksine önem veriyor. Psikiyatrist Prof. Dr. Cem İncesu ise sonucu şöyle yorumluyor; “Avrupalılar, çoğunlukla ‘3-10 dakika’yı seçerken Türklerin yüzde 59’luk bir oranla ‘10 dakika üstü’nü işaretlemiş. Ama Türklerin cinsel birleşmeyi daha uzun tutması, bana pek inandırıcı gelmedi. Hele erken boşalma oranının ülkemizde yüksek olduğunu bilen bir uzman olarak bu sonuç bence gerçekçi değil.”

Ne kadar sert o kadar iyi!

Yüzde 63’lük bir oranla Türk insanı, cinsel yaşamın kalitesinin artması için daha sert bir ereksiyona sahip olmak istiyor. Bu istek, kadınlarda, yaş ilerledikçe artıyor. Ancak bu yöndeki ihtiyacı daha çok erkekler vurguluyor. Orta yaşlı 10 erkekten 8’i, üst yaş grubunda (56-65) ise 10 erkekten 7’si ereksiyon sertliğini artırabilmeyi diliyor. Prof. Dr. İncesu bu noktada öneride bulunuyor; “İki cins de ereksiyonun niteliği, sürdürülebilir olmasını talep ediyor. Ancak; erkeğin sertleşmesi her an yüzde 100 olacak diye bir kural yok. Ereksiyon çok hassas, organik ve psikolojik faktörlerden etkilenen bir mekanizma. Erkeklerde sıkıntı, yorgunluk, stres gibi nedenlerden ereksiyon kalitesi etkilenebilir. Bu doğaldır. Ne yazık ki sadece erkekler değil, kadınlar da bunu sorun olarak algılıyor. İlk sertleşme sorunu yaşandığında Türk kadını ‘Başka biri mi var’?, ‘Ben sana yetmiyor muyum?’ diye tepki gösterebiliyor. Oysa kadınlar, eşlerini yatıştırmalı, sorgulayıcı ve yargılayıcı olmamalı, bunu konuşmaktan çekinmemeli.”

 

Sıradaki haber yükleniyor...