İlişkilere dair doğru bilinen 8 yanlış

Bir ilişki yaşamaya başladığımızda eş, dost, arkadaş kendine görev edinir, davranışlarımıza bakıp bir takım çıkarımlarda bulunur. Ya da biz azıcık dert yandığımızda hemen teşhis koyar, ilişkimizin geleceği hakkında kehanette bulunur. Bir de kendimizi kıyasladığımız başka çiftler vardır. Bizim ilişkimizde sorun varsa, çevremizdeki tüm çiftlerin çok mutlu olduğunu sanıp hayıflanırız. Bunların hiçbirine aldanmayın. Onlarca yıldır söylenen klişelerin hiçbiri doğru değil. Bırakın onlar doğru bilsin, ama siz bu yazıyı okuyarak aslında tüm bu yargıların ne kadar yanlış olduğunu öğrenebilirsiniz.// Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz

16 Temmuz 2020, Perşembe 12:18 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Eski heyecan kalmamışsa ilişki biter

Eski heyecan kalmamışsa ilişki biter

Gerçek şu: Elbette ki ilişkiye başladığın dönem yaşadığınız o heyecanı tekrar yaşamayacaksınız. Çünkü o heyecanın büyük kısmı o dönemde salgıladığınız hormonların etkisinden kaynaklanıyordu. O hormonları sürekli aynı düzeyde salgılamanız imkansız. Ama bu kötü bir şey değil. Aksine artık ilişkiniz daha dingin ve ayakları yere daha sağlam basan bir kimliğe büründü. Yani siz ‘aşk’tan ‘sevgi’ye geçtiniz.

Birlikte az vakit geçiriyorsanız tehlike var

Birlikte az vakit geçiriyorsanız tehlike var

Çiftler ilişkinin ilerleyen dönemlerinde birbirlerini tanımış olurlar. Doğal olarak artık birbirleri hakkında öğrenecek şeyleri de tükenir. Birbirinizle, ilişkinizin ilk dönemlerine göre daha az vakit geçirmeniz özlem duygusunu da tatmanızı sağlayacaktır. Ayrıca çiftlerin bireyselliğini koruması, birbirlerinden ayrı olarak kendi hobilerine, arkadaşlarına zaman ayırması kesinlikle ilişkiyi besleyen bir unsurdur.

Yatağa küs giriyor, seni sevmiyor

Yatağa küs giriyor, seni sevmiyor

İnsanlar tartışabilir, küs kalabilir. Eğer şiddet, hakaret, aşağılama yoksa tartışmalar da çiftlerin ilişkisine hareket getirir. Küsebilirsiniz, yatağa küs girebilirsiniz. Çünkü zaten öfkeliyken sorunu halletmeye kalkarsanız başarılı olamazsınız. Biraz küs kalın ama öfkeniz geçtikten sonra mutlaka meseleyi konuşun.

Eskisi gibi sevişmiyor, başkası var

Eskisi gibi sevişmiyor, başkası var

Bu klişe de aldatmanın işaretlerinden biri olarak gösterilir. Kimi zaman doğrudur. Ancak kesin yargıya varmadan önce çiftin seks hayatını gözden geçirmesi gerekir. Seks de uzun soluklu ilişkilerde rutine biner. Ama bunu tamamen bir tarafın üzerine yıkmak haksızlık olur. Seksi canlandırmak, eskisi gibi tutkulu sevişmek sizin elinizde. Konuşmaktan çekinmeyin, isteklerinizi söyleyin, onun isteklerini dinleyin.

Sosyal medyaya dalıyor, beni unutuyor

Sosyal medyaya dalıyor, beni unutuyor

Araştırmalara göre Türkiye’de insanlar günde 7.5 saatini internette geçiriyor. Bunun dört saatini de sosyal medyaya ayırıyor. Yani bu gerçekliği artık kabul etmemiz gerekiyor. Sosyal medya hepimizin rahatladığı, kendimize ayırdığı bir alan. Bununla ilgili şüpheleriniz varsa elbette sevgilinizle konuşun. Onun dışında o kadar da kafaya takmayın.

Sürekli dalgın, başkasını düşünüyor

Sürekli dalgın, başkasını düşünüyor

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki her an her şey bambaşka noktalara gidiyor. Krizler birbiri ardına geliyor. Belki birlikte kuracağınız gelecekten endişeli? Belki ailesiyle ilgili problemleri var? Size böyle yargıda bulunanlar, sizin ilişkinizin dinamiklerini biliyor mu? Sakın bu tarz bir düşünce içine girmeyin. Ona olumlu yaklaşıp sorunun ne olduğunu anlamaya ve birlikte çözüm üretmeye çalışın.

Çok tartışıyor, bahane arıyor

Çok tartışıyor, bahane arıyor

Çok tartışıyor olmanız onun ayrılık bahanesi aradığı anlamına gelmez. Ama belki de ilişkinizi gözden geçirme vaktiniz gelmiştir. Tartışmayı yaratan noktaları ortaya koyup üzerinde konuşacaksınız. Çözüm için ortaya irade koyacaksınız. Ayrılık çanları hiçbir zaman tek kişi tarafından çalınmaz. İlişkinizi kurtarmaya çalışırsınız, olmazsa da ikiniz de kendi hayatlarınıza bakarsınız.


Evlilikten söz etmiyor, seni sevmiyor

Evlilikten söz etmiyor, seni sevmiyor

Evlilik ciddiye alınması gereken bir kurum. Herkes evliliğin sorumluluğunu kaldıramaz. Bazen çiftler evliliğin aralarındaki sevgiyi sona erdireceğini düşündüğü için oldukları gibi kalma yolunu seçerler. Evlilik bir sonuç değil, bir başlangıçtır. Kendini evliliğe hazır hissetmeyen, bu sorumluluğu taşıyabileceğini düşünmeyen kişiden evlenmesini istemek haksızlıktır. Bunun da sevip sevmemeyle ilgisi yoktur.


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Kadınların erkeklerde nefret ettiği 11 özellik