İpek Tanrıyar: Muhteşem Yüzyıl'ı bayıla bayıla izleyenler benim gibi bir Cumhuriyet kadınını eleştiremez

Sevgilisi Murat Evler ile yarın evlenecek olan sunucu ve manken İpek Tanrıyar’ın ‘Muhteşem Yüzyıl’ konseptli kına gecesi çok konuşuldu. Tanrıyar, kınanın yapıldığı mekâna atla gelmiş ve ‘Hoş geldin Süleyman’ diye karşıladığı Murat Evler’in eteğini öpmüştü. Tanrıyar şimdi de geleneklere uygun bir gelin hamamı tertipledi. İpek Hanım ve arkadaşları ile hamamda buluştuk. Hem kına gecesini hem de eleştirileri konuştuk.

27 Nisan 2019, Cumartesi 08:30
A A
İpek Tanrıyar: Muhteşem Yüzyıl'ı bayıla bayıla izleyenler benim gibi bir Cumhuriyet kadınını eleştiremez

Öncelikle mutluluklar diliyorum. Son yılların en çok konuşulan gelinlerinden biri oldun. Neydi bu ‘Muhteşem Yüzyıl’ temalı kına gecesi?

Aslında konuşulmak için değil eğlenmek için yapmıştık ama Türkiye’nin en önemli meselesi haline geldi. Onca olay varken son üç günün en çok konuşulan haberi olmuş. Bu da ilginç! Kınada adettir, kadınlar kaftan giyer. Kına şovunun bir parçası olarak ritüelleri gerçekleştirdik. Bu kadar mı tuhaftı?

ETEĞİNİ DE ÖPERİM, ELİNİ DE, AYAĞINI DA…

Müstakbel eşinin eteğini öpmen çok tartışıldı. “Cumhuriyet devrinde bir kadın etek öper mi?” diye eleştirildin...

Muhteşem Yüzyıl’ı bayıla bayıla seyredenler kalkmış bizi eleştiriyor, ne ayıp! Etek öpmek, konseptin parçasıydı, espriydi yani. Ayrıca eşim olacak insanın eteğini de öperim, elini de, ayağını da öperim yanağını da öperim. Niye öpmeyeyim ki yani? Ama işte vizyonsuz insanlar boş boş konuşuyorlar. Diziyi izlemeye gelince izliyorlardı ama! Hasetlik bu, eleştiri değil. Umurumda da değil.

“Cumhuriyet kadınına yakışan bir görüntü değil, bu Osmanlı özentiliği nedir?” diyenler oldu. Ne diyorsun?

Böyle bir saçmalık olabilir mi? Hiçbir zaman öyle bir Osmanlı hayranlığım olmadı. Ben bir Cumhuriyet kadınıyım, Osmanlı özentisi değilim. Zaten Osmanlı bitmiş olduğu için Cumhuriyet kuruldu. Yoksa biz hala yedi cihan imparatorluğunda yaşayan insanlar da olabilirdik. İyi ki de olmadık. Atamız inanılmaz vizyon sahibi. İyi ki de Atatürk ülkemizi kurmuş. Bu güzel ülkede onun sayesinde ve kurduğu Cumhuriyet sayesinde özgürce her şeyi yapabiliyoruz. Kına da yapıyorsak onun sayesinde.

NAMAZ DA KILIYORUM, İÇKİ DE İÇİYORUM KİME NE?

Fotoğraflar söylediklerinle biraz çelişmiyor mu?

Ben o kaftanların içinde eğlenirken rakımı da içiyorum. Bu karmanın olduğu tek ülke Türkiye. Ben oruç da tutuyorum, namaz da kılıyorum, içkimi de içiyorum. Her şeyin yeri ayrı. Annem ve babam beni böyle yetiştirdi. Bunları kimse birbirine karıştırmasın.

İkinci evlilik bu, değil mi?

Evet. İlk evliliğimde böyle şeyler yapmamıştım. İnanın bana, “Sade bir nikahla evleneyim” diyenlerdendim ama bunlar tatlı heyecanlar. Sevdiğim insanlar taşın altına elini koydu ve ortaya bu çıktı.

Haber olmak için yapmadınız yani?

23 yıllık meslek hayatımda her şeye doydum. Eğlenceye de, kalabalığa da, habere de doydum. Haber olsun diye bir derdimiz yok. Böyle bir derdimiz olsaydı, bütün ünlü arkadaşlarımı çağırırdım. Ama sadece üç manken arkadaşım vardı.

Murat Bey nasıl biri? Onu böyle bir konsepte nasıl ikna ettiniz, her erkek kabul etmez?

Çok anlayışlı bir adam. Mesela Muammer Ketenci bana transparan bir gelinlik yaptı. Ve ben onu Hatice’nin poposunu gösterdiği defilede ilk kez giymiştim. Aslında o gelinlik düğünüm için tasarlanmıştı. Şimdi de düğünümde giyeceğim. Murat, aklı başında ve kendini bilen bir adam. Her kalıba ayak uydurur. O da seve seve giydi o kıyafeti, hatta bayılarak… O dünyanın en naif adamıdır.

Evlenince el etek öptürmeyecek sana yani?

(Gülüyor) Hayır, o beni öper. Hakkını yiyemem gözümün içine bakar, bebekler gibi bakar bana.

Murat Bey ne iş yapıyor?

Tamirci. Bilgisayar programcısı olduğu için şu anda yeni nesil arabaların beyin tamirleriyle ilgileniyor. Servisi var. Hobisini işe dönüştürmüş.

Nasıl tanıştınız? Büyük bir aşk mı?

Annem en büyük şahididir. Annemle her yıl Bodrum’a gideriz. Geçen yıl da annemle her zaman gittiğimiz otele gittik. O da tek başına gelmişti, canı sıkılmış. Ben de tavla şampiyonluğumla bilinirim. Tavlam çok iyidir. Oteldeki barmen de çok iyi bilir bunu. Murat da tek başına gelmiş, oturmuş tanışmışlar barmenle. Barmen de “Tavla oynar mısın?” diye sormuş Murat’a. “Gel bir şampiyon var, tavla oynatayım size” demiş. Tanışmamız böyle oldu. Tavla da yendim Murat’ı. Bizi tanıştıran barmen Murat da nikah şahidimiz olacak. Annemle de tanıştı tatilde. Tavla oynarken etkilendik birbirimizden, aşkımız böyle başladı.

BOŞANDIĞIM GÜN “TEKRAR EVLENMELİYİM” DEDİM...

Tekrar evlenmeye sıcak bakıyor muydun?

Boşandığım gün adliyeden çıkarken bile “Tekrar evlenmeliyim” dedim. Tüm ilişkilerime acaba evlenir miyim gözüyle bakmışımdır. Evlilik güzel şey çünkü. Ne kadar badire atlatmış olsam da önceki evliliğimde, evliliğin kendisi çok güzel. “Evlilik kumardır” derler. Deneyeceğiz ve göreceğiz. İnşallah güzel olur.

Çocuk istiyor musun?

Biraz zamanı var. Acelem de yok. Şu an 39 yaşındayım. Yumurtalarımı 35 yaşımda dondurmuştum. İlk iki yıl evliliğimizin tadını çıkarmak istiyoruz. Sonrasında tüp bebek yöntemiyle ikiz düşünüyorum.

Evlendikten sonra çalışacak mısın?

Ben ne koca, ne evlat için kariyer bırakan bir kadın olmayacağım. Hiçbir kadın da olmamalı. Kadın işini bırakmamalı. Bir kadının istediğini yapıp istediğini söyleyebilmesi için kendi parasını kazanması gerek. Ölene kadar çalışacağım.

Karşındaki insana hizmet etmek konusu senin için problem değil mi?

Ben sevdiğim her insana hizmet ederim. İnsan eşine hizmet etmez mi? O bana eder, ben ona? Terliğini de götürürüm, meyvelerini bile ayıklar, soyar, dilimlerim. Ev işini severim. Ben evime de bakarım, işimi de yaparım.

CAHİL TOPLUMLARDA DEMOKRASİ ÇOK TEHLİKELİ BİR ŞEY

Kınadaki şatafat için “Bu kadar gösterişe ne gerek var” diyenler oldu.

Ne alaka? Kimseye gösteriş yapmadık. Ayrıca cebimden 1 lira harcamadım. Sevdiğim arkadaşlarımın hepsi bir şeyler yaptı. Murat dünyanın en şanslı adamı. Cebinden şu ana kadar 1 lira para çıkmadı. O kadar duygulandım ki, 23 yıllık meslek hayatımda demek çok güzel dostlar kazanmışım. Ayrıca insan bir kere evleniyor. Bu organizasyonda cebimden para çıksaydı yapmazdım. Ah o sosyal medya yok mu,o sosyal medya!

Sevmiyorsun galiba?

Linç de linç. Hepsine gülüp geçiyorum. Türk kadınını aşağılayan bir görüntü değil o. Etek öptüm ama Cumhuriyet’i çok net temsil eden bir kadınım. Osmanlı’ya El Fatiha. Osmanlı eskide kalmış. Biz şov yaptık sadece. Murat’ı görünce, “Hoş geldin Sülüman” dedim. Padişah gibi duruyordu adam karşımda. Kıyafet devrimi olmasaydı, biz o yaşantıya devam ediyor olsaydık, insanlar bunu konuşur muydu?İki kere Umre’ye gittim. Ona da demediklerini bırakmamışlardı. Ne yaparsam laf ediyorlar. Size ne? Umre’den döndükten üç gün sonra davete katıldım, içkimi de içtim. Bu benim yaşam tarzım. Ben böyleyim. Cahil toplumlarda demokrasi çok tehlikeli bir şeydir. Belli bir gelişmişlik seviyesi yoksa herkes demokrasiyi kendi işine geldiği gibi anlar.

ALEV GÜRSOY CİMİN


Sıradaki haber yükleniyor...