Önceki Fotolar

İşte 'insan avcısı' Hamdi Kayapınar'ın itirafları

1998 yılının Mart ayında Kayseri’de av malzemeleri satan bir dükkan soyulmuştu. Soygunda çalınan pompalı av tüfeği bir seri katilin eline geçmişti. İnsan Avcısı Hamdi Kayapınar, 1998-2001 yılları arasında işlediği cinayetlerde bu silahı kullandı. 2017 Şubat ayında cezaevinden tahliye edilen Kayapınar, geçen hafta bir villanın güvenlik görevlisini öldürdü. İşte İnsan Avcısı lakaplı seri katilin yakalanma öyküsü ve itirafları.

07 Ağustos 2018, Salı 11:35 Son Güncelleme:
A A

Olay: 2 Bir yıl kadar sonra Nisan 1999’da, İbrahim Aydemir bisikletine binmiş kanal boyunda ilerliyordu. 37 yaşındaki İbrahim Aydemir evine dönerken gece yarısı kanal boyunda bir silah sesi duyuldu. İbrahim Aydemir vücuduna isabet eden kurşunun etkisiyle savruldu. Sonra bisikletinden düştü. Ağır yaralanmıştı. Ama hareket edebiliyordu. Yakınlarda tüfekli bir saldırgan onu izliyordu. Ölmediğini görünce ısrar etmeyip uzaklaştı. Polis incelemesinde saldırgana ilişkin bir delile ulaşılamadı. 

Olay 3: İbrahim Aydemir’in yaralandığı olaydan üç gün sonra yine gece yarısı aynı yerde 25 yaşındaki Bünyamin Selvitop isimli bir işçi vuruldu. O da yaralı kurtuldu. Saldırgan önceki olayda olduğu gibi kurbanın ölmediğini görünce oradan uzaklaştı. Olay yeri incelendiğinde saldırgana götürecek bir ipucu bulunamadı. 

Kayseri'de özellikle kanal boyunda oturanlar tedirgindi. İnsanlar geceleri sokağa çıkmaya korkuyordu. Bu dönemde polise çok ihbar gelmiş ancak bir sonuca ulaşılamamıştı.

Olay 4: Bünyamin Selvitop’un yaralandığı olaydan bir hafta sonra Memiş Dinçaslan'ın cesedi kanalda bulundu. 52 yaşındaki Memiş Dinçaslan'ın cepleri karıştırılmış, ne kadar parası varsa alınmıştı. Halk katile ‘Kanal Canavarı’ adını takmıştı bile. Kanal boyu sakinleri gündüzleri bile dışarıya çıkmaya korkuyordu. 

Olay 5: O günlerde katili ilk gören bir polis memuru oldu. İlhan Duruş isimli polis olayı şöyle anlatıyordu: "Bir polis aracına ateş edildiği anons edildi. Hemen arabadan inip yaya takibe başladık. Gece karanlığında şahsı gördüm. 'Dur' dedim, dinlemedi. Farklı yönlerden peşinden koştuk. Meğer bir çukura gizlenmiş. Sağımdaki sese dönerken bir tüfeğini ateşledi." Polis memuru İlhan Duruş'un bacağı parçalanmıştı. Saldırgan kaçmayı başarmıştı. Fakat polisin elinde artık bir görüntü vardı: Saldırgan 20 yaşlarında, 1.60 boylarında ve zayıftı. Emniyet güçleri bölgede nöbet tutmaya başladı, devriyeler sıklaştırıldı. Ancak cinayetler başladığı gibi birden sona erdi.

Olay 6: İki yıla yakın bir olay kayıtlara geçmedi. 2000 yılının sonlarına doğru kanal boyundaki bir benzin istasyonunun gece bekçisi olan İbrahim Genç sabah işe gelenler tarafından ölü bulundu. Katil yakın mesafeden ateş etmişti. Bekçinin üzerinde para edecek ne varsa alınmıştı. Yine katile ilişkin bir ipucu bulunamamıştı.

Kayseri cinayet masası ekipleri, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Ankara'daki merkez binasındaki salonda Kuzey Teksas Üniversitesi Ceza Hukuku Bölüm Başkanı Robert W. Taylor ve meslektaşı Edward Huesken'den seri katil soruşturmalarında izlenecek yöntemler hakkında bilgi aldılar.

Hemen işe koyulan Cinayet Masası görevlileri öncelikle son iki yılda av tüfeğiyle işlenen beş saldırının yerini haritada işaretledi. Beş saldırı şehirdeki bir su kanalı boyunca ve 10 kilometrelik bir çizgi dahilinde işlenmişti. Polisler, saldırganın su kanalına yakın bir mahallede oturduğunu ve bölgeyi çok iyi bildiğini anladı. Katilin polisle karşılaşmasından sonra 19 ay boyunca bir cinayet veya saldırı işlenmemişti. Katil belki de 19 ay kadar bölgeden uzaklaşmıştı. Kayseri Asayiş Şube Müdürü Hasan Çiftçi'ye göre katil bu süre içinde ya cezaevindeydi ya da askere gitmişti. Tahliye veya terhis sonrasında cinayetlerine bıraktığı yerden devam ediyordu.

Olay 7: Akaryakıt istasyonu cinayetinden bir ay sonra yeni bir cinayet girişimi daha yaşandı. 31 Ocak 2001'de gece yarısına doğru kömürcülük yapan Bedrettin Duvar, evine dönerken av tüfeğiyle vuruldu. 47 yaşındaki Bedrettin Duvar sadece yaralanmıştı. Kurbanın ölmediğini gören saldırgan, yine olay yerinden uzaklaştı.


Olay 8: Birkaç gün sonra yine kanal boyunda üç kişinin cesedi bulundu. Cafer Şahin ile Abdullah Aslan enseden vurularak öldürülmüştü. İnşaat bekçisi Ali Araz ise göğsünden tüfekle vurulmuştu. Yine kurbanların paraları ve değerli eşyaları alınmıştı. Fakat ilk kez katil geride bir ipucu bıraktı. Boş bir kovan polis memurlarının uzun zamandır ilk kez karşılaştığı önemli bir delil olarak kayıtlara geçti.

Kayseri cinayet masası ekibi, kanal boyundaki 10 numaralı gecekondunun etrafını sardığında saat gece yarısına yaklaşıyordu. Baskının amacı, annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan 22 yaşındaki Hamdi Kayapınar'ı yakalamaktı. Şüpheliler arasında Kayseri'den 19 ay süreyle ayrılan tek kişi Hamdi Kayapınar'dı. Askerlik için Çanakkale'ye gitmişti. Gitmeden birkaç gün önce polis memuru İlhan Duruş'un yaralanması olayıyla ilgili olarak sorgulanmış, delil yetersizliğinden bırakılmıştı. 

Hamdi Kayapınar, Nisan 1998'de, Yaşar Sezer cinayetinden birkaç gün sonra kardeşi Ümit Kayapınar'la tutuklanmış ve dört ay hapis yatmıştı. İki kardeş av malzemeleri satan bir dükkanı soyduklarını itiraf etmiş ama dönemin görevlileri, iki olay arasında bir bağlantı kuramamıştı. Ama şimdi parçalar yerine oturuyordu.

Hamdi Kayapınar polis baskınından ayakkabılarını giymeden kaçmıştı. Evde yapılan aramada kanlı bir pantolon bulundu. Adli Tıp Kurumu'nun DNA incelemesi kanın, son cinayette öldürülen Cafer Şahin'e ait olduğunu kesinleştirdi. Ayrıca Hamdi Kayapınar’ın ölümle tehdit ettiği kız kardeşi tüfeğin gömüldüğü yeri gösterdi. Şaşırtıcı olan ertesi gün Hamdi Kayapınar’ın karakola gelip 'Beni niye arıyorsunuz' diye sorması oldu. Boş kovan, kanlı pantolon gibi kanıtlar gösterilip, annesiyle kardeşinin ifadeleri izletilince 'Her şeyi anlatacağım' dedi. 

SERİ KATİL İTİRAF EDİYOR

Cinayetleri neden işlediği sorusuna Hamdi Kayapınar’ın cevabı şöyle oldu: “Ailem beni hiç sevmedi. Beni hep horladılar. Küçük kardeşimi daha çok seviyorlardı. Ben de 14 yaşındayken 11 yaşındaki kardeşimi öldürdüm. Sonra 4.5 yıl cezaevinde yattım. Bu yüzden okula gidemedim. Psikolojik yapım bozuldu. Toplum da beni dışladı. Bir mesleğim de olmadı. İş aradım ama bulamadım. Babam da beni sürekli aşağılıyordu. Hem ailemden hem de toplumdan öç almak için seri cinayet ve olaylara başladım.

Cinayetleri para için işliyordum. Bu işi av olarak değerlendiriyorum. Kurbanlarım av, avların üzerinden çıkan para ve eşyalar da av ganimetimdir. İçimden bir ses, bana çıkıp adam vurmamı söylüyordu. Ben de çıkıp avlanıyordum” 

“Yıldırım Beyazıt Mahallesi'ndeki evimden, gece av tüfeğimi alarak avlanmak için dışarı çıktım. Konaklar mevkiindeki kanalın yanında içki içen 2 kişiye yaklaşarak ateş edip öldürdüm ve ceplerindeki paralarını aldım. Bu kişileri, daha sonra, kendi arabalarına koyup, Talas'taki çöplüğe attım. Bu sırada beni gören bekçiyi de tanık olmaması için öldürdüm.”

Akli dengesinin yerinde olduğu tespit edilen Hamdi Kayapınar'a 5 ayrı cinayetten 5 kez ömür boyu hapis ve toplam 4 yıl hücre cezası ile gasp ve yaralama suçlarından 58 yıl 4 ay hapis cezası verildi. 

Ancak 16 yıl hapis yatıp 2017 Şubat ayında cezaevinden tahliye edilen Kayapınar, geçen hafta bir villanın güvenlik görevlisini öldürdü.  

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.