İşte Türkiye'nin en iyi giyinen kadını

İşte Türkiye'nin en iyi giyinen kadını

Güzel giyinmeye özen gösteriyor, zevkli olduğunu biliyordu. Ama gün gelip de Türkiye'nin en şık kadını seçileceğini tahmin bile edemezdi

04 Şubat 2012, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

ÖMER GÖREN

o.goren.aktuel@gmail.com

3.5 liraya mal olan kıyafetiyle ön elemeyi geçen Yasemin Meler ‘Bugün Ne Giysem’ yarışmasının birincisi oldu ve 100 bin lira kazandı.

Çok izlenen yarışma sayesinde televizyonda kazandığı şöhreti katlayacak gibi görünüyor, çünkü dizi teklifleri almaya başladı. Sizi Yasemin Meler ile yaptığımız röportajı okumaya davet ederken kendisine de “Camiaya hoşgeldin” diyoruz.

Bize kendinden bahseder misin?

26 yaşında, 1.68 boyunda, esmer tenliyim. Orta halli bir ailenin ortanca kızı olarak Adana’da doğmuşum. Ailemle yaşıyorum. Muğla Üniversitesi Turizm Otelcilik Konaklama mezunuyum. Şimdi kamu yönetimi üçüncü sınıfta okuyorum. Bu bitince bir üniversite daha okumak amacındayım. Çünkü okumayı çok seviyorum.

Yarışmaya nasıl girdin?

Geçen yıl mezun oldum. Boşluk içindeyken yarışmayla ilgili tanıtımlar televizyonda dönüyordu. “Türkiye’nin en güzel giyinen kadını” cümlesi dikkatimi çekti. Başlangıçta yarışmaya katılmak aklımda yoktu, kim ne giymiş diye bakıyordum. Sonra bir anda gidip o heyecanı yaşamayı düşündüm. Annem destek verince o günkü kıyafetimle giderek müracaatımı yaptım. Formu imzaladım, ön elemelere katıldım. Üç gün sonra kıyafetlerimi hazırlamamı, İstanbul’a beklediklerini söylediler. İstanbul’a geldiğimde de maraton başladı.

Üzerinde pahalı bir kıyafet mi vardı?

Hayır. Sadece kot pantolon, ten rengi bir atlet, blazer ceket, ayakkabı ve çanta vardı. Tarzımı en iyi yansıtan, her zaman giydiğim bir kıyafetti üzerimdeki. Hiç abartmadım.

İstanbul elemelerinde neler yaşadın?

Adana’dan İstanbul’a uçakla geldim. Teyzemin evine yerleştim. İstanbul’da bir akrabamız olmasaydı bu yarışmaya girmezdim, burada kalmam çok zor olurdu. Ama uçakta bavulumdaki sıvı içecek dökülmüş, kıyafetlerim lekelenmiş. Teyzemle sabaha kadar hiç uyumadan elbiselerimi temizlemek zorunda kaldık. Ertesi gün ben uykusuz, yorgun bir şekilde ilk elemelere girdim. Sıra bana gelince jüri üyesi Hakan Bey (Hakan Akkaya) giyim tarzımdan dolayı ayakta alkışladı beni. İşte o zaman kendime öyle bir güven geldi ki “Tamam, elemeyi geçtim” dedim. Ardından Nur Hanım (Nur Yerlitaş) da “Seni ayakta alkışlıyorum” dedi. Jürinin ufak tefek eleştirileri sonrasında da ön elemeyi geçtim.

Heyecanlıydın herhalde.

Hayır. İlginçtir; ben insan içine çıktığımda bambaşka biri oluyorum sanki.

“3.5 liralık kıyafetle ayakta alkışlandım”

İlk elemede giydiğin kıyafetin maddi değeri ne kadardı?

Ayakkabı ve çanta hariç 3.5 TL

3.5 bin lira olmasın?..

Hayır canım. Bildiğimiz 3.5 TL.

İkinci eleme için giyeceğin kıyafeti nasıl seçtin?

Yine tarzıma yakışanı seçmeye çalışarak ve yakınlarımdan aldığım fikirler doğrultusunda bir kıyafet hazırladım.

İkinci elemede seçilemesen hayal kırıklığı büyük olurdu herhalde.

Podyumda, kaybedenler için dramatik bir müzik çalıyordu. O müzik bana çalsaydı kesinlikle hayal kırıklığına uğrardım. Çünkü amacım üçüncü elemeye kalmaktı.

İkinci ve üçüncü elemeleri de kazanınca ne hissettin?

Özgüvenim müthiş arttı. Tarzımın ne kadar doğru olduğunu anladım. Etrafıma daha farklı bakmaya başladım.

Başından beri kendine şans tanıyor muydun?

Evet. Hatta kızlar “Kesin sen birinci olursun” diyorlardı. Ama birinci olma umudum yoktu. Çünkü kazananlar sms’lerle belirlenecekti. Eh, benim de fazla bir çevrem olmadığı için kendime bu yönde şans vermiyordum. Hatta o kadar inancım yoktu ki kendime bir tane dahi oy atmadım.

Gala gecesine nasıl hazırlandın?

Gala gecesinden önceki son elemede çok bitkin düşmüştüm. Çekimlerin uzamasından dolayı ancak gece 01.30’da sıra bana gelmiştim. Jürinin karşısına son olarak ben çıkmıştım. O saate kadar da ne bir şey yemiş ne içmiştim. Ağzımın kuruduğunu, bacaklarımda derman kalmadığını hissediyordum. Gözlerim filan kararıyordu. Ama içmedim. İçsem göbeğim çıkacaktı, bu da bana eksi puan olacaktı. Yarışma bitene kadar da pek bir şey yemedim.

“Mağazacılar beni giydirmek istedi”

Final kıyafetini nasıl hazırladın?

Bize “Gala gecesi kıyafeti kesinlikle siyah renk olmayacak” dendi. İşte ilk korkuyu hissettiğim an oydu. Hazır mı alacaktım, diktirecek miydim? Adana’ya dönünce gezmediğim dükkan kalmadı. Mağazacılar “Seni biz giydirelim” diyorlardı. Diktirmeye karar verdim. Aile dostumuz olduğunu tesadüf eseri öğrendiğim modacı Sibel Abla ile kıyafetimi hazırladık.

Gala gecesi sıkıntı yaşadın mı?

Evet. Hiç prova yapmamıştık. Galada giydiğim kıyafetin fermuarının kapanmaması beni cidden sıkıntıya soktu. Neyse ki hallettim.

Favorilerin kimlerdi?

İlk üç açıklanırken şansımın olduğunu hissediyordum. Fakat ikinci de açıklanınca “Tamam, bu iş buraya kadarmış” dedim. Ardından ismimin baş harfi söylendi... Ben hâlâ etrafımdakilere bakıyordum “Kim bu kız?” diye. Adım okundu, sonrasını net hatırlamıyorum. Ancak kuliste kıyafetimi çıkarırken kendime geldim. Bana göre orada bulunan herkes birinci. Çünkü finale kalmak bile kolay değildi.

Kuliste neler konuşuluyordu?

“Kim birinci olacak”, “Oylama adil yapılacak mı”, “Kimin çevresi daha geniş, en çok sms’i kim alacak”, “Birinci önceden belli olmuştur, bu hazırlık boşuna...” Birçok şey konuşuluyordu.

Birincilik seni şımarttı mı?

Sanmıyorum. Karakterime ve yapıma ters. Önceden neysem yine oyum.

Hep öyle derler. Sonra da...

Ben şöhretli olursam bu söylediklerimi hatırlatırsınız. 

Jürinin tüyolarından yararlandın mı?

Podyumda olduğum zamanlarda, evet. Onları podyum dışında görmüyorduk. Görsek bile bir ‘merhaba’ ile geçiştiriyorduk.

“Para ödülünü henüz almadım”

100 bin liralık para ödülünü aldın mı?

Hayır. Anlaşma gereği bir yıl sonra alacağım.

Nasıl değerlendireceksin?

Modacılık yapmaya kalksam bu para yetmez. Paramı hemen alsaydım İngiltere’de pazarlama üzerine mastır yapardım. Ama zaman içinde hayatım nereye gider bilmiyorum.

Kıyafetlerinin hazırlanmasında büyük katkısı olan Adana’daki modacına bir jest yapmayı düşünüyor musun?

Biz birlikte ünlendik. Çok iyi bir reklam oldu onun için. Herkes benden onun telefonunu, adresini istiyor.

“Sayemde tanındı. Bu da ona yeter” mi diyorsun?

Yani. Sanırım.

Yarışmaya 3.5 liralık kıyafetle girdin. Hangi fiyatla bitirdin?

5 bin lira ile bitirdim.

“Dizi teklifleri geliyor”

Projelerin var mı?

Dizi teklifleri var. Belki değerlendireceğim, oyunculuk yeteneğim var mı bilmiyorum. Bir tanıdığımızdan bu konuda yardım almayı düşünüyorum.

Teklifler geldiğinde kıstasların olacak mı?

Evet, kesinlikle. Öpüşmek, sevişmek, bikini, iç çamaşırı, seksi kıyafetler... Bunlarda yokum. Çünkü çok utangaç ve sıkılganım.

İstanbul’a yerleşmeyi düşünüyor musun?

Çalışma hayatım burada olacaksa ailemle birlikte İstanbul’a yerleşebilirim.

 Evliliği düşünüyor musun?

Evet. Çocuğum olsun, yerleşik bir düzenim olsun çok isterim.

Sevgilin var mı?

Yanıt vermesem...

“Bizim kadınlar abartılı giyiniyor”

Yarışma sonucundan da anlaşılacağı üzere nasıl şık olunacağı konusunda görüşün var. Türk kadınları sence en sık hangi giyim hatalarını yapıyor? Kadınımız takıp takıştırmayı, abartıyı çok seviyor. Ya da takılarla doğru şekilde tamamlamayı bilmiyor, o zaman elbise de güme gidiyor.

Renk tercihlerin ne?

Ben siyah ve beyaz hastasıyım. Elemelerde tercihim koyu renk ağırlıklıydı.

Neden siyah?

Üniversitede biraz kiloluydum, Sanırım o dönem kilolarımı saklamak istiyordum.

(28.01.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

2

Sıradaki haber yükleniyor...
holder