Kamer Pierssens: Spora 47 yaşında başladım

57 ve 59 yaşındayken Türkiye Body Fitness şampiyonu olan milli sporcumuz Kamer Pierssens bugün 65 yaşında. Spora 47 yaşında başladı ve şimdi aralık ayında İspanya’da düzenlenecek olan IFBB Vücut Geliştirme ve Fitness Dünya Şampiyonası’na hazırlanıyor. Zamana meydan okuyan, genç kızlara taş çıkartan Kamer Pierssens’e sırrını sorduk.

26 Ekim 2019, Cumartesi 07:33 Son Güncelleme:
A A
Kamer Pierssens: Spora 47 yaşında başladım

Bekir Saçar/ POSTA

bekir.sacar@posta.com.tr


65 yaşındasınız ve muhteşem bir fiziğiniz var. Türkiye’de sizden kaç tane vardır?

● Türkiye’de benim yaşımda, benim yaptıklarımı yapan, benim gibi yaşayan kimseyi tanımıyorum. Kendimi çok yalnız hissediyorum. Benim gibi kadınların sayısının çok olmasını isterdim. Bu gençlik ve zindelik benim içimdeki enerjiyle ilgili.

● Çevrenizden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Geçenlerde biri benim için “Cennetin fragmanı” deyimini kullandı. Başka biri klonlanmam gerektiğine inanıyor. “Sizin yaşınıza geldiğimizde sizin gibi olmak istiyoruz” diyorlar. İnsanlara ilham vermekten mutluluk duyuyorum.

● Formunuzu korumak için neler yapıyorsunuz?

Beslenmeme çok dikkat ediyorum. 30’lu yaşlarımdan beri sürekli C vitamini alıyorum. Uykuma çok dikkat ederim. Aklımda kötü düşüncelere yer yoktur. Eğer kötü bir deneyim içinden geçiyorsam bunun sonucunda mutlaka bir iyilikle karşılaşacağıma inanırım. Kendimi değerli hissediyorum.

Beni yaratanın gözünde paha biçilmez bir değere sahip olduğuma inandığım ve bildiğim için kendime sahip çıkıyorum. Bana verilen bu emanet bedene ihanet etmiyorum. Mükafatı ortada.

● Spor salonunda ne kadar vakit geçiriyorsunuz?

Son araştırmalara göre doğru antrenmanın 45-50 dakika sürmesi gerektiği kanıtlandı. Ben de bu öngörüye uyarak çalışıyorum ama bu çalışma bittikten sonra salonda üç saat kadar daha kalıp hafif bir şeyler yaparak sporumu tamamlıyorum.

İlkokulda cimnastik yapmama babam izin vermemişti

● Niçin 47 yaşını beklediniz?

İlkokula başladığımda babama artistik yer cimnastiğine ya da klasik baleye başlamak istediğimi söyledim. Babam buna karşı çıktı. Bu benim içimde delice bir arzuydu.

Okuldu, iş hayatıydı derken kısmet 47’ymiş. İnsanlar 40’lı yaşlardan sonra geçmiş hayatlarında kaybettikleri şeyleri telafi etmek için çabalıyor.

'Deli mi ne! Bu kadının bu yaşta burada ne işi var'

● Profesyonelliğe geçişiniz nasıl oldu?

Spor İl Müdürlüğü ve Vakkorama işbirliğiyle, step aerobik alanında amatörlere de açılacak olan 15 günlük bir kurs olduğunu öğrendim ve gruba katıldım.

Soyunma odasında beni gören 20’li yaşlarda bir kızın “Deli mi ne! Bu kadının bu yaşta burada ne işi var?” dediğini duydum. Onlardan daha çok çalışıp hak ettiğimi aldım.

● Kaç kez şampiyon oldunuz?

İki kez. 2012’de ve 2014’te Türkiye Body Fitness şampiyonu oldum.

● Nasıl milli sporcu oldunuz?

IFBB federasyonunun Türkiye’de yapılan iki yarışması var. Bu yarışmalar Avrupa ve Dünya şampiyonası elemeleri olarak düzenleniyor. Bu yarışmalarda derece alırsanız milli takıma dahil oluyorsunuz.

● Şimdi ise İspanya IFBB Vücut Geliştirme ve Fitness Dünya Şampiyonası’na hazırlanıyorsunuz.

Bu kategoriye 50 yaş üzeri kadınlar pek katılmıyor. Benden 15 yaş küçük kadınlarla yarışacağım ama kendime güveniyorum.

Ben bir ruhum ve ruhların yaşı olmaz

● Kendinizi kaç yaşında hissediyorsunuz?

Ben bilge bir çocuğum. Ruhsal bir varlık olduğuma inandığım için zaman ve yaş benim için bir anlam ifade etmiyor.

● Cahit Sıtkı Tarancı şiirinde ‘Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün’ yazmıştı. Siz 65 yaşındayken yolun neresindesiniz?

Ünlü İtalyan şair Dante, 35 yaşındayken bir şiir yüzünden sürgüne gönderilmiş. Sürgün yıllarında yazdığı eseri ‘İlahi Komedya’nın başında, ‘Hayat yolunun ortasında kendimi karanlık bir ormanda buldum’ yazmış. Cahit Sıtkı Tarancı, Dante’nin bu sözleri 35 yaşında yazmış olmasından esinlenmiş ve 35 yaşın ömrün yarısı olduğu düşüncesini şiirinin konusu yapmış. Ben bir ruhum ve ruhların yaşı olmaz.

● Arkadaşlarınız hep sizin yaşlarınızda mı?

Sıklıkla görüştüklerim genellikle 19-40 yaşlarında. 50-60 yaşında da çok arkadaşım var ama pek görüşemiyoruz. Çünkü yaşam tarzlarımız uymuyor. Onları çok seviyorum ama zamanımı paylaşamıyorum.

● Sizin için spor ne demek?

Spor benim için hayat demek. Savaş demek. Spor yapmak bana keyif veren hormonlar salgılatıyor. Spor yapmazsam ruhum ezilir. Kanser tedavisi görürken bile kaslarımı kaybetmemek için mutlaka yürüdüm ve yüzdüm. Ölene kadar spor yapacağım.

● Bu yaşta bu kadar yoğun spor yapmanız riskli değil mi?

Kanser ameliyatı öncesi böyle büyük bir ameliyatı kaldırıp kaldıramayacağımı anlamak için birçok test yaptılar ve dosyamda ‘Spor yapmak için son derece sağlıklı’ yazıyordu.

Ameliyattan çıktıktan sonra inatla anjiyo istedim. Doktor da bana “Kalbiniz otoban gibi... yolları ışıl ışıl” ifadesini kullanmıştı. Tabii ki yine de nabzıma ve tansiyonuma dikkat ediyorum.

● Hiç estetik yaptırdınız mı?

47 yaşından sonra botoks ve dolgu yaptırdım. Bir de memelerimi yaptırdım.

Türk kadını acilen diyet kavramını hayatından çıkartmalı

● Sizce Türk kadının sporla ilişkisi nasıl?

Türk kadınında müthiş bir iştah var. “Ben lezzet alarak yiyorum” diyorlar. Ben yaşamak için yemek yiyorum. Ruhuma öncelik verdiğim için yararlı olanı seçiyorum. Türk kadını acilen sağlıklı beslenmeyi öğrenmeli ve diyet kavramını hayatından çıkartmalı.

● Siz nasıl besleniyorsunuz?

Bağırsak ikinci beyindir. Bu yüzden bağırsak sağlığıma çok dikkat ediyorum. Probiyotik destek alıyorum. Yumurta, balık, yulaf ve protein ağırlıklı besleniyorum.

Sabah kalkar kalkmaz limonlu su içerim. Kaliteli bir aktardan alınmış iki tatlı kaşığı sığır jelatinini suya karıştırıp içiyorum. Bazen de taze sıkılmış portakal ve limon suyunu karıştırıp içiyorum. Beyaz omlet ve lor peyniri vazgeçilmezlerim. Antrenman sonrası somon ya da muz yiyorum. Akşam yemeğini en geç saat 17.00’de baklagiller ağırlıklı olmak üzere yerim.

● 24 saatiniz nasıl geçiriyor?

Sabah 07.00 civarı uyanırım ve olumlu düşüncelerle o güne başlarım. Saat 11.00 gibi spora giderim. Akşamüstüne kadar hafif egzersizler yaparım. Aynı zamanda pilates kurslarına gidiyorum. Yakında antrenörlük belgesi alacağım.

Spor yapmayanlar umutsuz vakadır, tembelliği bırakın ve harekete geçin

● Spor yapmayanlara ne söylersiniz?

Spor yapmayanlar umutsuz vakadır. Düşünceler değişirse, yaşam da değişir. Bir konuda harekete geçmeden önce zihnimizde doğru düşünceler yer almalı.

Bu doğru düşünceler sizi zaten hareket etmeye ve doğru beslenmeye yönlendirecektir. Spor yapmayanlar bir an önce tembelliği bırakıp harekete geçmeli.


Bu haberi de okudular'Spor yapmak paradan daha fazla mutluluk verebilir'

Sıradaki haber yükleniyor...