Kılıçdaroğlu saldırıya uğrayan gazeteciyi ziyaret etti

Yeniçağ yazarı gazeteci Yavuz Selim Demirağ, önceki gece Türkiyem TV’de katıldığı programın ardından evine giderken kendisini takip eden Doblo marka bir araçtan inen kişiler tarafından sopalarla darp edildi.

12 Mayıs 2019, Pazar 01:35 Son Güncelleme:
A A
Kılıçdaroğlu saldırıya uğrayan gazeteciyi ziyaret etti

Ankara GATA’ya kaldırılan Demirağ’ın durumunun iyi olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Çok sayıda İYİ Parti üyesi GATA’ya giderken İYİ Parti Lideri Meral Akşener de yaptığı paylaşımda, “Alçak saldırıyı kınıyorum” dedi.

Başlatılan soruşturma kapsamında MOBESE ve güvenlik kamera görüntüleriyle saldırganların geliş-kaçış güzergâhındaki görüntüler incelendi. Aracın plakasının belirlenmesinin ardından aracın sahibine ulaşıldı. Araç sahibinin, “Araç bana ait ancak çalışanım dün emaneten almıştı. Saldırıyla ilgili bilgi sahibi değilim” ifadesinin ardından yapılan araştırmada saldırıyı yapan 6 kişi belirlendi. Operasyonlarda N.İ. ve A.A. gözaltına alınırken diğer 4 şüpheli aranıyor. 

KABUL EDİLEMEZ

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da dün, Demirağ’ı ziyaret etti. Kılıçdaroğlu hastane çıkışında, “Gazeteci düşüncelerini aktardı, birilerini eleştirdi diye öldürülmek amacıyla sopalarla dövülür mü? Bu kabul edeceğimiz bir durum değildir” dedi.

KILIÇDAROĞLU: HEPİMİZİN DEMOKRASİYE İHTİYACI VAR

Çağdaş Gazeteciler Derneğinin Yılın Başarılı Gazetecileri Ödül töreni yapıldı. Çankaya Çağdaş Sanatlar Galerisi'nde yapılan törene katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, basının aslında birer kamu görevlisi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, basının halkın gözü, kulağı ve sesi olarak onların sorunlarını dile getirdiğini belirterek "Bazen yazarak, bazen yorumlayarak, bazen bir film yaparak, hemen hemen hayatın her alanına girip geniş kitleleri, toplumu bilgilendiriyorsunuz." dedi.    

Çağdaş demokrasilerde medyanın yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Ben bir dönem Başbakana, 'Gelin anayasa değişikliği sırasında dördüncü güç olarak da medya yazalım.' demiştim. Böylece medyada çağdaş demokrasilerde olduğu gibi bir anayasal kurum olarak yerini alsın diye düşüncemi ifade etmiştim ama bu olmadı’’

Kılıçdaroğlu, gazetecilikte mesai diye bir kavram olmadığını vurgulayarak "Bir yerde olay olmuştur. Günün 24 saatinde gazeteci oradadır. Yağmur mu var? Kış mı var? Kar mı yağıyor? Hava sıcak mı? Hava soğuk mu? Bunlara bakılmadan geniş kitleler bilgilensin diye gazeteciler oraya koşarlar. Gazeteci yaptığı her haberden özel bir keyif alır. Birlikte mücadele ettiğimizde çok güzel sonuçlar elde edebiliriz. Türkiye'nin bütün demokratlarının, alt ayrımları bir kenara bırakıp birleşmeleri gerekiyor. Eğer bu ülkede demokrasi olacaksa hepimiz için olacak. Birlikte mücadele ettiğimiz zaman kazanabiliriz. Ayrı ayrı mücadele değil. Birlikte mücadele etmek zorundayız. Hepimizin demokrasiye ihtiyacı var. Hepimizin yürekli gazetecilere ihtiyacı var. Hepimizin gerçekleri öğrenmeye ihtiyacı var. Hepimizin birlikte mücadele etmeye ihtiyacı var çünkü bu devlet sıradan bir devlet değil. Bu devlet, birileri eline cetvel alıp, pergel alıp çizerek bizim sınırlarımızı çizdi diye düşüneceğimiz bir devlet değil. Kanla gözyaşı ile kurulan demokrasi için ağır bedeller ödeyen bir devlet’’dedi.

Sıradaki haber yükleniyor...