Kübra Hera Aslan: Çok güzel kadınlar sevilmiyor. Kıskananı, çekemeyeni çok oluyor

Kübra Hera Aslan: Çok güzel kadınlar sevilmiyor. Kıskananı, çekemeyeni çok oluyor

Tayland’da yapılan dünya güzellik yarışmasında ülkemizi temsil edip, ikinci olan Kübra Hera Aslan, iki yıldır aranjör Ozan Doğulu ile birlikte. Sözü ve müziği kendine ait olan ‘Vole’ ile müzik dünyasına adım atan tescilli güzel, ikinci single çalışması ‘Öle Öle’ ile müzik otoritelerinden tam not alarak, artık müzik dünyasında kalıcı olduğunu ispat etti. Hera ile yeni çıkaracağı şarkılarını, aşk hayatını ve geleceğe dair planlarını konuştuk. Bekir Saçar/bekir.sacar@posta.com.tr

19 Aralık 2020, Cumartesi 07:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

‘Kimse Sormasın’ adlı şarkın, geçen ay çıkacaktı ne oldu?

Şarkım bitti, tam çıkarmaya hazırlandığım günlerde pandemi nedeniyle yeni kısıtlamalar başlayınca her şeyi durdurdum. Daha doğrusu tarihini erteledim. Gerçekten çok güzel bir şarkı oldu, dinleyince çok seveceksiniz. Sevgili Oğuzhan Koç’un bana hediyesi. Aranjesini de genç yeteneklerden Çağrı Telkıvıran yaptı. Hareketli bir şarkı ama sanırım bu keyifsiz durumda insanların beklentileri daha slow şarkılar oluyor.

Aksine, böyle bir zamanda, hareketli şarkılar moralimizi daha da yükseltmez mi?

Haklı olabilirsin ama herkes şu sıra çok depresif. Bizim insanlarımızın depresif anlarında, moral bulacak şarkılar yerine daha damar şarkılar dinlediklerini gözlemliyorum.

YAKINDA ÜÇ ŞARKIM DAHA GELECEK

Başka şarkıların da var mı yakında sevenlerinle buluşturacağın?

Bu yılım çok verimli geçti, birçok şarkı yaptım. Şu an bitmiş, her an yayınlamaya hazır olan üç şarkım daha var. Bunları birer ay arayla çıkarmayı düşünmüştüm ama evdeki hesap çarşıya uymadı.

O şarkıları yaparken kimlerle çalıştın?

İki şarkımın aranjesini ve prodüktörlüğünü Ozan yaptı. Diğerinin düzenlemesini de Çağrı Telkıvıran ve Oğuzhan Koç birlikte yaptılar. Dinlediğinizde gerçekten bayılacaksınız. Üçünün klipleri de art arda gelecek.

İNSANLAR MÜZİĞE ESKİSİ KADAR DEĞER VERMİYOR

Pandemi dönemi seni nasıl etkiledi?

Müzik üretimim açısından çok iyi geçti. Ama yaklaşık 10 aydır yaşadığımız durum, sadece beni değil; tüm müzik dünyasını kötü etkiledi. Çünkü insanların müzik dinleyip eğlendiği ve deşarj olduğu mekanlar kapandı, o ambiyans yok oldu. Benim müzik dünyasına girişim de tam bu döneme denk geldi. Ozan bana prodüktörüm olarak “Çok yanlış bir zamanda sektöre girdin. Daha önce girseydin şu anda çok daha farklı olurdu” diyor. Çok haklı.

Genç müzisyenlerin geleceğini nasıl görüyorsun?

Son yıllarda, müzik dünyasında müthiş bir erozyon yaşanıyor. İnsanlar, müziğe sanki eskisi kadar değer vermiyor. Albümler eskisi gibi satmadığı içinde yapım şirketleri de çok seçici davranıp, para kaybetmeyeceğine inandığı kişilere albüm yapıyor. Bunların çoğu da kliplerini kendi çekiyor. Çok yetenekli ama maddi imkanları iyi olmayanlar kendini gösterme şansı bulamıyor. Şu dönem bu sektöre girmeyi düşünen arkadaşlarımızın işi gerçekten çok zor.

ONUN O MÜTHİŞ KAHKAHASI BENİ ÇOK ETKİLİYOR

Evde günlerini nasıl değerlendiriyorsun?

Bazılarına tuhaf gelebilir ama evde olmak bana çok iyi geldi. Harika şarkılar yazmaya başladım. İnanır mısın, güneşe, aya, denize kurda kuşa bakınca dilimden sözler dökülmeye başlıyor. Sanırım, duygularımı çok yoğun yaşadığım için böyle oluyor.

Müzik adına, kendini geliştirmek için başka neler yapıyorsun?

Yeni yeni enstrümanlar öğrenmeye başladım. Şu an bateri ve gitar öğreniyorum. Özellikle bateriyi çok seviyorum. Ozan’la beraber yeni besteler yapıyor, planlamamda olan diğer şarkılarımın demolarını hazırlıyoruz. Müzikal anlamda kesinlikle doyurucu bir dönemdeyim. Kendimde fark etmediğim yeteneklerimi keşfediyorum.

“Güneşe, denize bakıp şarkı yazıyorum” diyorsun. Senin bir güneşin de Ozan değil mi, ona bakınca da şarkılar yazıyor musun?

Onun o pozitif enerjisi, o müthiş kahkahası beni inanılmaz etkiliyor. Ozan için de bir şarkı yazdım ve besteledim. Ama onun bundan haberi yok. Biliyorsun 13 Ocak doğum günü. O gün ona vereceğim hediyelerden biri de ona yazdığım bu şarkı olacak.

BODRUM’DA ASOSYAL BİRİ OLUP ÇIKTIM

Bodrum’da yaşıyorsunuz. Alışabildin mi?

Sanki 40 yıllık Bodrumlu gibiyim, orası bana kendimi çok iyi hissettiriyor. Koşuşturma yok, telaş yok, trafik yok. Mis gibi doğa içindeki o dingin yaşam, bana çok iyi geldi. Kendimle baş başa kalmayı, yalnızlığı seven biri olduğumu da keşfettim. Bodrum’da asosyal biri oldum çıktım. Ama Ozan, her zamanki gibi, en sakin ortamda bile sosyal olmayı başarıyor.

Ozan’a aşık olunca, Hera’da neler değişti?

Eskisinden daha mutlu, daha pozitif biri oldum. Ozan’ın o bitmek bilmeyen neşesi bana da geçmeye başladı. En olumsuz durumlarda bile olaylara daha pozitif bakmaya başladım. Eski halimi de seviyordum ama Ozan’dan sonraki Hera’yı çok daha sevmeye başladım.

ROMANTİK DEĞİL, DELİ DOLU BİR ÇİFTİZ

Senden sonra Ozan da değişti. O asi Ozan romantik biri oldu, yanılıyor muyum?

İkimiz de romantik değil, deli dolu çok eğlenceli insanlarız. Günlerce evde baş başa kalsak bile birbirimizden sıkılmıyor, normal hayat işleyişi içinde gülüp eğlenebiliyoruz. Aramızda büyük bir aşk var. Sanırım bu sizlere romantikmişiz izlenimi veriyor.

AŞIRI MERHAMETLİYİM, İNSANLARA FAZLA GÜVENİYORUM

Biraz kendini anlatır mısın? İç dünyasında Hera nasıl biri?

Aşırı merhametliyim. İyi niyetimden olsa gerek, insanlara gereğinden fazla inanabiliyorum. Bazen küçük olan bir şeyi aşırı büyütebiliyorum. Pireyi deve yapmak gibi. Çok duygusal ve sevecenim. Yüzde 85 güçlü, yüzde 15 merhametine yenilen biriyim. Mitolojiyi çok seviyorum. Okuduğum Hera karakteri gibiyim. Güçlü, ayaklarının üzerinde duran, feminist yönü fazla, Atatürk ve Cumhuriyet aşığı biriyim.

GÜZELLİK DEZAVANTAJ, KISKANAN ÇOK OLUYOR

Güzel olmak avantaj mı dezavantaj mı?

Dezavantaj diye düşünüyorum. Çünkü güzelin çekemeyeni, kıskananı çok oluyor. İnsanlar da çok güzel kızı sevmiyor. Kusursuz bile olsan ne yapıp edip sana bir kusur buluyor, ille de bir kulp takmaya  çalışıyorlar. Güzelliğimin yanı sıra harika bir enerjim var, bunu karşı tarafa çok iyi yansıtabiliyorum.

GEREKİRSE PAZARDAN BİLE ALIŞVERİŞ YAPARIM

Farklı bir giyim tarzın var, bunu nasıl beceriyorsun?

Bir erkek kıyafetini bile alıp, kendi kıyafetlerimle kombinleyebiliyorum. Modayı takip etmem. Hoşuma giden şeyleri alır, giyerim. Marka takıntım hiç yok, bu uğurda pek fazla para harcamam. Gerekirse pazardan bile alışveriş yaparım. Bedenimi, fiziğimi çok iyi tanıdığım için, neyin yakışıp yakışmayacağını bilirim. Bana göre sadelik şıklığın zirvesidir.

Henüz çok gençsin ama hayatında ıskaladığını düşündüğün bir şey var mı?

Küçük yaşta farklı enstrümanlar çalmayı öğrenmediğim için çok üzgünüm. ‘Hiçbir şey için geç değildir’ diye bir söz vardır ya; ben de bu felsefeyi benimseyip ıskaladığımı düşündüğüm bu eksiğimi kapatmaya çabalıyorum.

BİLDİĞİMİ OKUYORUM, İSTEDİĞİMİ YAPIYORUM

Mahalle baskısı hissettiğin oluyor mu? “El alem ne der?” diye düşünür müsün?

Ben onları aşalı uzun zaman oldu. Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim. Kimsenin olumsuz fikri ya da düşüncesi benim umurumda değil. Ben neyi ne şekilde yapmak istiyorsam o şekilde yaparım. Bildiğimi okuyorum, istediğimi yapıyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder