Mabel Matiz'in klibi nerede çekildi?

Mabel Matiz, yeni single çalışması "Toy"u 16 Ekim'de yayınladı. Dikkat çeken klibin nerede çekildiği merak konusu oldu. Kapak tasarımını Peru’lu sanatçı Jordy García Paredes’in yaptığı şarkının video klibi, belgesel ve video art çalışmalarıyla tanınan sanatçı Osman Özel tarafından çekildi. Kayaköy ve Patara'da çekilen ve çekimleri 4 gün süren klipte bir dans ve cast ekibi sanatçıya eşlik etti. İşte kliple ilgili detaylar.

23 Ekim 2020, Cuma 11:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Şarkıcı Mabel Matiz ‘Toy’ şarkısında, Anadolu deyişlerinin saflığını, yoğun 808 ve distorted seslerle birleştirerek, pop temasına yeni bir boyut kazandırdı.

Kayaköy ve Patara gibi Türkiye’nin önemli kültürel miras noktalarında klip çeken Matiz’e klipte dansçı kızlar eşlik etti. 

Mabel Matiz'in klibi nerede çekildi?

Mabel Matiz'in klibi nerede çekildi?

Mabel Matiz'in klibi, kısa sürede YouTube'da trend oldu. Klibin nerede çekildiği merak edildi. "Mabel Matiz Ekip" adlı bir kullanıcı, klibin altına detayları yazdı.

Çöl'ü anımsatan kum tepeleri: Patara Kum Tepeleri

Çöl'ü anımsatan kum tepeleri: Patara Kum Tepeleri

Patara Kum Tepeleri , Antalya'nın dillere destan güzellikteki ilçelerinden Kaş'ta yer alan Patara Kum Tepeleri, bölgede mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Tıpkı bir çölü andıran kum tepeleri, Kaş merkezine 43 km uzaklıktaki Patara Antik Kenti ve 12 km uzunluktaki Patara Plajı yakınlarında konumlanıyor. Tepeler, incecik bir kuma sahip olması ve muhteşem manzarasıyla ön plana çıkıyor.

Patara Kum Tepeleri'nden bakıldığında hem Patara Plajı hem de antik kent manzarası görülebiliyor. Tepelerde yer alan kumlar tamamen rüzgarın durumuna göre şekilleniyor ve yalnızca ülkemizden değil, dünyanın dört bir yanından turistin ilgisini çekmeyi başarıyor. Kum tepelerine gelen ziyaretçiler hem burada bol bol manzara fotoğrafı çekiyor hem de unutulmaz bir gün batımı manzarasının tadını çıkarıyor.

Patara Antik Kenti Tarihi: Kadere, yaşama "Eyvallah" selamının yapıldığı yer

Patara Antik Kenti Tarihi: Kadere, yaşama "Eyvallah" selamının yapıldığı yer

İ.Ö.13'üncü yüzyıla ait Hitit metinlerinde şehrin adı Patar olarak geçmektedir. Tepecik Akropolü'nde ele geçen seramik parçaları, Orta Tunç Çağı özelikleri içerirken, yine Tepecik'in doğu yamacı eteklerinde ortaya çıkarılan, Demir Çağı öncesine ait taş balta Patara'nın tarihinin ne kadar eskilere gittiğini göstermektedir. Xanthos Vadisi'nde denize açılabilecek tek yer olması nedeniyle tarih boyunca önemli kent olma özelliğini her çağda devam ettirmiş olan Patara'nın yazıt ve sikkelerde Likya dilindeki adı Patara olarak geçer. 

Patara İ.Ö. 3'üncü yüzyılda Ptolemaios egemenliğine girmesiyle Likya'nın önder kenti durumuna gelir. İ.Ö. 2'nci yüzyılın başında Likya'nın Seleukos Krallığı tarafından kontrol edilmeye başlanmasıyla Patara, Likya'nın başkenti gibi kabul görür. Bu durum Patara'nın Roma'ya karşı özerkliğini ve Rhodos'a karşı da bağımsızlığını kazandığı İ.Ö.167/168 yılında resmileşir ve Patara Likya Birliği'nin başkenti olur. Başkentte Helenistik Dönem'de inşa edilen Meclis Binası ve Tiyatro gibi anıtsal yapılar bu tarihsel süreçle paralellik gösterirler. 

Roma egemenliğine geçtikten sonra da önemini yitirmeyen Patara, Roma Valiliklerinin adli işlerini gördüğü bir merkez oluşu yanında Roma'nın doğu eyaletleriyle bağlantısını kurduğu bir deniz üssü olarak da önemini korumuştur. İ.S. 43 yılında Likya, Roma eyaleti olurken, İS. 74'de Likya ile Pamphylia birleştirilerek tek eyalet haline getirilir ve Patara'nın başkentliği devam eder. Apollon'un önemli bir kehanet merkezi olarak ün yapmış olan Patara aynı zamanda Anadolu'dan Roma'ya nakledilen tahılların depolandığı ve saklandığı bir limandır. 

Bizans Dönemi'nde de önemini devam ettiren kent Hristiyanlar için önemli bir merkez olmuştur. "Noel Baba" diye anılan Saint Nicholaos, Pataralı'dır. Ayrıca St. Paul Roma'ya gitmek için Patara'dan gemiye binmiştir. İmparator Konstantin'in başkanlık ettiği İ.S. 325'teki İznik Konsülü'nde Lykia'nın tek imza yetkilisi Piskopos Eudemos'un Patara Piskoposu oluşu kentin bu devirde de gözde oluşunun kanıtıdır. 

Ortaçağ boyunca önemini sürdüren Patara, Türklerin gelmesiyle de önemli bir merkez olarak günümüze ulaşmıştır. Şehre günümüz kalıntılarına giriş, görkemli ve çok iyi korunmuş Roma Zafer Takı'ndan yapılmaktadır. İ.S. 100 yıllarında bölge valisi adına inşa edildiği, kitabelerinden anlaşılmaktadır. Tak'ın batısındaki tepenin yamaçlarında, Likya tipi lahitlerin bulunduğu mezarlık alanı uzanır. Kentin en güney ucunda Kurşunlu Tepe'ye yaslanmış olan tiyatronun depremden sonra İ.S. 147 yılında yeniden inşa edildiği yazıtlardan anlaşılmaktadır. 

Tiyatronun yaslandığı Kurşunlu Tepe şehrin genel görünümünün seyredildiği en güzel köşedir. Buradan şehrin diğer kalıntıları; Vespasian Hamamı, Korinth Tapınağı, ana cadde, liman ve tahıl ambarı rahatlıkla izlenebilir. Tepenin kuzeybatısındaki bataklığın arkasındaki tahıl ambarı (granarium), Patara'nın günümüzde kalmış anıtsal yapılarından biri olup, İmparator Hadrian ve eşi Sabina tarafından İ.S. 2.y.y.'da yaptırılmıştır.

Tiyatronun kuzeyinde Likya Birliğinin başkenti olan Patara'nın, toplantılara ev sahipliği yaptığı Parlamento Binası yer almaktadır. Şehrin suyu yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusundaki İslamlar Köyü yakınlarında, Kızıltepe yamacındaki kayalıktan getirilmiştir. Kaynakla şehir arasında, Fırnaz iskelesinin kuzeyindeki; mahallen "Delik Kemer" olarak adlandırılan bölüm ise su yollarının en anıtsal bölümüdür. Aynı zamanda o noktalarda bulunan;Çıralı Plajı ve yaklaşık 20-30 km sonra Patara Plajı, Caretta Caretta kaplumbağları ile ünlenmiştir. 

Kayaköy: Terk edilmiş evler

Kayaköy: Terk edilmiş evler

Eski çağlarda Rum halkının ibadetlerini burada gerçekleştirdiği düşünülmektedir. Şimdi ise seyir terası olarak da kullanılmaktadır. Kiliseden köye bakıldığında adeta kaya parçalarını andıran sıra sıra gölgesi arkasında eve düşmeyecek şekilde matematiksel hesaplar ile inşa edilmiş küçük taş evler görülmektedir. Evlerin çatısı kapı ve pencereleri 1957 Fethiye Rodos depreminde yıkılmıştır.

Kayaköy‘e hayalet bir şehir izlenimi oluşmasında depremin de etkisi büyük olmuştur. Evlerin kare şeklinde olması bir tepeden aşağıya doğru sıralanması Yunanistan‘daki evleri aratmamaktadır. Burayı güzel yapan şeylerden biri de farklı kültürün özelliklerini taşımasıdır. Aynı zamanda burada koca bir dağ ve birkaç mağara da bulunmaktadır. Biraz daha tepeye çıkıldıkça deniz manzarası görülmektedir.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Demet Akalın'ın sözleri tepki çekti: Özür dile Demet!