Pazar Postası Seray Sever: 20 yaşında anne olsaydım bugün 10 çocuk sahibiydim

Seray Sever: 20 yaşında anne olsaydım bugün 10 çocuk sahibiydim

Seray Sever: 20 yaşında anne olsaydım bugün 10 çocuk sahibiydim

Çok denedi olmadı, pes etmedi, mücadele verdi ve 48 yaşında ikizlerini kucağına aldı. Huzurlarınızda Seray Sever var…Çok yakın zamanda ikizleri Sofia ve Alya’yı kucağına alan ünlü isim ile Anneler Günü’nde konuşmak gerçekten çok keyifliydi. Acıbadem Altunizade Hastanesi’ndeki odasında minikleri ve eşiyle karşıladı Sevgili Seray bizi. Hastanenin direktörü Demet Çetin de bizlerle şahane bir şekilde ilgilendi, muhteşem bir ev sahibiydi. Hem zorlu süreci hem doğumu hem bebekleri hem de anneliği, hayatı her şeyi konuştuk. Şimdi anne olanın da olmaya çalışanın da , annemin de, bu özel günün kutluyor, sizleri Seray Sever’le baş başa bırakıyorum… Tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun.

İyi gördüm sizi. Annelik yaramış!

Hem de çok iyiyim. Çok değişik bir duygu. 23 Nisan, ikizlerin ilk bayramı oldu. Şimdi de Anneler Günü’ne onlarla girdim. Büyük şans!

Anneliği tarif edebilir misiniz?

Edemem. Hâlâ çok şaşkınım. Yoğun ve zorlu bir operasyon geçirdim. Bebişleri ikinci gün anca görebildim. Biri bir hafta sonra odama geldi, diğeri kuvözden daha yeni çıktı. Çocuklar dışında hiçbir şeyle ilgilenmek gelmiyor içimden. Sadece onları görmek ve vakit geçirmek istiyorum.

“Çok geç kalmışım” diyor musunuz?

Daha erken yapabilirdim aslında ama geç de kalmadım bence. Daha erken yapsam bu kadar kıymetini bilemeyebilirdim. Kariyerime dair istediğim birçok şeyi yaptım. Evlenmek istediğim kişiyi buldum. Çalıştım, çabaladım her şeye sahip oldum. Kavuşamadığım tek şey bebeklerdi bu hayatta ve onlara kavuştum. Hayatın en büyük hediyesi.

TÜRKİYE’NİN EN GÖZDE KADINLARINDAN BİRİYİM

Doğumdan sonra kariyerinizin sekteye uğraması, fiziğinizin bozulması gibi endişeler yaşadınız mı?

Yaşım daha küçükken düşünüyordum. Kariyer çok öndeydi. Şimdi hayata bakışım değişti. Ben Türkiye’nin en gözde kadınlarından biriydim. Sunuculuk, oyunculuk yaptım ama şimdi kendimi o havalı sarışın değil tam bir anne olarak görüyorum. Mesela artık anne çocuk programları yapmak daha iyi bir fikir gibi geliyor.

KİMSE KENDİ MUTSUZLUĞUNU BENİM HAYATIMA YANSITAMAZ

Bazıları bebeklerinize yabancı isim koymanızı eleştirdi. İsimlerinin özel bir hikayesi var mı?

Aslında sivri bir tipim ama bebeklerimle ilgili polemiğe girmek istemiyorum. Ben şu an bir mucizeyi yaşıyorum, bu gereksiz şeyleri nasıl tartışırım? Birçok çocuğu olmayan kadına umut oldum. “Bırakmıştık, sayende umutlandık tekrar”  diyen kadınlar oldu. Binlerce mesaj aldım.

Bu iyi niyetli bir eleştiri değil. Kimse kendi mutsuzluğunu benim hayatıma yansıtamaz. Biz tanışmadan önce eşim bir rüya görmüş. Bir piyano başında oturuyormuş ve kucağında Sofia adında bir çocuk varmış. Sofia, bilge demek. Alya ismini de ben seçtim. Memlekette bir bebeğe takılan isimden daha önemli sorunlar var.

İnançlı mısınız?

Sonsuz! Defalarca Umre’ye gittim ailemle. Kalkıp da bir kare fotoğraf paylaşmadım. Çünkü bununla reklam yapmayı sevmiyorum. Allah ile benim aramda bu. Allah beni seviyor, istediklerimi de gönlüme göre veriyor.

Dışardan bakınca hiç öyle biri durmuyorsunuz?

Paranın, imanın, merhametin kimde olacağını bilemezsiniz. Ben küçüklüğümden beri dualarla yetiştim. Ailede de dine en meraklı benim. Dışarıda dua şov yapıp tenhada her türlü vicdansızlığı yapan çok insan var. Benim için iyi ve vicdanlı olmak önemli.

HOCA GİBİ OLDUM, HER GÜN ÇOCUKLARIM İÇİN BİNLERCE DUA OKUYORUM

Nazardan korkar mısınız?

Tabii canım. Mesela eşim Eray Sünbül, 40’ları çıkana kadar çocuklarla fotoğraf paylaşmamı yasakladı. Çünkü ne zaman bir şey paylaşsak o gün olumsuz bir şey yaşıyoruz. Hatta doktorum bile yaşadığımız saçmalıklardan sonra lütfen her yeri nazar boncuğuyla donat dedi.  İnsanlar severek de baksa etkiliyor. Çok dua etsek de nazardan korkuyoruz. Hoca gibi oldum. Her gün çocuklarım için binlerce dua okuyorum.

BEŞ YAŞINDAN BERİ RUH EŞİMİ ARIYORUM SONUNDA ERAY’I BULDUM

Bebeklerden sonra öncelikleriniz değişti mi?

Başka önceliğim kalmadı ki! Ben çok iyi bir aileden geldim. Öyle birinden çocuk yapayım ki çocuğum hiç mutsuz olmasın istedim. Aşk çocuğu olsun diye erteleye erteleye buralara geldik. Ben dik başlı bir insanım sadece evlenmek için evlenemezdim. Ruh eşimi bulmalıydım. Kaldı ki beş yaşından beri ruh eşimi arayan kitaplar okuyordum. Sonunda Eray’ı buldum.

Zor oldu mu ruh eşinizi bulmak?

Onu çok beklemişim. Rabbim nasip etti. Sekiz yıllık beraberliğimiz dört yıllık da evliliğimiz var. Çocuklar 19 Nisan’da geldi, 20 Nisan ise evlilik yıldönümümüz. Aslında 20’sinde doğacaklardı ama erken geldiler. Her şey olması gerektiği zamanda oluyor. Sen planlar yaparken Allah olması gerekeni yapıyor.

MUHTEŞEM BİR KOCAM VAR

Bebeklerden sonra eşinizi ikinci plana attınız mı?

Hayır, daha da bağlandık. Muhteşem bir kocam var. Her şeyime koştu. Hep yanımdaydı. Çocuklarımıza da birbirimize de çok konsantreyiz.

 

TÜP BEBEK SÜRECİNDE KAÇ EV PARASI HARCADIK BİLMİYORUM

Kaç kez tüp bebek denediniz ve bu süreçte neler yaşadınız?

Hiçbir engel yoktu ama anne olamıyordum. Yaşla da ilgisi yoktu çünkü yumurta rezervlerim iyi durumdaydı, çok denedik olmadı.10-15 kere üst üste deneyenler var. Oysa birkaç kere denedikten sonra tekrar vücudu toparlayıp sonra devam etmeli.

Tüp bebek denemesine gittiğimde hep 20’li yaşlardaki kızlar gördüm. Panik yapmadan doğru adrese gidilmeli. Bu süreçte kaç ev parası harcadık bilmiyorum. Piyasa tüccarlarla dolmuş resmen.

Doktor seçimi bu süreçte çok önemli değil mi?

Hem de nasıl! Allah doğru insanlarla karşılaştırsın. “46 yaşında ne çocuğu?” diyen de var, hiç olmayacak birine 10 kez deneyen de… Mustafa Yaşar isimli alternatif tıp uzmanı bir hocam var, onunla yola çıktık. Vücudumu hazırladı.

Hacamat, ozon terapisi, özel beslenme derken vücudumu tamamen sıfırladı. Vücudum toparlanınca yumurta rezervim üç katına çıktı. Sonra ünlülerin estetisyeni olarak bilinen canım arkadaşım Ayşe Yıldız, beni Murat Emanetoğlu’yla bir araya getirdi ve ilk denemede başardık.

HAMİLEYKEN 14 KİLO ALDIM

Hamilelik sürecinde kilo aldınız mı?

14 kilo kadar aldım. Hiç midem bulanmadı. Düzenli yürüyüşlerimi yaptım. İlk üç ay aşırı yedim, doymak bilmedim. İskender üzerine lahmacun, lahmacun sonrası döner bile yedim. Bir ara epey saçmaladım. Sonra beslenme uzmanıyla devam ettim. O kadar güzel bir süreç ki 20 yaşında anne olsaydım bugün 10 çocuk sahibiydim.

KOMŞU ÜLKE SAVAŞTAYKEN FASULYE YİYEMEMEYİ DERT EDEMEYİZ

Boğaziçi Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi aldınız. İnsanların fasulye bile yiyememesinin üzerine “Fasulye pahalıysa yemeyeceksin daha ucuz bir şey yiyeceksin, yukarıda savaş uçakları uçmuyor, bombalar atılmıyor, şükretmeyi bilin” demiştiniz. Hâlâ aynı fikirde misiniz?

Yanlış anlaşıldım ben orada. O zamanlar pazarda mevsim sebzeleri normal fiyattaydı. Ben karpuzu, eriği ilk çıktığında kilosu 50-100 liradan yemiyorum, mevsiminde yerim. Mevsim sebzesi, mevsim balığı… Fasulye pahalıysa fiyatı düşünce mevsiminde ye. Şükretmek lazım, komşu ülke savaştayken fasulye yiyememeyi dert edemeyiz.

Ama söyleme biçimim yanlıştı, Hatta Acun’la da konuştuk. “Demek istediğin doğru ama fetva verir gibi konuşman yanlıştı” dedi. Ama şu an pazara gittiğinde mevsim sebzesini normal fiyatından alamıyorsun. Elektrik faturalarına isyan ederim tabii. 150 metrekare eve 4 bin lira fatura gelir mi? Saçmalık.

Eşimle çiftlik yapıp organik tarıma geçeceğiz. Sadece kendimiz için üreteceğiz satmak için değil. Hayvanımız, meyve sebzemiz olacak. Çocuklar da doğal ortamı tanısın istiyoruz. Toprağı bilsinler, telefon tabletle gezmesinler.

Fotoğraflar: Ozan GÜZELCE

SIRADAKİ HABER