'Moda takipçisi hiç olmadım'

'Moda takipçisi hiç olmadım'

Özlem Uygun sıradışı bir modacı. Bir kere kesinlikle modayı takip etmiyor. Moda trendleri onu hiç ilgilendirmiyor. Tüketim çılgınlığına tasarımlarıyla başkaldırıyor

12 Ağustos 2012, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Röportaj: Seral Cumalı
scumali@posta.com.tr

Tek parça, sabah giyip akşama devam edeceğiniz tasarımlar yapıyor. Kendisi de tasarımları gibi sade. Evinde buluştuk; duvarlarda asılı resimleri kendi yaptığını söyledi. Duvardaki resimler, önümüzdeki sezon koleksiyonundaki giysilerin desenleri olacakmış.

Ekonomi okuyup neden tasarımcı oldunuz?

Ekonomi okuduktan sonra İstanbul’da Macy’s’in satın alma ofisinde çalıştım. Ama işin tasarım yanı beni cezbediyordu. Macy’s’in Amerika’daki merkezine gönderildim, orada deri koleksiyon bölümünde staj yaptım. Sonra İtalya- Milano’daki Marangoni Enstitüsü’nde Moda-Tasarım okudum, ardından Floransa’da master yaptım. Orada Berskha, Zara, Massimo Dutti’nin spor bölümlerine tasarım yaptım. Türkiye’ye dönünce 6 ay farklı firmalara tasarımlar yaptıktan sonra kendi markamı kurdum. 1 sene 3 aydır kendi ismimle tasarımlar yapıyorum.

Tasarımlarınız şık ama sade, abartısız, rahat... Spor tasarım geleneğinden mi?

Hayır, bu beni ifade ediyor. Bedenimi sıkan elbiseler, cildimi rahatsız eden kumaşlardan hep uzak durdum. İçinde kendimi iyi hissetmem görüntüsünün önüne geçerdi. Çok da istediğimi bulamazdım. O yüzden öyle giysiler yapmayı tercih ettim. 

Neden daha çok elbise yapıyorsunuz?

Buluz alırsınız, altına bir şey uyduramazsınız. Bir türlü evden çıkamazsınız. Çok fazla düşünmeye vakit harcamayacağımız rahat giysiler olsun istedim. Tek parça, sabah giyip akşama da devam ettiriyor. Tek giysiyle bütün günü geçirip hem gereksiz para harcamıyor, hem de gardrobu doldurmuyorsunuz.

Gereksiz tüketime bir başkaldırı mı?

Öyle. Benim şu dönemde çok rahatsız hissettiğim durum. Tüketim dünyada hızlandı. Aldığımız şeyi fark etmiyoruz bile, tüketip atıyoruz. Benimki de buna biraz bir gönderme. İnsanların sevip uzun süre giyeceği, duygusal bağ kuracağı giysiler yapıyorum. 

Giysilerinizin başka özellikleri neler?

Daha çok doğal kumaşlar. Hafif ipekli, koton karışımlar. Doğal malzemeleri kullanmayı seviyorum. Terletmeyecek kumaşlar seçiyorum. Üzerinde varlığını hissetmeyecek rahatlıkta giysiler yapıyorum..

Modayı takip ediyor musunuz?

Etmiyorum. Hatta o senenin renklerini bile fazla kaale almam. Pembe çok modaysa pembe giysi yapmak hoşuma gitmiyor. Herkesin üniforma giymiş gibi dolaşmasını sevmiyorum. Aynı olmayı seven biri değilim. Giysileriniz sizi, kişiliğinizi ifade eder, ruh halinizi yansıtır. Dolayısıyla moda değil de size uyan kıyafetler tasarlamayı seviyorum. Moda olan ve çabuk tüketilecek koleksiyonlar yapmamaya çalışıyorum. Belli bir moda trendi ve akımına uymadığım için yaptığım giysiler zamansal kaygı da taşımıyor. Annenin satın aldığı bir elbiseyi kızı da giyebiliyor. Müşterilerimin de yaşı yok. Her yaş giyiyor, hiçbir trend yok... 

Müşterileriniz kimler?

Enteresan, hep sanatla ilişkisi olanlar. Sanat eleştirmeni, yazar, yaratıcı şeyler yapanlar benim yaptıklarımı seviyor, giyiyor. 

Bu sezonki koleksiyonunuz Geometric Dreams adını taşıyor. Neden geometrik?

Benim yaptığım giysilerde etnik dokunuşlar da yoktur. Dolayısıyla geometrik şekiller kullanmayı çok seviyorum. Baktığınızda dikkat çeken değil ama baktıkça detaylar yakalayacağınız sade desenler...

Duvarlarda gördüğümüz resimlerin kıyafetlerinize desen olacağını söylediniz; nasıl bir koleksiyon olacak?

Ben resim de yapıyorum. Eskiden beri resim sergilerim oluyor. Resimle modayı, endüstriyel üretimle nasıl birleştiririm diye düşündüm. Sonra yaptığım resimleri ipek üzerine bastırıp koleksiyon yaratmaya karar verdim. Önümüzdeki koleksiyon ipek baskılar olarak çıkacak. Yine sade kesimler olacak ama renk ve desenle çarpıcı hale gelecek. 

Eskiyle yeniyi bir araya getirme çabanız da görülüyor...

Benim eskiyle bir bağım var. Eskiyle yeniyi bir araya getirme çabam var, evet. Mesela bir şey yaşamışım, bir resim yapmışım. Şimdi o resme bakınca o yaşadığım anıları görüyorum. O anılar yakında bir giysinin üzerinde yer alacak. Geçmiş, şimdi ve geleceği bir araya getiren bir çalışma olacak. 

Geçmişle kopmayan bağınızın nedeni var mı?

Geçmiş sizi bugünlere getiren, sizi siz yapandır. Babamdan kalan birçok eşya var, fularlar, gömlekler, onları bir şekilde kendi giyimimde kullanıyorum. Ya da annemin bir bileziği. Onları kullanmak, yeniyle birleştirmek çok hoşuma gidiyor. 

Nerelerde satılıyor?

Billstore’larda ve Galata’da La Mariquita adlı butikte satılıyor. Kendi stüdyomu Beyoğlu’ndan Nişantaşı’na taşıyorum. İnternet siteleri Limango’da Trendyol’da kampanyalarım oluyor.

Yurtdışında satılacak mı?

Londra ve York’ta çok yakında satılacak. 

Fiyatları ne?

Beğenen herkes alsın isterim. Fiyatları 300- 450 TL arasında.

Siz ne giyersiniz?

Kendi tasarladıklarımı. İçinde çok rahat ediyorum. “Elbiseniz nereden?” diye soruyorlar, reklamımı yapmış oluyorum. 

Yaşamınız da giysileriniz gibi sade mi?

Sağlıklı, doğal ve sade yaşamayı seviyorum. Düzenli yoga yapıyorum. Kitap okuyor, resim sergilerini dolaşıyorum. Bir ay kapanıp resim yapıyorum. 

Hanımlara ne önerirsiniz?

Kişiliklerine göre giyinmelerini öneririm. Zaten onun için sevmem moda trendlerini. İnsanları belli kalıplara sokar. Herkes belli bir tipe dönüşür. Oysa herkes kendine göre güzel. Güzel taraflarını ortaya çıkartan giysiler giymeli. Size baktığım zaman giysilerinizde de sizi görmeliyim. Birinin birini giydirmesine de karşıyım. Bu çok manasız, sizi ifade edeni en iyi siz bilirsiniz. Herkes özgür bir şekilde canı ne istiyorsa onu giyip ortaya çıkmalı. Bence insana en yakışan bu...

( 05.08.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır ) 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Tunceli'deki doğa harikası Çırtan Şelalesi ilkbaharda bir başka güzel