Müslümanın gerçek kaybı

Dünyadayken bizlere kazanç gibi gözüken bazı şeyler ahirette ceza olarak karşımıza çıkabilecek, kayıp gibi gözüken şeyler ahirette mükafat olarak bizlere sunulabilecektir. Mümin olarak bizler gerçek anlamda neyin kazanç veya neyin kayıp olduğunu iyice bilmeli ve hayatımızı buna göre tanzim etmeliyiz.

10 Mayıs 2020, Pazar 10:55 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bazen malımızı, bazen sıhhatimizi, bazen de ailemizi, eşimizi dostumuzu kaybederiz. Dünya hayatında bunları kaybetmenin acısını da sıklıkla yaşıyor oluruz.

Müslümanca bakmak

Bunlar bizler için bir ziyandır ve üzüntüye sebeptir. Ancak asıl zarar farkında olmadığımız, kazandığımızı zannederken kaybettiklerimizdir. Hayata Müslümanca bakılmadığı zaman kaybetmek denince sadece ticarette, sporda ve benzeri şeylerde kaybetmek akla gelir. Yalan söyleyerek, iftira ederek çeşitli desiselerle bir şeyler elde eden kişi kazandığını sanmaktadır. İslam’ın bizlere tebliğ ettiği hayat tarzının aksini yaparak kazandığını zannedenler asıl neyi kaybettiğini anladıkları zaman iş işten geçecek.


'Başkaları için de...'

'Başkaları için de...'

Yüce Allah, Kuran’da şöyle buyurmaktadır: “Her birinize ölüm gelip, ‘Rabbim! Ne olur bana azıcık daha süre tanısan da gönüllü yardımlarda bulunsam ve iyi kişilerden olsam!’ diye yalvarmadan önce size verdiğimiz rızıklardan başkaları için de harcayın” (Münafıkun, 9-10)


Hesap gününün kaybedenleri

Hesap gününün kaybedenleri

Ne kadar çileli olursa olsun nihayetinde insanoğlu bu dünyadan ayrılacaktır. Dünya hayatında kaybettiklerimizin çaresini bulabiliriz. Ancak hesap gününün kaybedenleri için çare yoktur. Her ne kadar ibadetlerini yerine getirerek bir birikim elde ettiğini sansa da ahlakını güzelleştirmeyen ve eliyle ya da diliyle insanlara zarar veren kişi, uhrevi iflastan kurtulamayacaktır. Kıldığı namaz, tuttuğu oruç ve verdiği zekâtlar, yaptığı haksızlık ve zulümler karşısında mizanda çok hafif kalmaktadır. Gerçek kaybı yaşamamak için Allah katında değerimizi artıracak, gerçek anlamda kâr elde ettirecek ve hüsrana uğrattırmayacak işlere yönelelim. Rabbimize karşı iyi bir kul olalım. İbadetlerimizi yapalım. Hürmetkar bir evlat olalım. Ana-baba rızasının Allah’ın rızasından sonra geldiğini unutmayalım. Şefkatli bir ana baba olalım. Çocuklarımızın bizlere verilen bir emanet olduğunu bilelim.


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Allah'ın yolunda