Naz Elmas: Güzellik genlerim için anneme teşekkür ediyorum

'Haziran Gecesi', dizisiyle adını duyurdu. Sonra da 'Kördüğüm' dizisiyle milyonları ekranlara kilitleyip ağlattı. Magazin dünyasının tam ortasında yaşasa da magazinle mesafeli durmayı hep başardı. Naz Elmas, şimdilerde üniversitede öğretmenlik yapıyor. Diğer yandan 'VeryNazz Shoppe' adını verdiği markasıyla moda sektöründe boy gösteriyor. Karşımızda öğretmen, iş kadını ve oyuncu Naz Elmas...

28 Nisan 2019, Pazar 08:31 Son Güncelleme:
A A
Naz Elmas: Güzellik genlerim için anneme teşekkür ediyorum

■Son zamanlarda hayatında büyük değişiklikler var. Bir taraftan üniversitede oyunculuk ve mitoloji dersleri veriyorsun,bir taraftan da ‘Verynazz Shoppe’ markasıyla moda sektörüne girdin...

Yeditepe Üniversitesi’nin kurucusu Bedrettin Dalan ve yardımcı rektörümüz Sedefhan Oğuz ile bir araya geldik. Benden kamera önü oyunculuk eğitimi vermemi istediler. Teklif beni çok mutlu etti. Ben de işe ilk dönem tiyatro bölümünün kurumsal derslerinden biri olan Mitoloji dersi vermekle başladım. Önümüzdeki yıl ikinci dönem itibarıyla da kamera önü oyunculuğu eğitimlerimize başlayacağız.

■Öğrencisi olduğun üniversiteye hoca olarak geri dönmek nasıl bir duygu?

Tabii ki gurur verici! Yine öğrenciyim yine öğrenmeye gidiyorum okuluma. Okulumun bana katkıları devam ediyor. Yeni tecrübeler ve deneyimler ediniyorum. Hocalık adı altında aslında yine öğrenci olarak okulumdayım. Çok güzel bir his.

■Benim hiç senin kadar güzel, alımlı bir hocam olmadı. Öğrencilerin seninle fotoğraf çektirmek istiyor mu?

Kendi öğrencilerimle de okulun başka bölümlerindeki öğrencilerle de hatta hocalarımızla bile hep bir fotoğraf çekme durumumuz oluyor. Mesleğimden dolayı bu isteklere çok alışkınım. Bu benim hayatımın bir parçası. Bu istekler bende memnuniyet duygusu uyandırıyor. Anıları, yaşananları, yeni arkadaşlıkları ve dostlukları resmetmek, ölümsüzleştirmek gerçekten çok hoş.

■Peki, oyunculuk ne durumda? Çok mu seçicisin? Son zamanlarda içine sinen bir proje mi yok?

Oyunculuk benim ana mesleğim. Tiyatro kökenli olduğum için sadece televizyon dizileri veya sinema filmleri değil, tiyatro da yapabilirim. Ama şu an dizi için bir şey diyemem çünkü şu ara televizyon dizilerinin çok çabuk başlayıp çok çabuk bitiyor olması beni etkiliyor.

■Bir koltukta üç karpuz. Oyunculuk,hocalık ve ardından moda sektöründe ‘Verynazz’. Bu tempoya nasıl ayak uyduruyorsun?

Benim tempom her zaman böyle. Çalışmak, yeni şeyler öğrenmek, üretmek ve her an bir meşguliyetimin olması beni çok zinde tutuyor. Bunların yanında yaptığım daha bir çok başka şey var. Oturmayı, boş durmayı hiç bilmem ben.

■Peki ‘Verynazz’ nasıl bir marka? Fikir nereden çıktı?

Bu macera benim bu yıl bir markanın yüzü olmamla başladı. Markam‘ Modül’mağazası bünyesinde satılıyor. Bu mağaza alışıla gelmemiş çok özel bir yer. Birçok Türk tasarımcıyı aynı çatı altında barındırıyor. Tasarımcılara kendilerini istedikleri gibi ifade edecek bir alan yaratıldı burada. Bu zihniyeti ve anlayışı görünce“Bende markamla burada olmalıyım”dedim. ‘Verynazz’ daki ürünlerim kendi üretimim değil. Benim en beğendiğim, farklı markalar arasında seçtiğim ürünlerden oluşuyor. Maslak 42 ve Emaar Squer Mall’daki Modül mağazalarında bulunuyor.

■Ben seni tarz olarak hem klasik Chanel kadınına hem de Kate Moss’a benzetiyorum. Giyim tarzını neye göre belirliyorsun?

Doğru tespit. Üzerimde ikisinin de izlerini taşıyorum. Güne başlarken önce kendimi nasıl hissettiğime, sonra o gün nerede ve nasıl bir ortamda olacağıma bakar, ona göre karar veririm. Aslında klasikçi biriyim. Ev dekorasyonunda da günümüz modern eşyaları, objeleri,antikalarla karıştırmayı çok seviyorum. Özel yaşantımda ve katıldığım ortamlarda genellikle bu iki stili bir arada yansıtırım.

■Televizyonda,internette neler izliyorsun?

‘Game of Thrones’un yeni sezonunu çok severek ve ilgiyle izliyorum. ‘Black Mirror’, Oscar filmlerinden ‘The Wife’ ve ‘The Favourite‘ muhteşemdi. Michael Douglas ve AlanArkın’ın büyük hayranı olarak ‘Kominsky Method’ ve ‘Artful Living’i takip ediyorum.

■Dünyada bir erkek oyuncuyu canlandırman, oynaman istense kimi seçerdin?

Hiç tereddütsüz, gözü kapalı Edward Norton derim. Bayılıyorum ona.

■Birçok başarılı projede yer aldın. Seni nasıl bir rol heyecanlandırır?

Gerçek bir olaydan alınmış bir karakter ya da bir sanatçının hayatını, otobiyografisini oynamak bana çok büyük heyecan ve keyif verir. Nedense oyuncu da olsam bir filmin gerçek hayattan esinlenerek çekildiğini öğrendiğim zaman beni daha çok etkiliyor.

■Hangi Türk yönetmenleri beğeniyorsun?

Zeki Demirkubuz, Yavuz Turgul, Derviş Zaim ve Nuri Bilge Ceylan. Ozan Güven ile ben Zeki Bey’in bir projesinde yer almıştık. Bu çalışma benim için güzel bir deneyim olmuştu.

■Instagram’da bir çok tablo paylaşıyorsun. Hatta altlarında sanat üzerine uzun yorumlar yapılıyor. Kimleri beğeniyorsun ve paylaşıyorsun?

Yabacılardan Yoshimoto Nara Drawbertson, Mark Ryden, Gary Baseman. Türk sanatçılardan Ahmet Güneştekin’in eserlerini çok beğeniyorum. Yine Contemporary’in önde gelen sanatçılarından Yiğit Yazıcı’nın eserlerini çok beğenirim.

■Sandro Botticelli’ye müthiş bir hayranlığın var, neden?

Botticelli resimde kendi tarzından ödün vermemiş,belirli noktalarda gerçek dışı duruş ve biçimler yaratırken özgünlüğünü korumuştur.

Kendinden ödün vermeyen sanatçılara ayrı bir düşkünlüğüm ve hayranlığım var. Ayrıca Botticelli’nin benim için sanat ve mitoloji olarak birleştiği yer Venüs’ün doğuş eseri. Andy Warhol’da en beğendiğim sanatçılardan. Onun yaptığı Venüs tablosu ve en sevdiğim müzik grubu Rolling Stones ve Beatles’ın albüm kapakları da muhteşem.

■‘E spor’ diye bir salgın var,haberin var mı?

‘E spor’ bildiğim kadarıyla bilgisayar oyunlarının profesyonel sahnesi. Gençlerin eğlence ve spor olarak daha farklı maceralara yönelmelerini gayet doğal buluyorum. Aslında ‘E spor’ mahalle futbolu ile Süper Lig arasındaki farkla anlatılabilir.

■Neredeyse sıfır makyajla çıkıyorsun sokağa. Güzelliğine güvendiğin için mi bu kadar rahatsın?

Makyaj yaparım ama çok doğal olanı tercih ederim. Dünyada da böyle zaten. Ağır makyaj yerini doğala bıraktı. Cildim için özel hiçbir çabam yok. Açıkçası çok uğraşıyorum diyemem. Annemin hazırladığı doğal ürünlerin karışımından oluşan bir kremi var.Ben hep onu kullanıyorum. Güzellik genlerim için anneme çok teşekkür ediyorum.

İLLE DE STİLİME HİTAP EDEN PARÇALAR OLMALI

■ Tarzı olan birisin ve beğeniliyorsun. Trendleri takıp eder misin?

Ben daha çok zamansız parçaları seviyorum ve alıyorum. Bu parçaları kendi stilimle ve giyim tarzımla kombinliyorum. Trend olan şeyleri takip ederim ama öyle kendimi kaptırıp da deli gibi peşinden koşmam.

■ Marka takıntın var mı?

Öyle bir takıntım yok. İlle de benim stilime hitap eden parçalar olmalı. Yoksa benim tarzımın dışında, dünyanın en iyi tasarımcının ürünü bile olsa kesinlikle almam.

■ Saçların çok güzel ve sağlıklı. Bunun için özel bir şeyler yapıyor musun?

Beslenmeyle alakalı olduğunu düşünüyorum ve biraz da genetik sanırım. Kızıl sarı saçlarım, kızıl genim baskın. Bunları baba tarafımdan almışım.

■ Ayakkabıya merakını biliyorum. Ayakkabıların kadınların dillerinde...

Evet, çok meraklıyım. Çok özenerek, arayarak buluyorum bunları. Ayakkabıya yatırım yapmak hiçbir zaman gereksiz gelmedi bana. Seviyorum... Zamansız parçaların başında ayakkabılarım geliyor. Hepsi genelde birbirine benzer renk ve tarzda.

BEKİR SAÇAR

bekir.sacar@posta.com.tr

Sıradaki haber yükleniyor...