Nilgün Belgün: Yaşam koşullarından dolayı sevgisizleştik, arkadaşım da kardeşim de hep kedilerdi

Nilgün Belgün: Yaşam koşullarından dolayı sevgisizleştik, arkadaşım da kardeşim de hep kedilerdi

COVID-19 nedeniyle hastanede tedavi altına alınan ve geçtiğimiz günlerde tabucu olan ünlü oyuncu Nilgün Belgün, yaşadığı bu talihsiz süreci ilk kez anlattı. “Hayatı ve kendimi daha çok sevmeye başladım” diyen usta oyuncu ile pandemiden sanata dair birçok şey konuştuk. Ben sordum o anlattı... Haydi bu keyifli sohbetimize siz de katılın! Alev Gürsoy Cimin / alev.gursoy@posta.com.tr

20 Aralık 2020, Pazar 07:01 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Büyük geçmiş olsun... COVID-19 sürecini nasıl geçirdiniz?

Kötü günlerdi. Buna da şükür tabii… Tat ve koku alma duyumu kaybettiğim an COVID-19 olduğumu anladım ama inanın nereden kaptığımı bilmiyorum. Çünkü çok az kişiyle görüşüyordum. Kızlarımla bile görüşmediğim için kimseye bulaştırmadım. Semptomları fark edince hemen hastaneye gittim ve COVID-19 olduğum belli oldu. Hemen hastaneye yatırıldım.

Psikolojik olarak ne yaşadınız?

Bir senedir o kadar konuya o kadar hakimim ki çok bilinçli gittim hastaneye. Zaten en ufak bir şeyde hemen hastaneye giderim ben. Kendimi doktorlara teslim ederim. Hastaneye yattıktan sonraki gece korkunç bir halsizlik başladı. Hiç yemek yiyemedim. Bardakla su içemeyecek hale geldim. Kötüydü...

BU VİRÜS YERLE BİR ETTİ BENİ

Umutsuzluğa kapıldınız mı?

Enteresan bir kadınım ben. Hiç umutsuzluğa kapılmadım. Yapımda hep umut etme ve çözüm vardır. Düşün, tek başıma hastaneye gittim. Süründürüyor bu virüs. Yerle bir etti beni. Ateşim bir çıktı, bir indi. O halsizliği anlatamam. Yavaş yavaş enerjimi toplamaya başladım. Henüz tam olarak iyi değilim ama düzeliyorum.

COVID-19 OLDUĞUMU DUYANLAR ‘BU KADIN ÖLEBİLİR’ DEMİŞTİR AMA BEN YAŞAMAYI DAHA ÇOK SEVİYORUM

Ben de COVID-19 atlattım. Yaşım 30'larda olmasına rağmen ölümü hissettim. Vasiyetimi bile hazırladım hatta...

Ölüm korkum yok benim. Geldiğimiz yer orası ve zaten bir gün öleceğiz. Neden korkalım? Ve biliyor musunuz ben hiç böyle şeyler düşünmedim. Hastalandığımı duyanlar “Bu kadın ölebilir” demiştir ama ben yaşamayı daha çok seviyorum. Ben ölmeyi değil daha iyi nasıl yaşayacağımı düşünürüm. Olumlu bakıyorum her şeye, enseyi karartmıyorum. Negatif insanları çaktırmadan hayatımdan uzaklaştırıyorum.

SOKAKLARDA DOLAŞAN İNSANLARDA CAHİL CESARETİ VAR BU NE BİLİNÇSİZLİK!

Böyle bir süreç yaşamış biri olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

Mutluluk da mutsuzluk da bulaşıcı bir şey. Bilinçli olmak gerekiyor. Sokaklarda dolaşan insanlarda cahil cesareti var. Çalışmak zorunda olanlara bir şey demiyorum. Her gün insanlar ölüyor, her gün birileri işini yitiriyor. Maskeyi koluna geçirenleri çözemiyorum. Bu ne bilinçsizlik, duyarsızlık, kültürsüzlük! Cahil cesareti resmen el kol sallayarak sırf gezmek için sokakta dolaşmak uygunsuz.

TİYATRO SANATÇILARI ZENGİN DEĞİLDİR, KÜÇÜK PARALARLA YAŞAR

İnsanlar, ekonomik olarak da pandemiden çok etkilendi. Sanat camiası da öyle...

Tiyatro sanatçıları zaten zengin değildir. Bir eli yağda bir eli balda saraylarda yaşayan insanlar değiliz hiçbirimiz. Tiyatrocular küçük paralarla yaşar. Bakma, dizilerden kazandılar biraz. Şu anda oyun çıkarsan yapsan da seyirci mi gelir? Niye gelsin, kim gelsin? Ben bile gitmem. Onun için biz de evde oturuyoruz.

Hazırlıklı mıydınız olası bir krize? Birikiminiz var mıydı?

Ben hayal bile edemezdim. Geçmişte yaşadığımız dünyayla bu dünyanın ilgisi yok. Ülke ve dünya olarak zor bir durumdayız. Yıllarca televizyonda olduğum için birikimim vardı ama tabii ki herkes böyle değil. Sadece tiyatro yapan insanlar için hayat çok zor. Beni etkilemedi mi, elbet etkiledi. Sonuçta ben de 45 yıl boyunca tiyatroyu bırakmadım ama neticede ek işler yaptım, oradan kazandım. Hazıra dağ dayanmaz.

Sizce toplum olarak bencilleştik mi?

Yaşam koşullarından dolayı sevgisizleştik ve bencilleştik. Ben bu hastalığı yaşadıktan sonra kendimi çok şanslı hissediyorum ve yeniden doğmuş gibiyim. Onun için kendimi daha çok sevmeye karar verdim. Zaten kendiyle barışık, mutlu bir kadındım ama bu hastalıkla olaylara bakışım daha da değişti. Allah’tan yalnızlığa alışkınım, tek çocuğum. Kardeşim olmayınca yalnız büyüdüm. Yalnızlığı da seven biriyim. Hayatım boyunca arkadaşım da kardeşim de kedilerdi. Kızlarım var ama onların da kendine ait bir hayatı var sonuçta.

İÇİMDE YALNIZLIĞI SEVEN BİRİYİM, HİÇ DE ŞİKAYETİM YOK

Çok kalabalık görünüyorsunuz oysa dışarıdan…

Kalabalığım ama içimde yalnızlığı seven biriyim. Hiç de şikayetim yok yalnızlıktan. Yalnız yaşayan ve bundan hoşlanan biriyim. Canım sıkıldığı zaman zaten çevrem çok kalabalık arkadaşlarımla, dostlarımla oluyorum ama sonra koşa koşa eve gelip çok sevdiğim yalnızlığı yaşarım.

ÇOK SEVDİM ÇOK DA SEVİLDİM AMA ŞU ANDA GÖNÜL ARKADAŞLIĞINA AÇ DEĞİLİM

Gönül arkadaşlığı da lazım ama… Hâlâ genç ve güzel bir kadınsınız.

Çok yaşadım gönül arkadaşlığını. Hem de doya doya. Aşık oldum. Çok sevdim ve sevildim. Hepsi oldu. Hiçbirinden geri kalmadım. Şu an gönül arkadaşlığına aç değilim, ihtiyacım da yok. Yaşıma göre genç duruyorum, çünkü pozitifim ve enerji doluyum. Belki bir gün yine aşk da yaşayabilirim ama aşk, şu an bir lüks.

BÖYLE ZAMANLARDA AŞK LÜKSE GİRİYOR

Nasıl bir lüks?

Aşk nasıl bir duygu biliyor musunuz; işin rast gidiyorsa, keyfin yerindeyse, hayatın çok güzelse “Bir de aşık olayım” dersin. Böyle zamanlarda aşk lükse giriyor.  

Yeni dönem dizileri nasıl görüyorsunuz? Sizi ekranlarda görmeyi özledik.

Bunu o kadar çok duyuyorum ki... Hata geçen gün bir teklif geldi. Ama şu ara pandemiden dolayı korkuyorum. Oynayamam korkudan. İleride beni heyecanlandıracak bir proje olursa isterim tabii.

Sizi hangi projeler mutlu eder?

Rol güzelse, hiçbir şeye “Hayır” demem. Benim için önemli olan hikayedir. Hikaye en önemlisi. Bana teklif edilen dizinin hikayesinin sağlam olması gerekir.

İKİ GÜNLÜK OYUNCULAR KALICI OLAMAZ PARA BAŞARI İÇİN ÖLÇÜT DEĞİLDİR

Yeni nesil oyuncular hakkında ne düşünüyorsunuz?

Önemli olan kalıcılıktır, bir diziyle meşhur olup sönmek değil. Ben 45 yıldır aynı çizgide giderim. Bak hâlâ röportaj yapıyorum. İki diziyle tanınıp bitenler benim için şanslı değil. Kıvanç Tatlıtuğ ve Kenan İmirzalıoğlu şanslı mesela. Gerçekten çok yetenekliler, işlerine emek veriyorlar. İki günlük oyuncular kalıcı olamaz. Para başarı için ölçüt değildir. Benim için kalıcı olmak şanstır.

İKİ ÖDÜL ALIP ADI SANI ANILMAYAN ÇOK OYUNCU VAR

Geçtiğimiz günlerde oyuncu Hakan Boyav, “Bu ülkede iyi yerlere gelmek, ödül almak için solcu olmak lazım” dedi. Ona katılıyor musunuz?

Hiç alakası yok. Yetenek, çalışkanlık ve kişilik çok önemlidir. Önemli olan halkın beğenisidir. Halk seni ödüllendirirse, sırtın yere gelmez zaten. Üç beş kişinin jüri olduğu ödüller hiç önemli değil. Halk, sana olur verdim mi aslanlar gibi yaşarsın ama iki ödül alıp adı sanı anılmayan çok oyuncu var. Tabii ki ödüller insanı mutlu eder ama ölçüt bu değil. Sırf ödül için oyunculuk yapılmaz. O arkadaşımız neden bu pencereden bakmış hiç anlayamadım…

BEN İNSANLARLA SAVUNDUKLARI PARTİYE TUTTUKLARI TAKIMA GÖRE İLİŞKİ KURMAM

Siz de yıllardır çizginizi de hiç bozmadınız. Ne güzel!

Benim her partiden çok iyi dostlarım var. Ben tuttukları partiye ve takıma göre dostluk kurmam. Benim kimseyle sorunum olmaz. Ben sanatımı yapmak isterim. Sanatımla konuşulmak isterim. Ben Cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir kadınım. Duruşum budur. Siyasetle anılmak istemem. Elbet bir görüşüm var ama Cumhuriyetçi ve Atatürkçü olmak yeterli bir duruş zaten. İlla bir partiyi tutacağım diye yırtınmam. Sanatım daha önemlidir.

İSTEMEDİĞİMİZ BİRİNİN KUR YAPMASI BİLE TACİZDİR, SÖZLÜ TACİZE UĞRADIM AMA KARŞILIĞINI DA VERDİM

Son dönemde taciz konuları çok konuşuluyor. Erkek şiddeti ve tacizler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu dünya kurulduğundan beri var bu ama kimse kimseye söyleyemiyordu. İstemediğin birinin sana kur yapması tacizdir. Geçmişte sözlü tacize uğradım ama karşılığını da verdim. Ben dimdik durarak bu camiada bir yerlere gelmiş bir kadınım. Hiç kimse “Arkasında yapımcı var, yönetmen var, oyuncu sevgilisi var” diyemez benim için. Menfaat ilişkilerim hiç olmadı. Tek başıma aslanlar gibi başardım. Benimkisi bir başarı hikayesidir. Beni sözle taciz edenin cevabını vermişim, başka türlüsünü yapamaz kimse.

Son dönemde yüzünüzü en çok güldüren şey ne?

Hayvan hakları yasasının çıkacağının açıklanması. Çok hoşuma gitti. Hayvanları korumalıyız. Bir de kadınlarımızı koruyabilsek keşke.

Sosyal medya için ne düşünüyorsunuz?

Enteresan bir yer ama beni rahatsız edenlerle hiç karşılaşmadım. Kötü söz gelmedi bana. Kavga sevmem ben. Herkesin fikrine saygı duymalıyız. Linç etmek çok yanlış.

2020 FELAKET BİR YILDI, ARTIK BALKONUMA UFO İNSE ŞAŞIRMAM

“2020” desem, ne dersiniz?

Felaket bir yıl. Olmadık bir şey kalmadı. Balkonuma UFO inse şaşırmam artık.

Yeni yıldan dileğiniz nedir?

2021’de huzurlu, sağlıklı olmak önemli. Artık bu maddeye olan meraktan vazgeçilsin.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder