Pandemi sonrasında Türkiye'de keşfedebileceğiniz 10 yer

Uzun bir süredir evlerde olduğumuz şu dönemlerde tek istediğimiz pandeminin bitmesi ve yavaş yavaş da olsa eski hayat düzenimize geri dönmek. Bu zor günleri atlatmak her ne kadar zor olsa da yenilenmemize ve bol bol oksijene doymamıza yardımcı olacak pek çok yer var ülkemizde. #öncetürkiyeyikeşfet mottosuyla seyahatlerinizde size samimi bir rehber olan Neredekal.com editörleri ise korona sonrası yeniden doğmuş gibi hissedebileceğiniz 10 destinasyonu sizler için listeledi.

06 Ocak 2021, Çarşamba 10:14 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
1 – Karaburun

1 – Karaburun

İzmir’in sakin kalan nadir yerlerinden birisi olan Karaburun, ilçede çok az tesis olması nedeniyle insan kalabalığı tarafından pek de tercih edilen bir yer değil. Biz de tabi pandemi yorgunluğu üzerine sessiz sakin bir yer arıyorsak eğer bulunmaz nimet! Serin ve ferah bir bölge olmasının yanında çeşitli sualtı zenginliklerini de beraberinde getiren Karaburun, balıkçılık için alternatif bir rota olabilir. Üstelik bu geziyi kültürel ve tarihi bir boyuta taşıyan Hititlerden kalma Çakmaktepe mevkiini de görmeden dönmek olmaz. 

2 – Yörük Köyü

2 – Yörük Köyü

Yörük Köyü, bağlı olduğu tarihi Safranbolu ilçesinin minik bir kopyası adeta. Şehirleşmeye ve değişmesine karşın 1997’de koruma altına alınan köy, sizi bambaşka bir zaman dilimine götüren bir zaman makinesi gibi. Tarihi Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna kadar uzanan tipik bir Türkmen yerleşimi olan köy meydanında dünyaca ünlü opera sanatçılarımızdan Leyla Gencer’in bir büstü bulunuyor. Ayrıca Arnavut kaldırımlı sokakların büyülü atmosferinde gezerken tarihi konakları da keşfe çıkabilirsiniz. 

3 – Tirilye

3 – Tirilye

Gelin şimdi de İstanbul çevresinden çok uzaklaşmadan gidip gezebileceğimiz şirin mi şirin bir köy olan Tirilye’den bahsedelim. Mudanya’ya bağlı olan ve Zeytinbağı olarak da bilinen Tirilye’de Marmara Denizi kıyısında bulunuyor. Rum etkilerine sıkça rastlayabileceğiniz köyü, yenilenmek ve dinlenmek amacı ile rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Mavi ve yeşilin bir araya geldiği bu balıkçı köyünün adı ise “trigliya” isimli barbunya balığından geliyor. 

4 – Cunda Adası

4 – Cunda Adası

İyot kokulu daracık ada sokakları ve tarihi cumbalı Rum evleri… Her ne kadar kulağa masal diyarlarından bir yermiş gibi gelse de Cunda Adası’nda bu büyülü atmosfere şahit olmak asla bir hayal değil. Üstelik bu tarihi evlerin çoğu restore edilerek birbirinden sevimli butik otellere dönüşmüş durumda. Hem tarih dolu bir yerde konaklamak hem de masmavi denizin tadını çıkarmak isterseniz, Cunda size ev sahipliği yapmak için hazır bekliyor olacaktır. 

5 – Pürenli Yaylası

5 – Pürenli Yaylası

Pandemi sonrasının stresini ve yorgunluğunu şöyle yemyeşil bir yayla havasıyla çıkarmak hiç de fena olmaz değil mi? Çam ve Köknar ağaçları ile çevrili Pürenli Yaylası işte tam da böylesine bir tatil için en doğru adres. Üstelik doğal yapısı tamamıyla korunduğu için kamp ve doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler için de son derece uygun. Tabii bu doğal yapı beraberinde bazı zorluklar da getiriyor. Tesisleşmenin hiç olmadığı yaylada kamp yapacaksanız eğer yiyecek-içecek ve elektrik gibi ihtiyaçlarınız için hazırlıklı gelmenizde fayda var. 

6 – Sığacık

6 – Sığacık

Türkiye’nin ilk “CittaSlow”u yani Sakin Şehir olma özelliğine sahip bir sahil kasabasından bahsedeceğiz şimdi de. İzmir-Seferihisar’a bağlı olan bu sakin kasaba özellikle dalış ve sörf gibi aktiviteler için çokça tercih ediliyor. Eski zamanlarda denizcilere adeta bir sığınak görevi görmesi nedeniyle Sığacık adını almış. Bu şirin balıkçı kasabasında gezilecek yerlerin başında ise Sığacık Kalesi geliyor. Kale içinin otantik havasını aldıktan sonra birbirinden güzel deniz ürünlerinin olduğu restoranlarda yemenin tadı ise bir başka oluyor. Tabii tarihi M.Ö 1000’li yıllara dayanan Teos Antik Kenti’ni de es geçmemek gerek. 

7 – Mudurnu

7 – Mudurnu

Yıllara meydan okuyan ve halen bir Osmanlı köyü havasında olan Bolu’nun bu antik ilçesi, şehir kalabalığından uzaklaşmak ve yenilenmek için tercih edilebilecek bir yer. 600 yıllık geleneklerin bile devam ettiği Mudurnu’da yerel halkın size kocaman bir kucak açması ve gördüğünüz samimiyet içinizi eritecek cinsten. Ayrıca serin mi serin Çam ormanlarının havasını şöyle bir ciğerlerinize doldurmak, kaplıca sularında şifa bulmak Mudurnu’nun cezbedici özelliklerinden sadece birkaçı. 

8 – Yeşilyurt Köyü

8 – Yeşilyurt Köyü

Kuzey Ege’nin masallar diyarı Kazdağları’nın samimi bir köyü Yeşilyurt. Köy meydanında el yapımı ürünlerin satıldığı, taş evleri ve zeytin ağaçları ile büyüleyen havasıyla sizlere uzun yıllar unutamayacağınız bir tatilin kapılarını aralıyor. Ve yine köy meydanında bulabileceğiniz mekanlarda damağınıza layık yöresel bir kahvaltı Yeşilyurt’un olmazsa olmazlarından. Her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip bu köyde fakat bahar ayları bir başka güzel oluyor, bizden söylemesi.

9 – Isparta

9 – Isparta

Özellikle son yıllarda Lavanta festivalleri ile adından sıkça bahsedilen Isparta, doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihiyle de ön plana çıkıyor. Adada Antik Kenti ve Aziz Paulus Yolu gibi geçmişin izini bugünlere taşıyan pek çok önemli yere sahip bir şehir. Tüm bunlara ek olarak Kovada Gölü, Eğirdir Gölü ve Yazılı Kanyon gibi sahip olduğu doğal oluşumlarla doğayla bütünleşme fırsatını yakalayabilirsiniz. 

10 – Bördübet

10 – Bördübet

Çeşit çeşit hayvan ve bitki türlerine ev sahipliği yapan Bördübet Koyu, Marmaris’in sahip olduğu sayısız güzellikten sadece bir tanesi. Doğal farklılığı ve zenginliği ile Amazon Koyu olarak da anılır aynı zamanda. Geleneksel tatil algısına uymayan, sessiz ve sakin sahillere sahip olan koyda deniz ile ormanı birleştiren bir dere bulunuyor. Orman içinde keşfe çıkmak ve geceleyin yıldızların seyrine dalmak Bördübet’te yapılacak en huzurlu aktivitelerden. Civardaki koyları da günübirlik gezmek tatilinize ufak keyifler katabilir. 

Kaynak: https://neredekal.com/

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Antalya'nın düğmeli evleri: Film seti gibi lokasyon